Güzel Şeyler Konulu Yazılar

Smiling is Contagious:)

Bundan daha guzel birsey var mi allah askina?

Yapmasi bedava, ayrica da cok kolay.. Acisiz. agrisiz.. Diger insanlari da mutlu ediyor hem. Baskalarini mutlu etmesi sizin de mutlu olmaniza neden oluyor. Ha unutmadan, ustune ustluk bolca kalori yakmaniz da cabasi:) Yani bunyeye de gayet iyi geliyor:) Neden mi bahsediyorum: GÜLÜMSEMEKTEN:)

Bazen neden guldugunuzu bile unutabiliyorsunuz gerci:) Olsun varsin, bazen unutmak da iyidir..

Ben guzel arkadaslarimla beraber cok guzel bir hafta sonu gecirdim. Bol bol guldum, bol bol gulduk. Dedigim gibi birimiz basladi mi digerlerine de bulasiverdi bu gulumseme virusu:) Uzaklardan gelen arkadaslarimizi da yanimiza alip, son donemdeki favori”Lezzet Duragim”a gittik: Balikcikoy’e. (Yazacagim bu Carsamba daha detayli burasi ile ilgili)

Sonra dans ettik, yine gulduk:) Şarkılar söyledik, yine güldük:) Kahve ictik, yine gulduk:) Bu defaki gulme sebebimiz kahve falimiza bakan bir arkadasimizin gelecegimize ilskin gorduklerini yorumlayis sekli oldu:)

Ertesi gün oldu, baktım yine virüs çevremde dolaşıyor, bana bulaşmak için yer arıyor:) Dedim “Gel, gel.. Senden kurtulmak isteyen kim?” Peşimi bırakmadı tüm hafta sonu. Hani kalori yaktım, pek mutlu oldum, pek mutlu ettim; ama biliyor musunuz  göz kenarlarımdaki çizgilerimi de arttırdım. Hatta buradan bile belli oluyor! E Mark Twain ne demiş? “Wrinkles should merely indicate where smiles have been”

Diyeceğim;

Smiling is my favourite exercise:)

Kesinlikle tavsiye eder, gözlerinizden öperim:) Süperr bir hafta diliyorum. Bol gülümsemeli, kahkahalı, bol egzersizli:)

Vazgecilmezlerim..

~ Kesinlikle Begonviller.. Kas’ta, Buyukada’da.. Ama mor-lila karisimi olanlarindan:) Hatta o kagit ciceklerini her yil toplayip kurutacaksiniz defter-kitap arasinda:) Sonra buna benzer bir suru pozunuz olacak o morlarin-lilarin arasinda, hep gulumserken:) Yukaridaki yil 2006, Buyukada.

~ Kesfetmek… Bir gun dostum Evren’le beraber pazar sabahi 06:30’da bulusmustuk! Benim oturacagim koltukta 2 kitapcik vardi arabaya binerken: Biri detayli bir yol haritasi, digeri yakin yerleri gezelimvari bir kitap. Bana ” Hadi bakalim guzellik, nereye gitmek istersin?” demisti. Soyle bir bakip Sunnet Golu diye bir yer bulmustum. Sonra haritadan takip ede ede orayi bulduk. Arabayi park ettik. Tirmandik. Yuruduk. Gol kenarinda kahvalti ettik:) Boyle spontan seyler yapmayi seviyorum: Bilmedigim yerlerde kaybolmayi, oraya dair hikayeler uydurmayi:) Seviyorum iste ne yapayim:)

Lake

~ Fotograf Cekmek… Son birkac yildir en keyif aldigim hobim:) Umuyorum ki cok daha basarili olabilirim bu konuda.. Bir gun bir yerlerde bir sergi acacagim ve hepinizi davet edecegim:)

Dilara

~ Sinatra… Frank Sinatra! Tek gecerim. 20’li yaslarimda da dinledim, hala dinliyorum, dinleyecegim. “Fly To The Moon” benim parcam:) Kendisiyle bir anlik bir yakinlasmam oldu NYC’de, ne mutlu bana.

