Kişisel Notlar Konulu Yazılar

Gördün mü Bak, Otuz 7 Oldum!

Evlendim 20 Ekim’de, yurdumun dışında!

Ankara’da partiledik 19 Kasım’da..

37 oldum resmen, 21 Kasım’da..

Kutlamalardan geçilmiyor hayatım bu ara. Dostlar çevremde, yakınımda. Dostlar telefonda. Twitter’da, Facebook’ta; Sosyal Medya’da.

Biliyorum,

“Çok oldun sen de artık” diyorsunuz.

“2 aydır yetti evliliğin, kutlaman, partin” diyorsunuz.

🙂

Çok mutluyum ben. Yüreğim sığmıyor içime, taşacak gibi mütemadiyen.

Yeni bir yaş aldım 40’a doğru. Kaldı 3 yıl!

Gittikçe yukarı doğru giden ivmesi ile hayatımı bu yaşımda da canlı, heyecanlı, kahkahalı, sevgi dolu, sağlıklı kılmayı planlıyorum.

Kalıcı izler bırakmak için hayata, bu yaşım milat olsun diye dua ediyorum.

Yine hiç gözyaşı olmayacak, biliyorum.

Kalbim sadece mutluluktan, başarıdan, keyiften sıkışacak; sıkıntıdan, dertten değil.

Yine büyüteceğim kendimi, yine yeni bir şeyler öğreneceğim.

Sürprizler yapıp, sürprizlere şaşıracak; kendimi ve sevdiklerimi şımartacağım.

Bir güzel macera yaşayacağım. Bir güzel macera yaşayacağız birlikte 37. yaşımda 🙂

..

Sözün özü, 37. yaşım kutlu olsun bana 🙂

Yurt Dışında Evlilik?

*Yurt dışında bir konsoloslukta evlenmek isteyenler için, benim arayıp da bulamadığım bilgileri vermesi ve kamuya faydalı olması açısından böyle bir yazı yazmaya karar verdim.*

Bu işe karar verdikten sonraki aşama, ülkeye karar vermek sanıyorum ki. Bizim Kasım sonunda aylar öncesinden planlanmış, biletleri alınmış İngiltere seyahatimiz olduğu için, acaba Londra’da mı bu işi yapsak dediğimiz de doğrudur başta. Fakat öğrendik ki, her ülke başkonsolsoluğunda evlenebilmek mümkün değil. Londra da bunlardan biri. İşte o zaman ibre Paris’e döndü ve nasıl bir yol izlememiz gerektiği konusuna ilişkin olarak da Paris Başkonsolsoluğu ile bağlantıya geçmemiz gerekti (Kesin olarak bildiğim Paris, Milano ve Roma Başkonsolsolukları’nda evlilik işlemlerinin yapıldığı.).

Bu bağlantı için de size önerebileceğim link Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluk Sitesi. Bulunulan ülke yasaları konsolosluklarda nikah kıyılmasına müsaade ettiği sürece, her ikisi de Türk vatandaşı olmak kaydıyla çiftlerin nikah işlemleri konsolosoluklarda yapılabiliyor. Ayrıca yerel makamlar önünde -Belediyeler gibi- de nikah kıydırmanız mümkün. Biz, yukarıda linkini verdiğim Konsolosluk Sitesi’nden Paris Başkonsolosluğu’nun e-posta adresini aldık ve orada evlenmek istediğimizi belirtir bir yazı yazarak yapmamız gerekenler konusunda bize bilgi vermelerini rica ettik.

Konsolosluk’ta görevli bir hanımdan hemen ertesi gün bize cevap geldi. Gelen cevapta, bizden isim ve soy isimlerimizi, kimlik bilgilerimizi, adres ve telefon numaralarımız ile evlenme isteğimizi belirten bir dilekçeyi eposta yoluyla konsolosluğa iletmemiz gerektiği yazıyordu. Bu aşamayı da tamamladıktan hemen sonra aldığımız cevap, sadece Perşembe günleri nikah kıyıldığı ve bizim isteğimizi yaptığımız tarihten sonraki uygun görünen dört Perşembe’nin tarihleri şeklindeydi. Bize uygun olanına karar verdik ve zaten burada da evlenecek olsak bizden kanunen istenilen belgelerin aynılarını hazırlayıp  gönderdik e-posta ile Paris’e (Sonrasında evlenmeden bir gün önce eşlerden sadece birinin konsolosluğa gelerek bizzat evrakları teslim etmesi isteniyor.).

