Güzel Şeyler Konulu Yazılar

Ocak!

 

Mirror 1

Bu kadinlar, ben de dahil, evdeki erken yilbasi gecesi aktivitemiz sirasinda Sevil tarafindan fotograflandilar. Evdeki en iyi fotograf isigi yakalanan antredeki aynanin karsisinda:) Poz vermek gercekten de dunyanin en zor islerinden biriymis. Gerci ben biraz daha alisiyorum kamera onune:) Cunku “Yolun Yarisi” cekimlerinden sonra artik benim de fazlaca fotografim cekilir oldu. Hem Sevil ile daha sik biraraya geliyoruz, hem de Tolu’cum artik fotograf makinasiz disari cikmamaya basladi:)

Yilbasi gecesini disarida oldugum herhangi bir geceymis gibi gecirdim. Tek farkla, sadece diet-kola ictim! Cok dans ettim! Cok sarki soyledim! Fazla yemedim! Siyah kot pantolon ve siyah t-shirt giydim! Ve ikinci defa bir sey kazandim bir cekilisten son 2 ayda. Ilk cekilis ikramiyem, Sapka Partisi gecesinde 50 kisinin arasindan sadece 3 talihli icin hazirlanmis Midas Otel’de bir oglen yemegi suprizinin bana cikmasiydi:) Digeri de yilbasi gecesi bulundugum mekanda yapilan cekilisle kazanmis oldugum Kavaklidere Ancyra Sarabi oldu:) Hani kendime cektigim yeni yil dilegim “Suprizli bir yil olsun”du ya. Sanirim ilk supriz boyle geldi:)

1 Ocak sabahi uzunca bir sure yataktan cikmadim. Dusundum, biraz hayal kurdum ve dua ettim. Sonra yine dostlarla harika bir kahvalti ettim. Ayni hafta sonu kahvaltilarimiz gibiydi:) Tekrar yalniz yasamaya baslayinca ihmal etmeye basladigim sey ne yazik ki hafta sonu kahvaltisi oldu:( Ben zaten yalniz yiyip icmeyi seven biri degilim, bu sebeple cok fazla bir sey satin almamaya calisiyorum mutfagim icin.

Spor yapmaya baslamak listemin maddelerinden biriydi. Artik guzel bir programim var ve mutlulukla endorfin salgilayacagim, hatta fazla endorfinden ne yapacagimi bilemeyecegim gunleri gormek icin sabirsizlaniyorum. Sabah yuruyuslerime dondum. Yuzmeye basladim. Yuzmeye baslamamin diger nedeni ne yazik ki beni birkac aydir rahat birakmayan siddetli sirt agrilarima bir cozum bulabilmekti. Birkac yil once bir tutulmustum belki takip edenler hatirlarlar, 10 gun fizik tedavi gormustum ve akabinde yeniden yuzmeye baslamistim. Dilegim kisa zamanda agrilarimdan kurtulabilmek ve ayni zamanda form tutabilmek.

 

Mirror 2

2 Ocak’ da kendi capinda spor dolu gecirdigim bir gun oldu. Yine yuruyus, yine kahvalti ve arka arkaya 2 super basketbol maci. Gerci ilki cok ahim sahim degildi, ama uzun aradan sonra Turk Telekom mac kazandi iste. Asil mac ikincisiydi: Besiktas-Galatasaray Cafe Crown. Bir suredir seyrettigim en hizli, en aktif derby maclarindan biriydi. Ben -nedense- Besiktas’i tutuyordum, ama maci Galatasary aldi. Bu sezon basindan beridir basina gelen onca seyden sonra aferin diyorum Galatasaray’a. Koclari bizim Selam’in arkadasi olunca pek bir sevinildi tabi macin sonunda evde:)

