
Gölbaşı sapağına sapıp, yaklaşık bir 2 km gittikten sonra sol tarafınızda, tam da göl kenarında yer alıyor Çağlar. Park yeri yeterli, arabanızın da rahat etmesini sağlıyorlar.. Ben herhalde yaklaşık 3 yıl kadar önce tanışmıştım bu mekanla. O zamanlar hatırlıyorum kış mevsimindeydik. Göl buzz tutmuştu hatta. Aslında çok da parlak olmayan iç mekanının 2. katında, cam kenarında yemek yemiştik. Sonra belirli aralıklarla ziyaret etmeye başladık. Ama bu yaz gerçekten de her hafta sonu içimizde kendisine kavuşma isteği uyandırdı Çağlar. Yenilenen, genişleyen dış mekanının ve ilgili alakalı yeterli sayıda servis elemanının da bunda etkisi oldu sanıyorum.

Çağlar’a özellikle yazın gidin. Hatta sadece mangal için değil, hafta sonları erken saatlerde göl manzarası eşliğinde kahvaltı etmek için bile gidebilirsiniz.. Ama eğer yemek yiyecekseniz masanıza almanız gereken olmazsa olmazlar arasında yoğurdu bulunuyor burasının.. Şekilde görüldüğü üzere güveç kabında ve hayli kıvamlı gelen bu yoğurdun tadı kaymak gibi.. Konya’dan geliyormuş yoğurtlar. Beni bıraksanız tek başıma bir tanesini rahat yiyorum. Hele de yanına yaş üzümünden Efe’yi açtırmışsak:)) Sonra masaya istenen çoban salatasının da tadı güzel. Özelliği yok belki, ama güzel. Bir sürü patlıcanlı meze var. Biz denedik hemen hemen hepsini, hepsi de gayet leziz ve tazeydi.. Mangal sefasına geçmeden önce mutlaka masaya kavun ve peynir de alın ama tamam mı??

Şöyle bir yarım saat, kırk beş dakika mezelerle oyalanıp midenizin kazıntısını hafif giderdiğiniz vakit mangalınızı söyleyebilirsiniz. İsterseniz verdiğiniz et siparişini pişirerek önünüze getiriyorlar eğer mangalla uğraşamam derseniz. Ama ben kesinlikle pişirmek taraftarıyım. Mis gibi kokular burnunuza burnunuza eserken, ciğerci kedisi gibi mangal başında beklemek çok keyifli oluyor.. Biliyorum biraz acımasızca, ama yine de keyifli. Mangal için mutlaka sarımsak, domates, biber ve mantar da isteyin. Közlenmiş sarımsağın tadına doyamıyorum ben. Biz de mangalcıbaşımız Ayşegül Sultan’dır. Ortamda erkek adamlar falan bile olsa maşallah kimselere kaptırmaz elindeki mangal maşasını:))

Mangalınızın üzerine afiyetle birer Türk kahvesi içmenizi de tavsiye edemeden geçemeyeceğim.. Fal içinse bizim “Duygu” gibi bir arkadaşınız yanınızdaysa oh ne ala..
Afiyet olsun diyorum.. Özellikle Ankara’da yaşayanlar.. Hu-huuu.. Bu güzel günler yağmura ve soğuğa dönmeden bir hafta sonunuzu orada geçirin. Çocuklarımız var ne yapacağız demeyin.. Onun da çözümünü bulmuşlar: Bir çocuk parkı var Çağlar’da.
Hadi bakalım, haftaya gelen olursa görüşürüz orada, ne dersiniz????






