Güzel Şeyler Konulu Yazılar

Guzel Seyler..

Little Girl

~ Uzun sureden beri kendimi gercekten, kayitsiz ve sartsiz “iyi”, hatta “mutlu” hissetmem..

~ Uluslararasi bir kongre icin yaptigimiz calismalardan birinin sozlu sunum icin kabul edildigi haberini almam..

~ Mart sonu hem is hem de keyif adina guzel bir ulkeye yolculuk edecegimin kesinlesmesi..

~ Is acisindan inanilmaz yogun bir donemde bulunmam.. Evet, ben bir iskoligim!

~ 6 yildir yaptigimiz calismalarla ilgili 2 ayri dergi icin yazdigim biri 3, digeri 4 sayfalik yazilarin kabul edlilip, hatta coook begenilmesi..

~ Cranberrie’li votka ve Burn’un muhtesem bir karisim oldugunu kesfetmem ve saraptan az biraz uzaklasmam..

~ Yeni i-pod’uma kavusmam ve her gece ona birbirinden guzel parcalar secip yeni playlistler yaparak cocuklar gibi eglenmem..

~ Bu parca ile her aksam en az 15 dakika dans ederek gunluk spor ihtiyacimi -simdilik- bu sekilde karsiliyor olmam..

~ Tum Fransizca albumlerimin arasindan en sevdiklerimi bir gecede dinleme rekoru kirarak – ki bu yaklasik 8 saatimi aldi!, evet sabaha karsi 03:10’du yattigimda- tam 4 saat sonra kalkarak ise inanilmaz zinde ve hoplaya ziplaya gitmem..

~ Istanbul’dan arayan arkadaslarimin bogaza karsi raki icip 1 kadeh de bana kaldirdiklarini bilmem.. Ozledim evet, Istanbul’a 3 aydir gitmiyorum!!! Ama o gun de cok yakin..

~ Son 5 gun boyunca her aksam salata yiyerek saglikli beslendigime kendimi inandirmam!

~ Bu parcanin her turlu cover’ini ne kadar severek dinledigimi farketmem.. Saydim Jimmy Somerville’de dahil 6 tanesi mevcut bende! Bu da Birkin’den arabesk olani mesela.. Agir biraz gerci..  “Sana Nasil Elveda Derim ki!” diyor parcada..

~ Ankara’ya uzun zamandan sonra yagan kar.. Usumeme ragmen..

Guzel bir hafta sonu gecirin.. Kisisel olarak “guzel seyler”im dediginiz bir suru sey olsun. Gulumsemek icin bir dolu nedeniniz, sukretmek icin gucunuz, gorebilmek icin daha da iyi seyleri ve insanlari yani basinizda, daha cok arzunuz ve inanciniz olsun. Ben o cok arzu ettigim seyler icin inancimi, her ne kadar bu aralar bana ugramasa da sans melekleri, kaybetmemek istiyorum.

Hafta Sonu, Oldu Karnaval!

Uzun uzun anlatmak istiyorum, ama saat 23.30 oldu bile! Kisa cumleler ve fotograflar olsun. Zaten gulen gozlerimize bakinca 2 gunluk siradan gecebilecek bir hafta sonunun nasil KARNAVAL’a donustugunu hissedebilirsiniz gibi geliyor bana:)

Kastamonu, ILGAZ. Ikinci gidisim..

Sicacik bir karsilama: Guzel arkadasim Tuba ve ailesi. Icten ve misafirperver Karadenizli bir aile:) En hasindan misir ekmegi ile kahvaltilar. Neredeyse yillar olmus tereyagi yemeyeli .. Corek otlu, tulum peynirli kahvalti etmeyeli! Seker Rizeli anneanneden Karadeniz turkuleri dinlemeyeli:) Her ne kadar Karadenizli olmasa da benim rahmetli tonton anneannem de keyifliyken hep sarkilar soylerdi:)

Dag havasi muthis! Insani bir aciktiriyor, oyle boyle degil.. 2 gun boyunca dagda mangal yaptik Tuba ile. Sucuklar, tavuk kanatlari cizirdattik; yanina Arjantin, Bulgar sarabi demedik kah sicak kah soguk sarap ictik:) Yarim ekmek yedim ki ben, inanilmaz!! Oldurseniz iki dilim ekmek bile yemem normal sartlar altinda. Yedigim ekmek kepekli, tam bugday olur; onu da anca tost yaparim! Yapardim.. Ilgaz’a kadar:)

Kayak, en son 5 yil kadar once yaptigim bir aktiviteymis, hesapladim, utandim! Ama hemen uyum sagladim, sagolsun Tuba iyi bir ogretmen:) Kayaklarimiz en yenisinden.. Bir tek eldivenim yok, ellerim dondu. Kendime not: Kayak icin siki bir eldiven edin!!