Evet, sira geldi rutinin yaninda yeni bir kesiften bahsetmeye:) Bay Nihat efendim bahsedecegim mekan. Gerci sevgili Ayse’nin blogunu takip edenler bilirler, kendisinin Cunda Adasinda en sevdigi yerin Bay Nihat oldugunu ve neredeyse ozellikle sadece oraya gitmek icin arkadaslariyla yazliklarindan yola ciktiklarini cogu zaman:) Ayse’cim haberini vermisti zaten aylar oncesinden, Bay Nihat subesinin ilkini Ankara’ya acacakmis diye. 20 gun oldu kendisi acilali ve ben 2 Ocak aksami ilk ziyaretimi gerceklestirdim:) Emin olun daha cok defalar ziyaret edilecek tarafimdan Bay Nihat, zira meze dolabinin cesitliligine inanamazsiniz! Sadece birkac parca birsey sectik gerci biz, cok ac degildik aksi gibi. Ama sectiklerimiz olan Istakoz Salata, Girit Ezme ve Kefalaki enfesti. Kefalakiyi ozellikle tavsiye edecegim, zira burada hicbir balikcida gormedigim, denemedigim bir lezzet. Eger benim gibi peynir duskunu iseniz, israrla tavsiye edilir. Kefalaki, tarcinli kelle peyniri imis:) Mekan gayet sade, bilemiyorum Cunda’da ki de boyle mi? Oldukca kalabalikti, ama saat 22:00 civarlarinda bosalmaya basladi masalar. Bir donem Balikcikoy’un delisi olmustum, sonra Akdeniz Akdeniz’in. Sanirim yeni denemelerimi burada gerceklestirecegim bir muddet:) Zaten disarida yemek icin gittigim hepi topu 2 mekan vardi, biri de bu olsun bakalim. Denedikce yeni tatlari paylasmaya calisirim. Ama ozellikle AkvaryumdaIkiBalik‘i kesin buraya goturmem lazim. Basak ve Alev’de bayiliyorlar benim gibi raki-balik aktivitesini yeni kesfedilen ve kesfedilecek bir suru lezzeti olan mekanlarda yapmaya:)

Yemek sonrasi buradaki 16 yillik hayatimda hepi topu 3. defa gittigim -hakkaten!- Cafe Bien’e gittik ve ben bir suru tanidik gordum! O kucuk mekan nasil bu kadar kalabalikti sasirdim kaldim! Isletmecisi ile tanistigim ve uzun uzun sohbet ettigim 2. gidisimde de soylenmisti gerci burasinin sahsina munasir bir mekan oldugu. Sevdim sanirim kalabaligina ragmen. Bir kere cok sicak, muzikler de fena degildi. Ve ben ufak mekanlari buyuklere tercih ediyorum herhalde. Ayrica da evime yurume mesafesinde! Daha ne isterim:)

Baska kesiflerde simdi sira: Ikisi de muzik uzerine olacak. Birincisi, aslinda eskidi neredeyse parca, ama bu guzel parcaya bir klip yapmamakta hala direndikleri icin fazlaca goz onunde kalamiyor diye dusundugum Atiye Deniz-Teoman dueti: Kal! Harika bir ritmi var ve beni benden aliyor her dinledigimde. Parti icin listeye eklemistim, ama takdir edersiniz ki bizim insanimizin ruhunda da kaninda da oynak parcalara yer oldugundan cok uzerinde durulmadi:) Olsun, siz dinleyin bari de anlayin beni. Guzel ama degil mi?

Ikincisi bayildigim adamin Sting’in son albumu “If on a Winter’s Night”. Bununla ilgili ilk dinledigimde acele bir yorum yapmis olmayayim diye biraz bekledim. Farkli bir sey denemis Sting. Tamamiyle kis mevsimine ithaf edilmis parcalardan olusuyor; arp-keman-akordion-klasik gitar kullanilmis, folk muzigi diger sevdigi turlerle birlestirmis, bir ninni bile var icinde. Daha onceki albumlerinden farkli, biraz daha gri. Biraz daha soguk.. Ama ben sevdim:) Dinleyin ve yorumlarinizi paylasin sizde. Ozellikle muzik zevkine guvendigim alipbasinigidenkadin‘dan bir yorum bekliyorum:) O nedenini biliyor:)

Iste boyle son 3 gunun analizi:) Bakalim Ocak ayi daha neler getirecek bana, neler paylasacagim, neler sevecegim, neler gorecegim ve yasayacagim.. Daha iyisi okuyanlarin olsun. AMIN:)

 

Party At My Place- Bye Bye 2009

Party Owner

4. yılında partim en yuksek katılımla rekor kırdı bu yıl:) Tam 17 kisiydik benim evde. 17 kisi! Hep hayalimdi kalabalik, eglenceli, sicacik bir organizasyon. Bu yili bitirirken kismet oldu.