Sinatra-and-I

 

~ Gunbatimi.. Gunbatimini seyretmek. O’na karsi kadeh tokusturmak. Arkana yaslanip gunesin saniye saniye batisina sahit olmak! Hele de deniz kenarindaysan, aman da amann!

 

~ Aydin’cim… Canimin ici.. 15 yillik en iyi arkadasim, herseyim. ODTU hazirlik yillarimdan tek kalanim. Kimse onun gibi olamadi, olamayacak muhtemelen. Houston Texas’larda, uzaklarda; ama en ihtiyacim oldugunda hep yanimda:) Hatta birkac gundur burada:)))

Aydin

~ Aysegul’um Sultan’im.. Artik 2,5 yildir her hikayemde, hayatimin her parcasinda varligina tanik oldugunuz, 25’imden sonra basima gelmis en guzel seylerden biri; en ozeli. DOSTUM!

 

~ Kirmizi Sarap.. Baska ickiler de icerim, icki icmeyi severim. Ama kirmizi saraba karsi tutku derecesinde bir bagliligim mevcut. Bordeaux ve Cabarnet Sauvignon tek gecerim. Fransiz, Toskana Bolgesi, Chili saraplarini severek tuketirim, paylasirim dostlarimla, arkadaslarimla..

 

~ Mevsimlerden Bahar... Ilkbahar ve Sonahar.. Bu mevsimlerin daimi olarak hissedildigi bir yerde yasamak isterdim. Agaclardan dokulen yapraklar da, tomurcuklanan ciciekler de beni cok mutlu eder..

Spring-time

Istanbul Bogazi ve Ortakoy.. Hayatimin buyuk bir donemi Istanbul’da gecti. Istanbul Bogazi’ndan daha guzel bir gece goruntusu ile karsilasmadim ben. Ortakoy ise nedendir bilinmez, Istanbul’a her gittigimde ugramadan donmedigim bir semt oldu, oyle de kaldi:) Olurda bir gun Istanbul’da yasarsam Ortakoy’de evim olsun isterdim.

Ortakoy

~ Deniz’de Olmak.. Denizin icinde olmak.. Denizin dibinde olmak.. Uzerinde bir teknede olmak.. Denizin kenarinda bir masada olmak.. Ama kesinlikle denizle icice olmak. Ilk adimdan midir nedir bu bagliligim benim deniz’e bu kadar:)

 

~ Kardesim.. Bir numara ufakligim Cihan’im:) Uzaklarda da olsam can’imindan bir parca verebilecegim kisi sadece o.  Bu evrenin ona saglikli, basarili ve uzun bir omur vermesi temennim..

Cihan-ve-ben

~ Annem ve babam.. Seyahat etmeye olan tutkum.. Icimdeki iyilik.. Doondurma.. Kitaplarim.. CD’lerim.. Fransizca muzik keyfim.. Caz.. Sting:) Keyifli aksam yemeklerimiz.. Gulumseyen yuzler..

Bunlarin olmaigi bir HAYAT’i ben neyleyim:)

Tesekkur Ederim…

“I love your vision of the future
Your hope that never dies
But it’s your kindness that clears my skies” ~david wilcox

Bugun dusundum bir ara, tesekkur edebilecegim ne kadar cok sey var, ne kadar cok sey oldu ve olmaya devam ediyor diye. Merak edenlerle paylasmak istiyorum, kendime not dusmek ve hep hatirlamak istiyorum.

TeSeKKuR EdeRiM Dostlarim. En zor anlarimda, bir omuza bir destege, bir dayanaga ihtiyacim varken yanibasimda bitiverdiginiz, uzaklarda bile olsaniz telefonlariniz, mailleriniz, mesajlarinizla beni hic yanliz ve caresiz hissettirmediginiz, tam da boylesi anlarda bana hayatin guzel yanlarini hatirlatabildiginiz icin..

TeSeKKuR EdeRiM Arkadaslarim.. Gulmek, hayattan keyif almak, yemek-icmek, hoplayip ziplamak istedigim zamanlarda bana eslik ettiginiz, beraberce bir suru ani, fotograf biriktirmeme yardimci oldugunuz icin..