Kaydik, gulduk. Hatta ben gulmekten oldum bir ara:) 1 sise sarabi icip Ilgaz’in tepesine cikinca asagilar bana bir guzel, bir ucsuz bucaksiz, bir guzel gorundu ki.. Biraktim kendimi defalarca oylesine, heyecanla, coskuyla, ozgurce:) Hatta bol kara saplandik kaldik farkli bir alternatif yol denemesi sonunda. Oradan kendimi kurtarmam 10 dk.mi aldi. Sonra kayak pistine cikis yolunu kapali bulunca, omuzlara attik kayaklari yuruduk yokus yukari. Ne oldu? Gitti benim yarim ekmege sucuklar, tavuk kanatlari ile vucuduma ekledigim kaloriler:))

Bol bol birbirimizi fotografladik. En cok da ikimizin ayni karede olmamasina uzuldum:( Birisine fotograf makinasini vermemisiz! Bir aksamustu alttan yesil isikli spotlu bir yer bulduk, inanilmaz komik fotograflar cektik. Buraya koyabilir miyim bilemiyorum, zira korkunc gozukuyoruz:)) Ama hem cekerken, hem evde fotograflara bakarken muthis eglendik.. Yesil isik bizi acmiyor, ona karar verdik:) Ben hep derim zaten gun isigi gibisi yok diye:)

Yildizlar ucustu durdu benim etrafimda. Karnavallarda ustunuze renk renk, yaldizli kagitlar serpistiriler ya iste tam da oyle oldu:) Etli ekmek yedim son gun, Kastamonu’ya ozguymus. Eflanili Konagi’nda.. Bir de helva aldim. Saray helvasina benziyor, cok lezzetli.. Bir de Eksi diye birsey ictim. Eksi elma suyundan yapilan bir cesit meyva suyu.

Her gece saatlerce puzzle yaptik Tuba ile. Sagolsun beni de fena bulastirdi bu ise. 1000’lik puzzle ben eve ulastiktan birkac saat sonra bitmis:) Kameradan gordum:) Yenisi yolda. Hadi hayirlisi:)

2007’nin hayatima kattigi guzel, guzel oldugu kadar akilli Yrd. Doc. arkadasim Tuba’cim:) Tesekkur ederim hersey icin. O guzel gulusun hic eksik olmasin yuzunden ve olabildigince, hayatimiz elverdigince biz arkadas olalim. Dosta dogru gideninden ama. Seni Seviyorum. Karnaval Hafta Sonuma kattiklarin icin KOCAMAN TESEKKURLER:)

Neler Ogrendik?

Sicak sarap yapmanin cok harika bir tecrube oldugunu.. Bu surecte evinizin muhtesem kokularla dolup dolup tastigini..

1 sise sarap ve 1 bardak su ile hazirlanan sicak saraptan yaklasik 6 kadeh “buyulu iksir” cikartabildigimizi.. Bu iksir’in hasta bogazlara iyi geldigini..

….

Arkadaslarimla olmanin bana ne kadar iyi hissettirdigini.. Birlikte ne kadar cok seye, ayrintiya, sacmaliga saatlerce gulebildigimizi.. Onlarin cevremde olmasina sanki daha fazla sukretmem gerekirken bunu yeterince yapmiyormusum gibi hissettigimi..

Yalniz kalmanin o kadar da iyi birsey olmadigini.. Ama yalniz kaldigim zamanlarda bazen ne kadar uretken bazen de ne kadar tembel bir kadin olabildigimi.. Ve tum bunlarin beni “ben” yaptigini..

Her ne olmus olursa olsun insanin biten bir iliskiye hicbir suretle geri donmemesi gerektigini.. Basta kendimi iyi hissetmis olsam da bunun bir yanilsama oldugunu anlamanin gayet acili, inciten bir surec oldugunu.. Karsindakinin buna bile degmeyecek kadar “adam” olmadigini..

30 yasindan da sonra guzel arkadasliklar kurulabildigini.. Hayatima son donem giren Tunc, Basak ve Tuba’yi ne kadar onemsedigimi, onlarin “gercek” anlamda yanimda olabildiklerini, beni merak ettikleri icin aradiklarini ve aslinda bu kadar iyi iliskiler kurmak icin liseden itibaren arkadas olmamizin gerekmedigini..

Acimadan, kanamadan, incinmeden, dusmeden ya da sendelemeden bir yil gecirmenizin mumkun olmadigini.. Hayatta herseyin hicbir zaman “toz pembe” olamayacagini.. Savaslarin, felaketlerin -her ne kadar da istemesek, kabul etmek istemesek de- yasamimizn “kotu” bir gercegi oldugunu.. Ama tum olanlara ragmen her yili bitirip yenisine basladigimda, bu gucu kendimde bulabildigim icin -kendi adima- ne kadar sansli bir kadin oldugumu..

En yakin dostlarimdan birinin bebegini bizzat gormeden de cok sevebildigimi, bebegin fotograflarina bakarken gozlerimin dolmasina engel olamadigimi, her carsi-magaza gezisinden elimde “bu 2 yasina gelince cok yakisacak, bunu 4 yasinda giyer” diyerek aldigim torbalarca minik esya ile donebildigimi.. Ve eve gelince kendime inanamadigimi!