Saat 16:00-23:00 arasi surecek parti icin apartmanin girisine bir yazi yazdim. Sevimli olmaya gayret ettim tabi, hani gece verecegimiz rahatsizliktan oturu biraz anlayisli olsunlar diye:) Oldular sagolsunlar. Hatta ayni apartmanda oturdugumuz ve ayni is yerinde calistigimiz bir hatun bana parti oncesi bir seyler bile getirdi partim var diye:)

Hazirliklarimizi yaptik Tolu ve Aysegulum Sultanimla oncesinde. Evi susledik isiklarla, balonlarla ve bir suru mum yaktik evin her yerine. Dostlar, arkadaslar gelmeye basladilar yavas yavas. Acik bufe aldi basini gitti bir masa yetmedi ikinciyi cekmek zorunda kaldik. Ikinci masa benim o antika calisma masam oldu! Ama ona soz verdim uzerinde daha anlamli seyler yapacagim, kitabimi, en guzel hikayelerimi yazacagim diye:)

Gelen herkes eve bir seyler almis:) Kimi demet demet ciceklerle geldi:) Ev cicek bahcesi gibi hala. Cicekler bir evi ne kadar guzellestiriyormus tekrardan gordum, inanamazsiniz! Cicekler geldi, arkadaslar geldi, ickiler acilmaya basladi. Benim -bizimkilerin deyimiyle- meshur Sicak Sarabim 1 saat oncesinden isinmaya baslamisti zaten mutfakta. Bu yil biraz tarifte revizyona gittim, icine bir miktar da votka ekledim. Icme de yaninda yat oldu, ama takdir edeceginiz uzere kimsenin erkenden yatmaya niyeti yoktu:) Sicak sarabin enfes kokusu evin icine yayilmaya basladiginda sanirim 15 kisi kadar olmustuk bile.

Tabaklar doldu, bardaklar doldu. Sectigim muzikler ilk anlarda pek guzel gitti. Ama ilerleyen saatlerde iclerdeki kurtlari dokmeye yetmedi tabi! Hani benim evimde “Hadi Hadi” bile caldilar ya Fatik Urek’ten:) Baska birsey demiyorum artik! Ben zaten o anlarda mutfaktaydim. Birde sigarayi yeni yilda birakma niyetinde oldugumdan mutfakta icirtiyordum gelenlere. Mutfakta ictim sigarayi, o bahaneyle Fatih abiyle hasir nesir olmadim allahtan:) Calisma odam dans pisti oldu. Su Tepe Home’a gittigimizde niye almadik o kadar bakip bakip o disko topu avizeyi diye cok hayiflandik Sevil’le:)

Herkes dans etti, herkes costu. Hep bir agizdan bir suru sarki soyledik. Sonra ben bir ara yilbasi agacinin altina evime gelen konuklarima vermek uzere paketledigim hediyeleri random bir sekilde dagitmaya basladim. Herkes icinden cikan notu yuksek sesle okudu. Bekar arkadaslarimi dusunerek yazdigim o iyi dilekler iceren 2 not, 2 evli arkadasima gitti:) Komik oldu tabi ikisinin de esi ortamdayken:) Son kalan paketi kendime aldim. Benimkinde “Suprizli bir yil senin olsun!” yaziyordu:) Suprizleri cok sevdigim icin notuma da bayildim haliyle. Herkes iyi dileklerini soyledi yeni yila ait, hepimiz birbirimize sarildik, opustuk, kucaklastik. Icerideki (+) enerji yogunlugu inanilmazdi. O yuzden diyorum, “Su an bir tapinakta yasiyorum ben” diye:)