İstenilen belgelerin listesi de şu şekildeydi:

  • Nüfus cüzdanlarının fotokopileri,
  • Nüfus Müdürlükleri’nden temin edilen belgeler:
  1.           Nüfus kayıt örnekleri,
  2.           Uluslararası nüfus kayıt örneği (Formül A),
  3.           Evlenme ehliyet belgesi
  • Evlenmek için verilen sağlık raporu,
  • 4’er adet fotoğraf,
  • 32 Euro (Evlenme cüzdanı ve posta masrafı).

Nikahın kıyılacağı gün 2 şahidin kimlikleriyle birlikte hazır bulunmasıyla yapılması gereken her şey tamamlanmış oluyor. Daha önce de anlattığım üzere, Brüksel’de yaşayan teyzem benim şahidim, Manchester’da yaşayan sevgilimin kuzeni de onun şahidi oldu. Hepsi bu!

29 Ağustos 2016 tarihli ekleme: Özellikle Roma’da evlenmek isteyenler için 2013 yılından beridir Roma merkezli hizmet veren Vera Events şirketi benimle bağlantıya geçerek İtalya’da evlenmek isteyen Türk vatandaşları için her türlü organizasyon konusunda çalışma yaptıklarını belirtti. Kendilerine web sayfalarından ulaşabilirsiniz.

Ayrıca İtalya dışındaki tüm Avrupa ülkelerinde yapılabilecek düğün organizasyonları için de www.yurtdisindaevlen.com web sayfasını kullanabileceğinizi de belirttiler. Umuyorum bu yeni hizmetler işinize yarayacaktır.

Paris’te 3 gün, sonrasında Brüksel’de de 3 gün geçirerek bir nevi balayımızı da aradan çıkarmış olduk biz.  “Yediğiniz içtiğiniz sizin olsun, gezip gördüklerinizi anlatın” diyenlere cevabımız “O zaman konuşacak, anlatacak bir şey yok ki” oldu 🙂 Zira ikimiz de muhtelif dönemlerde bu şehirlerde bulunup, yapılması gereken her şeyi yaptığımız için sadece yemeye-içmeye ve ailemizin üyeleri ile vakit geçirmeye zaman ayırdık (Ben üniversite sonrası 3 ay Brüksel’de teyzemin yanında kalmış, son sınıfta Fransız Kültür ile başladığım Fransızcamı ilerletebilmek adına Alliance Française adlı bir okulda haftanın 3 günü kursa devam etmiştim. O dönem Belçika’nın Brugge, Oostand, Liege, Gent, Antwerp gibi muhtelif şehirlerinin yanı sıra Paris’e de geçerek 1 hafta bir Parisien’in yanında yaşamıştım.)

Velhasıl bir sonraki yazımın konusu özellikle Brüksel’de gittiğimiz 3 mekana ilişkin olacak. En az 20 yıllık bu 3 mekan, orada yaşayan lokal insanların tercih ettiği, turistik kitaplarda bulunmayan; ama kesinlikle es geçilmemesi gerektiğine inandığım mekanlar.