TeSeKKuR EdeRiM Ailem.. Bana guzel ve hep ozlemle hatirlayacagim bir cocukluk yasattiginiz; sonrasinda ise beni cok erken yasta olgunlastirdiginiz, beni “ben” yapmama yardim ettiginiz icin.

TeSeKKuR EdeRiM Tanrim.. Bana goren gozler verdigin icin. Bu sayede sanatin gorsel tarafiyla ilgilenebiliyor, fotograf cekebiliyor, bakmaktan ote gorebilme hakkimi sonuna kadar kullanabiliyorum..

Bana duyabilem yetenegi verdigin icin. Bu sayede hayatimin en onemli parcasi olan muzikle icice  yasayabiliyor, ondan keyif alabiliyor, onunla mutlu olabiliyor, bu sayede bircok insani daha mutlu edebiliyorum.

Bana guclu ve saglikli bir beden verdigin icin.. Bu sayede spor yapabiliyor, hareket edebilme ozgurlugumu sonuna kadar kullaniyor ve bu sayede “hala” iyi gorunebiliyorum:)

TeSeKKuR EdeRiM Henuz Yuz Yuze Dahi Gelemedigim Sizler.. Bana umutsuz anlarimda umut, kayboldugum zamanlarda yol gosterici oldugunuz icin. Bana icinizi actiginiz, durustce benimle kendinizi, ailenizi, gecmis tecrubelerinizi paylasabildiginiz icin.. Bana, benimle yuz yuze tanismadiginiz halde iyi dilekler gonderdiginiz, bana sevimli ve guzel isimler taktiginiz, her gun ses vermeseniz de burada, benimle oldugunuz icin.

TeSeKKuR EdeRiM Simdiki Isimde Motivasyonumu Kaybetmeden Kalmama Destek Olan Insanlara.. Bana guvendikleri, beni hep ileriye dogru ittikleri, soylediklerim ve yaptiklarima saygi duyduklari, beni takdir ettikleri ve bunu gosterdikleri icin.

TeSeKKuR EdeRiM Canimi Gercekten Acitan Herkese, Canimi Acitan Her Seye.. Aklen ve ruhen gelisebilmeme -bilmeden de olsa- yardimci olduklari, beni “daha” guclu, “daha” saglam, “daha” bilge yaptiklari icin.

En Cok Da Kendime TeSeKKuR EdiYoRuM:) Yasadigim her ana sukredebilmeyi becerebildigim, gelecek guzel gunlere olan inancimi, kendime olan inancimi hic bir zaman kaybetmedigim icin. Tamamen kaybolmama izin vermedigim, toparlanip ayaga kalkmayi, yola devam etmeyi basarabildigim, gercekten yuregimde iyilik olmasina izin verebildigim, ofkemi kontrol edebilmeyi ve affetmeyi ogrenebildigim icin.

** Fotograflar icin ozur diliyorum hepinizden. Bir suredir hep eski fotograflarimi kullaniyorum. Fotograf makinam sizlere omur. Bir de gercekten hayatim o kadar dolu geciyor ki bu aralar, fotograf cekmek icin zaman ayiramiyorum. Sucluyum, kabul:)) Ama cok yakinda bu konuya da bir cozum getirecegim. O zaman daha keyifle buralarda vakit gecireceksiniz**

One Life, Live It

Bazi an’lar vardir..

Sadece icmek istersiniz..

Ya da sadece karsinizdakini dinlemek.. Muzik dinlemek, eslik etmek bildiginiz kadariyla. Cogu zamansa sadece nakaratina…

Bazen de sohbet etmek..Oylesine, havadan sudan.. Entellektuel konulardan ya da dilinizin dondugunce.. Kimseye bir sey kanitlamaya calismaksizin..

Olur olmaz seylere gulmek.. Hem de kahkahalarla gulmek:) Boyle kirilircasina. Oyle ki gulmekten bitap dustugunuzde neye guldugunuzu bile hatirlamaksizin:)

Dinlen’mek.. Ilgiyle.. Heyecanla.. Anlattiklarinizi, belki de sizi ilk defa gormus, tanimis biriyle paylasmak istersiniz hani!