Benim sapka partisi icin hazirladigim sapka maskot oldu, her gelen kafasina gecirdi bir defa. Cift makina, 3 fotografci bayagi bir arsiv yaptik, sanirim 500’un uzerinde fotografimiz var su anda. Yilbasi Partisi olmasindan sebep kirmizi giymek, kirmizi aksesuar gibi bir zorunlulugumuz vardi. Erkekler corap ve kirmizi kazakla halletmislerdi olayi. Kizlar cesit cesitti tabi. Isin en komigi kirmizi konseptini belirtmeme ragmen benim kirmizi hicbir seye sahip olmamamdi! Ne yaptim? En basit, ucuz ve kolay yolu secerek kendime bir cift kirmizi corap aldim:) Kirmizi coraplarim, siyah mini etegim ve siyah bluzumla ortama uydum bir kosesinden artik:) Gerci gecenin ortalarinda Tolu’cumun bana aldigi, icerisinde “Iyi Kizlar Cennete Deli Kizlar Her Yere” yazan kirmizi pofidik terliklerimi giydim:) Topuklu ayakkabidan kendilerine gecisim gayet yumusak ve guvenli oldu:) Terliklerim evde en sevdigim objeler su an.

Durum raporuna bakarsak: 4 sise kirmizi sarap, 2 sise sicak sarap icin kullanilan sofra sarabi, 1.5 litre raki ve birkac bira ictik.

Misafirlerimin sonuncusu evden ayrildiginda saatlerimiz 24:00’u gosteriyordu. Ilki geldiginde saat 15:00 civariydi.

Yemek bufesinden sadece annekusumun zeytinyagli yaprak sarmalari tukendi! Tatli bufesindense benim gecenlerde tarifini burada duyurup, elcegizimle yaptigim ve size “deneyin” dedigim Pelin’in cikolatali brownisi.

2 cup filtre kahve-ki ben ictim ikisini de-, 4 kupa nescafe ve 2 turk kahvesi icildi.

Sigaranin haddi hesabi yoktu! Iyi ki evde icirmiyorum sigara!! Gerci mutfagim en once yaslanacak sanirim bu gidisle.

Kutularca mum tukettim, sayisini hatirlamiyorum. Iki balon patlattik istemeden:) Hala 7 tanesi agacimin altinda ama.

Kocaman 3’lu diye aldigim cift kanapede kac kisi oturabildi inanamadim! Tepe Home’a bir tesekkur edecegim ilk firsatta.

Cok mutluyduk..

Cok keyifliydik..

Cok birdik! Cok iyiydim:)

Tesekkur ediyorum tek tek hepsine. Bana ve evime konuk olduklari, bu hayatta ne kadar sansli bir kadin oldugumu bana bir defa daha hatirlattiklari icin. Harika ugurladik bu yili, harika karsilayacagiz yeni yili.

Kucuk bir hesaplasma eski yila ait:

2009 yilinda cok gezmisim ben. Cok icmisim, cok eglenmisim, cok gulmusum. Motorsikletle kilometrelerce yol yapmisim. Sevdiğim yerleri yeniden görmüşüm:)

Ama cok uzulmusum de.. Kimse uzmek ve uzulmek istemez. Istemeden kalbini kirdigim kim varsa ozur diledim giderken. Benim kalbimi kıranlarıysa affettim, onların ozur dilemelerini beklemeden.

Iyi bir insan olabilmek icin cok ugrasmisim gectigimiz yil. Cok cabalamisim. Takdir gormedim tabi, kimse anlamadi cabami ama.. Olsun:) Ben dersimi almisim.

Isle ilgili normal bir yil gecirmisim, ama okulu bitirmisim!

Az spor yapmisim, ama Farabi sokaktan Tunali basina kadar yuzlerce defa, bilmem kaç kilometre yurumusum.

8 kilo vermişim. Parçalanınca içim, parçalanmış yağlarım da:)

Yeni bir evim olmuş. Ankara’daki 16 yıllık hayatımda yaşadığım 3 ev içinde en güzeli hem de.

Yeni insanlar katmışım hayatıma. Bazılarını da gönüllü çıkarmışım. Ben çıkmışım birilerinin tüm yaşantısından.

..

Yeni yildan, bir oncekinin hesabini yaparken daha cok “hayirli sey” diledim.

16 maddemin en azindan yarisini yapabilmeyi diledim.

Yaşayacağım her şeye rağmen hep sakin kalabilmeyi başarmayı, bu sayede de zenginleşebilmeyi diledim.

Mutlu olabilmeyi diledim. Mutlu edebilmeyi sevdiklerimi.

Daha farkında olabilmeyi bir de çevremdeki insanların, akıp giden hayatın, keyiflerin.