Haftanız güzel başlasın, güzel devam etsin. Benim iş yerindeki son haftam bu hafta! Yaklaşık 10 yıldır çalıştığım kurumumdan bu hafta ayrılıyorum. Çok şey öğrendiğim, öğrettiğim, inanılmaz tecrübeler yaşayıp, inanılmaz insanlarla birlikte çalışma şansı yakaladığım bu işimi ve iş yerimi, severek, huzurla ve saygı ortamında çalıştığım ofisimi ve iş arkadaşlarımı hiç unutmayacağım.. Buradan da hepsine teşekkür etmek istedim:)

*20.10.2011

“Ben yurt dışında evlenmek istiyorum, senin için de bir sakıncası yoksa” dediğimde yüzüme öyle bakakaldı sevgilim. “Gerçekten mi?” dedi ilk olarak:)

“Evet” dedim, “Gerçekten!” Hayalimdi bu benim zira. Hiçbir zaman büyük, şaşalı, otel, havuz başı düğünü hayalim olmadı. Zaten herkesin yaptığı şeyleri yapmak isteme gibi bir huyum da olmadı. Arkadaşlarımla, dostlarımla paylaştığım zaman yurt dışında evlilik fikrimi “E senden de bu beklenirdi zaten çılgın kadınsın vesselam” deyip, güldüler hep!

Yurt dışında nikah fikrim mevsimlerden bahar sonu-yaz başı iken, mekanlardan Santorini olsundu hep! (Kabul, bu belki herkesin hayali!) Ama evlilik teklifi mevsimlerden yaz sonu-sonbahar’da gelince benim mekan da Santorini’den Paris’e döndü:)

Neden Paris? Çünkü romantik bir şehir. Çünkü idolüm Audrey Hepburn’ün o sevdiğim filmlerinden biri olan Funny Face‘in geçtiği, üstüne Audrey’nin film icabı evlendiği bir şehir.

Gelinliğimi de filmdeki gelinliğinden esinlendim. Makyajımı da onun o klasik makyajı şeklinde yaptım:)

Velhasıl gittik, heyecanlı bir uçuş sonrası (Sağ motora kuş kaçtı, teknik arıza yaşayan uçak havalimanına geri döndü ve biz başka bir uçakla seyahat ettik) Paris’e, St. Germain’deki otelimize ulaştık.

Ertesi gün birbirimizi giydirdik, makyajımı, saçımı kendim yaptım.. Komik bir çift olduk böyle başbaşa:)

Gelin buketime tamamen şans eseri, girdiğimiz üçüncü çiçekçide bizimle gerçekten ilgilenen bir çiçekçi Parisien’in yardımıyla doğaçlama şekilde bir hazırlık sonrası kavuştum 🙂 Tahmin edeceğiniz üzere ortanca olsun istiyordum, ortanca buldum:)

Teyzoşum Brüksel’den geldi benim nikah şahidim oldu, sevgilimin kuzeni Londra’dan geldi onun nikah şahidi oldu. Fıkra gibi bir nikahtı bu arada; 2 Türk, bir Belçikalı, bir Fransız, bir Alman ve bir İngiliz şeklindeydik:)

Konsolosoluk binasında “Evet” dedik, “bir olduk”.

Birbirimizin ayağına basmadık, ayaklarımızı yan yana koyduk sakince, güvenli bir şekilde 🙂  Elim titredi imza atarken, hiç olmadığım kadar heyecan yaptım.

Nikahtan çıktık Trocadéro Meydanı‘nda birkaç fotoğraf çektirdik. Ne yazık ki pek profesyonel olmadı fotoğraflar, ama hatırası kaldı bize yadigar 🙂

Meydanın karşısında bir brasseriéde şampanya patlattık, kadeh kaldırdık. Güldük, zaman zaman gözlerimiz doldu, teyzoşum sarıldı ağladı bana.

Hava nefisti, mis gibiydi mis! Dualarımın karşılığını aldım, bir damla yağmur görmedim.

Ayakkabılarım benden çok sükse yaptı! “Kesinlikle renkli ayakkabılarım olacak” diye sayıklayıp durduğum için yıllardır gittim, yine tanrının da yardımıyla, istediğim renkte, orta topuklu, pek şeker bir ayakkabı buldum.

Velhasıl ne istediysem, nasıl istediysem öyle oldu her şey (Teşekkürler tanrım bir defa daha). Çevremdeki herkes, sevgilim de dahil bu duaların karşılığını aldıkça ben “cık cık cık, nasıl oluyor da oluyor ya” nidalarını tekrarladılar bir defa, beş defa, her defa:)

Şimdilerde bana hemen hemen her karşılaştığım insanın sorduğu soru: “Ee nasıl gidiyor evlilik bakalım?”