Ne bileyim iste.. Bazen boyle an’lar yasar misiniz siz de?

Ben yasadim. Bu gece..

Cok guzeldi. Uzun zamandir ilk defa, tekrar, kendime hayat argumanimi hatirlattim yuksek sesle: ONE LIFE LIVE IT diye:)

Unutmayin ne olur, hatirlatin siklikla kendinize ve sevdiklerinize bir tane hayatimiz oldugunu..

Hafta Sonundan..

Eriyoruz.. Oyle boyle degil. Benim yillardir mini bir buzdolabi olarak tasvir ettigim evim bile yandi cayir cayir bu hafta sonu! Bir elimde, super-yeni icadim olan soguk su puskurten “fis fisim”, diger elimde buzz gibi muhtelif iceceklerim (su, limonata, uzum suyu, bira..) kendimi bir koltuguma, bir kanapeme atarak gecirdim hafta sonumu..! Bir taraftan disari cikmak istegiyle, bir taraftan da sicaktan yanip tutusunca uzun suredir ilk defa durduk yere bas agrilarim vucuda geldi! Gunde 2 agri kesici ile ayakta kalabildim..

Evde olmanin avantajini kullanayim bari diyerek evi temizledim, camasirlari yikadim. Malumunuz 2 gun sonra en az 5 aylik bir sure boyunca 2 gun su alip, 2 gun susuz kalacagiz! Bu nasil istir bilemiyorum. Allahtan yalniz yasayan, evde yemek yapmayan biriyim. Coluklu cocuklu, kalabalik aileler icin inanilmaz zor bir donem olacak! Bu yuzyilda hala elektrik ve boyle uzunn sureli su kesintileri yasiyoruz ya.. “Yuh” diyorum en vurgulusundan. Amerika’da 3 saat elektrik kesildiginde neler oldugunu hatirlarsiniz sanirim. Biz calistigim kurumda “Olagandisi Durum Planlari” ya da “Acil Eylem Planlari” calismalari yapariz. Her sene bir sonraki yil icindeki muhtelif bir olagandisi durumu ele alarak onlemini maksimum seviyede alabilmek icin strateji gelistiririz. Buyuk Sehir Belediyesinin sanirim vizyon, ileriyi gorme, strateji gelistirme, calisma, zamanlama, hizmet konularindan haberi yok pek! Diyecek cok sey var aslinda da daha. Dilimizde biten tuyler sebebiyle susup devam edeyim ben bari kendi hafta sonu hikayeme:)

C.tesi gecesi bir arkadasim bendeydi. 2 sise sarap almistim denemek icin. Ikisi de basariliydi, ama Doluca’nin yenisinin tadina bakin derim ben. Doluca ayrica goruntude de degisiklik yapmis, siseler cok cazip gorunuyor artik:) E sarabin yanina ne gider? Peynir ve kraker tabiki.. Cesitli peynirlerimizden olusan peynir tabagimizla pek mutlu olduk C.tesi gecesi biz..

Tum hafta sonu boyunca ne yedin derseniz peynirden baska -yani sormasaniz da ben soylemeye niyetliyim ya- iste budur efendim: Semizotu!! Vallaha:)) Semizotu, domates, salatalik ve uzerine tulum peyniri! Inanilmaz lezzetli ve saglikli bir salata. Cok az sizma zeytinyagi ilavesi ile keyfini cikarabilirsiniz:)

Bir de Pazar gunu Golbasi’nda soluklandik bir baska arkadasimla 2-3 saat kadar. Patates kizartmasinin  0.90 yeni kurus:)), biranin 2 YTL oldugu bir yerde:)) Hava Kuvvetlerinin dinlenme tesisleri.. Askeriyede para kavraminiz ters-yuz oluyor sahiden, haklisiniz:)

Bu hafta cok plan-program var. Hayat -tum sicak havaya ve olumsuzluklarina ragmen- guzellesiyor mu ne??