İçimdeki yolculuğun hiç bitmemesini diledim. Kendimi hep daha da olumlu anlamda ileriye taşıyabilmeyi, büyümeyi ama hala zarif, hala “güzel” bir kadın olarak kalabilmeyi diledim:)

Birini diledim. O biri elimden tutsun beni hiç bırakmasın diledim.

Kendisiyle boğuşmasını başkalarında çözmeye çalışan insanlardan uzak, çok uzak kalabilmeyi diledim ben yeni gelecek yıldan.

Bakalım ne kadarinda tutturacagiz:)

Happy happy, ama gercekten mutlu bir yeni yil dilerim. 1 Ocak’ta bu dilegimi hatirlayin uyandiginizda. Dilayra mutlu yil dilemisti yilin ilk gunu sabah uyandığımızda diyin. Lutfen, allah rizasi icin siz de iki kelam ediverin benim icin:)

Ha birde unutmadan, ben hep şöyle dua ederim: “Karşımdaki benim için ne diliyorsa iki kati onun olsun:))” Yok canım, tehdit etmek mi?

🙂

Kocaman, tüm kalbimle sevgiler.

İki 00 Dokuzu Uğurlarken..

Cam Agaci

Chris Botti “To Love Again” albumunu dinliyorum su an, saat tam olarak 23.27

“Smile though your heart is aching
Smile even though it’s breaking
When there are clouds in the sky, you’ll get by
If you smile through your fear and sorrow
Smile and maybe tomorrow
You’ll see the sun come shining through for you” diyor bir parcada. Parcanin adi: Smile:) Nat King Cole’undu bu parca. Simdi Chris Botti saksafonuyla eslik ediyor Steven Tyler’a, daha da bir guzel..

Bu yili bu parcadaki sozlerle bitirmek ve 2010’a bu parcayla “merhaba” demek istiyorum.

Gectigimiz yilbasi kuramadigim agacimi kurdum evime.

Uzerini susledimdi dun zaten. Isiklarini taktim ve simdi parildiyor, sanki muzikle dans ediyor isiklar.

Mumlarimi yaktim. Hepsi cok guzeller:) Bir tek eksik olan sicacik sarabin o baharatli kokusu. Eksik tamamlanacak Cumartesi gunu ve aksami. Geleneksellesen “Erken Yilbasi Partisi”nin tarihi degisti. 26 Aralik Cumartesi oldu. Baharatlarimi aldim. Saraplarimi aldim. Kocaman bir tencerem var, umarim yetecek kadar yapacagim o gun icin.

12 kisiyiz simdiden. Onceleri -yani ilk 4 yil once baslamistik- ofisteki arkadaslarimla sinirlamis, baslamistik kutlamaya yeni yili takribi 1 hafta oncesinden. Gittikce katilan sayisi artti. Bazen bir onceki yil gelenlerin isi cikti gelemediler bir sonrakine, bazilari hayatimdan cikmak zorunda kaldi onlarsiz kutladik bir sekilde.. Ama bu yil yeni evimde, yeni mumlarim, yeni esyalarim, yeni dostlarimla karsilayacagim yeni bir yili. Erkenden:)

Kocaman bir acik bufemiz olacak..

Tatlilar, tuzlular, zeytinyaglilar, kuruyemisler, kanapeler ve -hindi degil ama- tavuklu bir ana yemegin icinde bulundugu.

Bir suru ickimiz, sonrasi icin kahvemiz var. Isteyene cayimiz da tabi:)

Aysegulum Sultanim turk kahvesi icecek o belli. Ona da soyledim, kahve fincanim sinirli sayida gelirken getiriver diye:)

Dostlarimin cogunun acik bufeye katkisi olacak, her zamanki gibi yine:) Hele bir “Leylos Kurabiyesi” var ki, ne siz sorun ne ben soyleyeyim nasil birsey oldugunu. Tatmak lazim, anlatilir gibi degil:)

Guzel muziklerden, en sevdiklerimden sectigim bir liste hazirladim o gun ve aksaminda bize eslik etmesi icin.

Sonra..

Sonra annekusumun derin donduruya hazirlayip ozenle yerlestirdigi yaprak sarmalar pisecek daha.. Onlari yarin halledecegim sanirsam.

