Siempre Küba: Merak Edilen Puro Konusu!

Trinidad’da Gökhan’a puro ile eşlik ederken 🙂

Küba’ya gideceğimizi söylediğimizden itibaren puro siparişleri de yağmaya başladı takdir edersiniz ki 🙂 Son birkaç yılda Gökhan’ın artan puro merakı ile siparişler birleşince, puro için epeyce bir mesai harcadık. Benim gibi, seyahatinde daralmak istemeyen hatun kişiler, eşlerine direkt bu yazıyı okutsun diye de deneyimlerimizi meraklıları için paylaşmak farz oldu 🙂 Buyurun sevgili kocamın kaleminden o çok merak edilen puro konusu:
Devamını oku

Siempre Küba: Havana II

Havana Merkez’de, El Capitolio önünde

Havana günlerimiz esnasında gezip gördüklerimizi, yiyip içtiklerimizi anlatmaya bu yazı ile devam ediyorum. İlk önce bu yazıma denk geldi iseniz lütfen Havana’ya ilişkin yazdığım ilk yazımı okumak için buraya tıklayın 😉

Havana’da görebileceğiniz dört meydan ve bu meydanlar çevresinde bizim yapıp, gördüklerimizden bahsetmiştim. Şimdi yine hala Habana Vieja (Eski Havana) bölgesi sınırlarında yer alan diğer güzel ve önerebileceğim keşiflerim ile devam etmek istiyorum:
Devamını oku

Siempre Küba: Havana I!

Yaklaşık 11 saat kadar süren İstanbul-Havana uçuşu benim için biraz zor geçti! Biletleri millerle aldığımız zaman Gökhan, “İstersen biraz daha mil verip Business’a yükseltelim; yol uzun, senin dizlerin canına okur” demişti. Ama o “biraz verelim” dediği miller, nerdeyse ekonomi biletlerinin yarısına tekabül ediyordu ki dedim “Boşver, ben o millerle bir bilet daha alırım“! Aferin bana 🙂 Bayağı eski bir uçak ile bacaklarımı nereye koyacağımı bilemeden, boyun ağrılı ve sıkıntılı bir yolculuk yaptım. Diyeceğim, eğer geniş ve konforlu koltuklarda seyahat etme şansınız olursa sonuna dek zorlayın 🙂
Devamını oku

Siempre Küba! (Bölüm 1: Küba 101)

2017 yılının en heyecanla, karı-koca resmen gün sayarak beklediğimiz seyahati idi Küba seyahatimiz! Biletlerini nereyse tam da 1 yıl kadar önce, Türk Hava Yolları’ndan gelen “Şu kadar (çokça) milinizi yıl sonuna dek kullanmayacaksanız silinecektir” e-postası üzerine almıştık. Tayland’ı mı görsek bu kadar mil ile ne yapsak derken biz, yine Türk Hava Yolları’ndan aynı zaman dilimi içerisinde posta kutumuza düşen “THY İstanbul-Havana direkt uçuşları başlamıştır” haberi ile rotayı oldukça hızlı bir biçimde kendisine çevirdik.

Açık ifade etmek gerekirse hakikaten de bir rüyanın gerçekleşmesi oldu benim için bu seyahat. 500 yıl süren kolonyal dönemin ardından, 1959 tarihinde Fidel Castro ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği devrim ile batı yarımkürenin tek sosyalist ülkesi haline gelen, boyuna posuna bakmadan süper güç Amerika’ya kafa tutan ufacık tefecik bir ada ülkesi! Adına, kahramanliğına şarkılar yazılmış Che Guevera’nın uğruna yıllarca savaştığı Karayiplerin incisi Küba’yı dilimiz döndüğünce bizde bıraktığı izler, şaşkınlıklarımız, yaşadıklarımız, yediğimiz-içtiğimiz şeyler eşliğinde  anlatmaya çalışacağız Gökhan ile birlikte.
Devamını oku