42!

42

Uzundur not düşmemişim JourneyToBlue‘ya. Kendimi bir miktar suçlu hissediyorum burasını ihmal edince. Ama sonra da düşünüyorum ki eskisi gibi düzenli yazacak motivasyonumu kaybedeli epey bir zaman olmuş ve ben burası için sadece seyahatlerimden haber verip, enteresan notlar paylaşabilmek için hayatta tutuyorum JTB’yi. Aslen bir de arada eski yazılarımı, yaşanmışlıklarımı okumak da iyi geliyor ihtiyacım olduğunda.. “Nereden nereye…”yi görmek için..

Devamını oku

İki Teker: Alexandroupoli’de Kamp!

Kampta Biz :)

Kampta Biz 🙂

Geçtiğimiz bayram tatili öncesinde Yunanistan’ın adalarından biri olan Rodos‘ta üç gece konakladık. Sebebi ziyaretimiz, arkadaşlarımız Duygu&Aykut’un düğün törenleri idi. Tarihi bize aylar öncesinden bildirmişlerdi ve biz de “işte yeni bir iki teker rotası daha çıktı bize” diye pek sevinmiştik! Lakin araştırınca gördük ki Rodos’a feribotla ulaşım sağlanan Fethiye ve Marmaris’ten herhangi bir araçla adaya geçiş pek mümkün değil (Araçlı feribotlar çok nadir çalışıyor). Moralimizi bozmadık ama; Rodos’a motosikletlerimiz olmadan gittik, arkadaşlarımızı evlendirdik, onlarla harika birkaç gün geçirdik ve bayramın ilk günü biraz da kaşınarak evimize döndük. Merak etmeyin bitlenmedik 🙂 Sadece yol yapma isteğimiz geçmemişti 🙂

Devamını oku

Keyfine Barselona!

DCIM100GOPROG0343047.

Bundan tam 7 yıl kadar önce ilk defa görmüştüm Barselona‘yı. Annem, seyahat arkadaşım Tolunay ve iki numara ufaklığım ile birlikte gitmiştik bir tura eklenmek suretiyle. Görülmesi gereken mimari mucizelerini tek tek görmüş, haklarındaki detaylı bilgileri ise tur rehberimizden bolca dinlemiştik. Seyahatname başlığı altındaki Barselona’ya ait o bilgileri paylaştığım kısa özete şuradan ulaşabilirsiniz.

O zamanlar hayatımın da, hayata bakışımın da oldukça enteresan bir şekilde değişmeye başladığı yılların henüz başları idi. Bu dünyada var olma nedenimi ve son nefesimi vereceğim o an’a dek nasıl bir yaşam düşlediğimi sorguladığım dönemler.

Çevremdeki insanları azaltmak, “Haklı olmak yerine MUTLU olmayı seçmek“, kariyer-iş-güç meselelerinde hiçbir zaman tam olarak kendimi ait hissetmediğim kartvizit ünvanlarını teker teker terk etmek, daha az eşya ile yaşamak, daha çok hayır işleri ile ilgilenmek, hayallerimi gerçekleştirmek için “emekliliği” beklememek, bana keyif veren, yüzümü güldüren her ne varsa bir bir yapmaya başlamak gibi şeyler benim değişim sürecimde edindiğim nefis tecrübeler oldular.

Devamını oku

İki Teker: Balkanlar I

Batak, Bulgaristan

Batak, Bulgaristan

Giriş

Tam bir yıl kadar önce iki teker sevdamıza ilişkin şöyle bir başlangıç yazısı yazmıştım. Amacım, iki teker üzerinde geçirdiğimiz anları, tecrübe ettiklerimizi yine yazıya dökerek burada paylaşabilmekti meraklısı ile. Aradan geçen bu bir yıllık süre zarfında hem yurt içinde (Bozcaada), hem yurt dışında (Alexandroupoli, Thassos-Yunanistan) seyahatlerimiz oldu iki teker ile. Ben bunların hepsinde artçı oldum sevgili kocama (Kendisinden artık adı ile, Gökhan şeklinde bahsedeceğim). Kendi motorum ile yurt dışında yol yapacağım günlerin gelmesini ve bu seyahatlerimi uzun uzun yazmayı, sizlerle paylaşmayı iple çekiyor iken İstanbul ve çevresi dışında yapabildiğim rotalar anca Çatalca ve Sapanca ile sınırlı kaldı.

Geçtiğimiz bayram tatili için Gökhan ve yakın arkadaşımız Güneş ile birlikte iki teker üzerinde yapılabilecek rotalar üzerine konuşurken artık benim de kendi motorum ile onlara katılabileceğim konusunda hemfikir olduğumuz bir akşam yine heyecanla planlar yapmaya başladık ve “Balkanlar I” rotası ortaya çıktı 🙂 O akşamın iki gün sonrası Ankara’ya, Gökhan’ın ODTÜ 20. yıl mezuniyetine gidecektik. İlk iş olarak yurt dışında uzun uzun yollar yapmadan önce motor üzerinde yola dayanıklılığım konusunda bir test sürüşü olacağını düşündüğümüz İstanbul-Ankara yolunu iki motor gitmeye karar verdik. Ayrıca beyler bana bayram tatili için planladığımız “Balkanlar I” rotasında günlük yapabileceğimiz en uzun yolun ortalama 500 kilometre’yi geçmeyeceğini ve bu Ankara yolunun, yapmayı planladığımız tüm yollar içerisindeki en yorucu, en sıkıcı ve en çirkin yol olacağını söylediler.

Devamını oku

Kız Kardeşler İle Sicilya! Bölüm III

Fotoğraf: Ayşegül Ergin

Syracusa’da Fratelli Burgio sonrası 🙂 Fotoğraf: Ayşegül Ergin

Evet, geldik mi –genelde bizim için– seyahatlerin en heyecanlı ve keyifli tarafına; yani Yeme-İçme/Lezzet Duraklarına 😉 Sürekli belirttiğim üzere her seyahat öncesi bir güzel araştırarak liste hazırlıyor; son dönemde hem Google Maps, hem de Foursquare uygulamalarında işaretliyorum ziyaret etmeyi planladığımız restoran, kahve dükkanı, pub, bar vs türü mekanları. Bu defa Trip Advisor‘dan da bayağı yararlandım, hatta bazı mekanlar için, kendi web sayfaları olmayanları özellikle, Trip Advisor’a link verdim aşağıda. Hadi bakalım mı nerelere gitmiş, ne yiyip-içmiş, nerede mutlu, nerede mutsuz olmuşuz?

Devamını oku