Bu aksam birde Sevil’le gidip alis-veris yaptik konuklarim icin. Kucucuk, cam sakizi coban armagani cinsten hediyeler aldik. Biraz once paketledim her birini. Iclerine kucuk notlar koydum, onlarin adina yeni yildan dileklerimi yazdigim. Kime hangisi gelecek bilmiyorum, ama acip okuduklarinda cok eglenecegimizi tahmin edebiliyorum simdiden:) Bir tanede kendim icin yaptim. Bakalim bana ne cikacak? Yazarim buraya parti ertesi, buradan da egleniriz sizinle:)

Daha 1 hafta var gerci yili bitirmeye.

Ama simdiden, onceden.. Her seyin gonlunuzden gectigi gibi olmasini diliyorum onumuzdeki yil.

Sikinti, keyifsizlik uzak dursun sizden.

Guzel seyler basaracaginz, yasadiginiz her gune sukur edeceginiz bir yil olsun.

Ben oyle yapacagim.

2010 Listem bitti sonunda. 16 madde var:)) Evet kabul, iddiali bir rakam. Ama cogu gerceklestirilebilir, basit istekler.

Onumde bana yol gosterecek bir sey olmazsa biraz kayboluyorum ben! Bu yil kendimi kaybetmemek istiyorum.

Arada olabilir, hani istedigim bir sehre gittigimde, istedigim insanlarla eglenip sohbet ettigimde.. O zamanlar bir miktar kaybolmak, kendini kaybetmek iyidir.

Kontrolsuz guc guc degildir misali:) Guclu olmak, ama kontrollu olmak istiyorum. Ne istedigimi biliyordum hep derim ya. Bu yil hepsi bir bir gerceklessin. Hem benim, hem sizin icin.

Sebnem Ferah’in dedigi gibi “Kimse yalniz kalmasin”

İstemiyorsaniz eger!

Kucaklarim en kocamanindan:)

~Guzel Seyler~

 

Italy Street

Hadi gelin, bu yili bitirmeden:

~ Dinleyin~

Ayse Ozyilmazel’den “Enerji” Dinleyin ve dans edin, ve eglenin, ve gulumseyin.

“Ankara Universitesi Radyosu” Gun icinde ve gece, ne zaman isterseniz. Harika bir radyo kanali.

~Deneyin~

Pelin’den cok kolay ve leziz, harika bir browni tarifi. Nefisss. Tam da yilbasi oncesi. O gece icin guzel bir alternatif bence.

~Kendinize Her Gun Tekrar Edin~

“Baskalarinin ne yaptigina bakmayi birakin.

Sadece kendiniz icin, sadece kendi gozleriniz icin, sadece hayatta oldugunuzu hissedebilmek icin bir seyler yaratin.”

~Sadece Bir Tek Gun Icin Bile Olsa~

Telefonunuzdan, bilgisayarinizdan, televizyondan ve haberlerden uzak durun.

Istemediginiz herkese ve herseye HAYIR diyebilin.

Sevdiginiz ciceklerden alin ve onlari kendinize degil, sizin icin onemli birine hediye edin. Birini gercekten MUTLU edin. Basitce.

~Yapin~

En az 5 maddelik bir liste yapin. Icine sizi heyecanlandiracak, hayal ettiginiz, gec kalmamaliyim dediginiz, ozlediginiz, akliniza geldiginde sizi heyecanlandiran isteklerinizi yazin. Ve listeyi en sevdiginiz basucu kitabinizin arasina koyup, her gece okuyun.

..

Ve sakin unutmayin: Hayat Cok Guzel. O’nu degerli kilansa bizzat kendinizsiniz. Biziz. Kiymetinizi bilin. Kiymetinizi bilenlerle olun. Kiymet verene karsilik verin. Kalbinizi kocaman acmaktansa hic cekinmeyin.

Bir de Pablo Neruda’ya bir daha saygi durusunda bulunalim lutfen ve hatirlayalim:

“Yavaş yavaş ölürler,
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler,
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Aşkta veya işte bedbaht olup
yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için
risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

Yavaş yavaş ölürler!”

.. Yavas yavas olmemeniz dilegimle..