“Anne kokusu” denen seyin siz 33 yasina da gelseniz burnunuza geldigini. Mis gibi anne kokusundan ne kadar uzak kalirsaniz kalin, buna hala alisilamayacagini.. Annenizi gulumsetebilmenin size bircok seyden daha iyi geldigini..

Koydugum hedefler bir bir gerceklestiginde kendimden ne kadar gurur duydugumu.. Ama hedeflerimin sonraki asamasi icin hic birsey

yapamadigimi:( Bunun icin geceler boyu “Nasil yapsam, ne yapsam, bir yol gosteren olsun Tanrim” diye zirlayarak aglayabildigimi.. Gece yatarken aglamanin ertesi gun sis gozlerle insan icine cikmamda en buyuk etken oldugunu..

Gitmek istedigimi.. Baska bir sehre, baska bir ulkeye, baska bir hayata, baska bir eve.. Bir suru “Baska”larla dolup dolup tasirdigimi hayatimi.. Artik buna 1 yil daha dayanamayacagimi..

OG-REN-DIM

Bu yil ben bunlari ogrendim.. Ya siz?

*ps* NYC2IST, Sehir Günlüğü’nde yeni yazıma buradan ulaşabilirsiniz:) İçimdeki Kadınlar

Doruk..

“Koylulerden birine sordum:

– Doruga varilabilir mi?

Bu soruma aldigim yanit, 3 soru oldu:

– Doruga varmak mi? Bu mevsimde mi? Ne yapacaksin dorukta?

– Hicbir amacim yok. Yalnizca soruyorum. Doruga varilabilir mi?

– Tabi varilir, dedi. Eger kendinde o gucu goruyorsan ve oraya nicin cikmak istedigini biliyorsan.

Doruga nicin ulasmak istedigimi bilmiyordum. Ama ne zaman doruga baksam, orada olmak istiyordum. Belki dorugu da asip, dagin obur yamacini gormek.

Kuskusuz bu istek, bir gucten degil, bir gucsuzlukten kaynaklaniyordu. Onunde sonunda ben de bir insanogluydum. Birtakim insanogullari gibi bir yere varmaya cabalamak istiyordum. Bir yeri asmaya. ormedigimi gormeye. Oraya varmak, sonra ordan geri donmek.

( – Nereye vardin?

– Doruga.

– Neyi basardin?

– Doruga cikmayi.

– Ne gordun?

– Tum daglari, tum yaylalari.)”

~ Ferit Edgu (Dogu Oykuleri’nden)

Bu kitabi okuyorum bu ara. Sevdim. Ikilemlerin oykuleri var: Hayat-olum. Varlik-hiclik. Mutluluk-mutsuzluk.. Niye mi? Bilmem, belki de hepimizin icindeki ikilemlerin doruga ciktigi zamanlardan biriydi benim icin gectigimiz ay. Belki de bu yuzden bu kitapla veda etmek istedim o eski yila. Bana cok da iyi seyler getirmeyen, canimi acitan, cogunlukla mutsuz hissettiren, kendimi cok fazla dinlettiren o yila.. Veda ediyorum eskisine, HOSGELDIN diyorum yenisine.

“Yeni Yildan Beklediklerim-Istediklerim” listesi yapmadim bu defa. Beklentiler acik artik: Kariyerse kariyer, seyahatse seyahat, asksa ask, keyifse keyif, sagliksa saglik.. Is konusunda daha fazla seye saldirmak istiyorum. Daha cok seyahat etmek birde. Beni heyecanlandiran seyler yasamak istiyorum, ve daha cok kesfetmek! Daha cok farkinda olmak istiyorum cevremin, belki de boylelikle kendimle ugrasmayi birakabilirim bir sureligine de olsa.

Yolun yarisina 1 adim daha yaklasacagim ne de olsa:) Ne alirsak bu hayattan kardir. Ve aldiklarimiz karsiliginda verdiklerimiz bizim dimdik yurumemize, insanlarin yuzune gururla bakmamizi saglamizsa ne mutlu.

Mutlu olmak istiyorum ve deger verdiklerimin, yureginde iyilik olan herkesin de bu mutlulugu yasamasini..

Guzel bir hafta sonu gecirin. Kar yagdi bugun Ankara’ya 1 yildir ilk defa!! Istanbul’dan da ayni haberleri aldim. Sicak cikolatalar, sicak saraplar haftasi ilan ettim bu sebeple ben de bu haftayi:) Berceste‘nin tarifini deniyorum C.tesi icin. Asli‘cimin minik kizini gormeye gidiyorum sonunda:) Butun kizlar toplandik etkinligi icin icmeye gidiyorum meyhaneye. Yeni kitaplar aliyorum Dost’tan, oncelikle Jane Austin. Kisacasi “one live, live it be Dilara” modundayim:) Darisi basiniza diyorum..