 

 

Oren Bayan’in Zaferi:)

 

Basak ve Oren Bayan

Biliyordum:)

Gordion Otel Teras’in kapisindan iceriye girdigim o ilk andan itibaren Basak‘in 9. Geleneksel Sapka Partisinin 1.si olacagini biliyordum:)

“Oren Bayan” hem benim kisisel, hem de oylama icin Lerzan, Nerzan ve benim olusturdugumuz 3’lu ekibin favorisiydi. Bileginin hakkiyla ve siki bir PR calismasinin da destegiyle 1.ligi kapti sevgili Basak. Kocaman tebrikler O’na bir defa daha:)

Bu yilki sapkalar ve yaratici tasarimlar hakkaten de oldukca asmis geldi partiye katilan yaklasik 50 kisiye. Her sene bir oncekinden daha iddiali, daha eglenceli ve ugrasilmis sapkalar arz-i endam ediyormus:) Bu benim 2. idi ve saniyorum ki sonuncu da olmayacak. Zira onumuzdeki yil 10.sunu gerceklestirecekleri partide bu defa en az 1 puan almaya niyetliyim:)

Bu da annekusumun dikisi, benim tasarimimla geceye katildigim sapkam. Herkes sapkalarin oylamasindan once sapkasina bir isim veriyor ve cogu zaman bu isimler, ya da sapkanin tasarim surecinin hikayesi de etkili oluyor dereceye girilmesinde. Ben, Ingiltere’deki geleneksel Ascot At Yarislari’na katilan kadinlarin bohem ve ucuk kacik sapkalarindan esinlendigim icin adini da “Lady Di in Ascot” koydum sapkanin:)

 

Diger sapka isimleri mi nelerdi? Neler yoktu ki?

Ben Parti Sapkamla

Alev ve sapkasi “Kral Ac”:)

Renay ve sapkasi “Pop Star”:)

Lerzan ve “Mado’da Bekliyorum”:)

Renay’in esi Ayse’nin sapkasinin ismi “Kafadan Ic”ti mesela:) Kafasindaki kocaman sapkanin ucundan sarkan iplere baglanmis bir suru coca cola kutusu vardi, icleri nazar boncugu dolu.

Guclu’nun sapkasi, gecenin en esprili isimlerinden birine sahipti: “Topbas”:) Basketbol topunun bir kismini keserek basina gecirmisti de:)

Ozge’nin sapkasi da cok tatliydi: “Hepsini Emdim, Hic Kalmadi”:) Selpak sponsorlugunda geceye katilan Ozge’nin basinda bir suru selpak tuvalet kagidi ve uzerinde oturan Selpak’in sevimli, emici fili vardi:)

Alev ve Sapkasi

Nerzan ve Sapkasi

Ejder’de konservatuarda okumasinin ve muzisyenliginin de etkisiyle olacak plak ile suslenmis bir sapka vardi.

Canan gecenin ikincisi oldu. Ikizlerine hamile olmasindan sebep bir suru, rengarenk emzigin dikili oldugu bir sapka ile katildi geceye: “Ayni Anda Kac Kisi Emebilir”:)

En ilgi ceken ve 3.lugu alan sapkanin adi “Zitciiiyeee” idi:) Kafasinda kocaman bir simit tablasi ile gelmisti geceye bu arkadas:)

Harika bir organizasyondu. Cok guzel ve ozel bir suru insanla tanistim. Kesinlikle yaninda olmaktan cok keyif aldigim, mutluluk duydugum yeni insanlarla:) Alev ve Renay basta olmak uzere, Ayse ve Basak’in emekleriyle gerceklesen bu guzel aksamin bir parcasi oldugum icin cok mutluyum. Tekrar tesekkurler dostlarim:)

 

 

..

Esyalar geldi:)

Annekus artik evine dondu, Antalya’dan isyan bayragini cekince bizimkiler:(

Evimde kavunici-kirmizi isik sacan lambamin aydinlattigi calisma odamdan yaziyorum artik bu satirlari. O hep hayal ettigim klasik yazi masamin uzerindeki laptoptan.. Dun aksam yeni evimdeki ilk yalniz gecemdi. Kendime sushi soyledim benim mekandan. “Bir elimde chopstickler bir elimde sarap umurumda mi be dunya” dedim kendi kendime. Her zaman oldugu gibi “Gelecegini bildigim guzel gunlere”, yeni yasantima kadeh kaldirdim “Salut” diyerek:)