“Güzel, keyifli. Aynı… 1,5 yıldır nasılsa, aynı aslında. Belki de daha çok gözlerimizin içi gülüyor olabilir. Sol elimde alyansım var artık. Belki bir de bu farklılık olabilir söyleyebileceğim. Ha, bir de geçenlerde telefonda birine sevgilimden bahsederken o konuyla eşim ilgileniyor dediğimde yaşadığım şaşkınlık fark katmış olabilir hayatımıza :)”

* Sevgilimle “bir olmak” için imza attığımız tarih:)

** Sevgilimin rızasıyla yayınladığım bu 3 fotoğraf o güne ait benim, bizim en sevdiklerimiz.  İlki Trocadéro Meydanı’ndan. İkincisi konsoloslukta imza atmadan hemen önce. Ve sonuncusu da konsolosluktan girerken.*

 

 

Bekarlığıma Veda Gecesi..

Harika bir geceydi.

Güzel dostlarım beni güldürmeyi, şaşırtmayı, eğlendirmeyi ve haliyle ağlatmayı başardılar.

Önce evimi süslediler, sonra beni:)

Tütü eteğim sevgili dostumun sevgili kızı, yetenekli, harika bir kadından Elif’ten (Pride’s Fashion), Audrey’li t-shirtüm ise Emine ve Ayşegülümün ortak çabalarıyla Prima Rima‘dandı..

Margaritalar hazırladık, o geceye özgü oyunlar oynadık evde:)

Sonra atladık Taço Meyhaneye gittik. Burası Ankaralıların çok yakından tanıdığı, zamanında Mey’hane’de de çıkmış olan Tunç’un mekanı. Çok hoş ve farklı bir dekoru var. Suplalar, yaldızlı masa örtüleri, kadifeler. Yemeklerin, mezelerin tadı-tuzu yerinde. Programsa pek doyurucu. Gecenin sonunda Tunç çıkıyor sahneye ve herkesi koparmayı başarıyor.

Mekana geldiğimde beni bekleyen en güzel süprizlerden biri girişe astıkları Bridesmaids filminin posteriydi. Posterdeki oyuncuların kafaları yerine bana bu geceyi armağan eden süper ekürimin kafaları montajlanmıştı:) Bayıldım..

Masada her servisin üzerinde Audrey’li yaka kokartları vardı. Üstlerinde benim için hislerini, dileklerini yazmalarına imkan verecek kadar boşluk bırakılmıştı. Gecenin sonunda tüm o kokartları bana okuyup beni ağlattılar alçaklar:)

Hepsine bayılıyorum bu kadınların. Hepsinin bir hikayesi, her birinin kendi çapında beni kendilerine hayran bırakan özlellikleri var.

Ayşegülüm Sultanım, Tolucum, Natali’m, gecenin mimarı-çılgın-renkli Emoşum, Dugim, Çiçeğim, Feryalcim, Duygucum, Zeynepcanım. Binlerce teşekkür. Benim gibi bir kadının hayatında önem sırasında dostlar hep ilk sırada oldu. Sendeleyip düşe yazdığımda yanımdaydılar, ileri adım atarken ittirdiler arkamdan beni. Başarılarımla, sevinçlerimle mutlu olup, katlanarak çoğaldı yürekleri; üzüntümde, çaresizliğimde dinlediler beni, hastayken baktılar, ilaç aldılar, yemek taşıdılar, acilde yattım başucumda beklediler.

Bekarlığıma 15 Ekim’de böyle güzel, çılgın bir gece ile veda ettim dostlarımla. Fotoğraflar o kadar çoktu ki.. Aralarından seçtiklerimle sizi baş başa bırakıyorum:)

Bir önceki “Bir Olmak” yazıma yazmış olduğunuz tüm yorumlara ise kalbimin ta içinden teşekkür ediyorum. Her birinize gülümsedim okurken yorumlarınızı, gözlerim doldu, hüzünlendim birazcık. İyi ki varsınız, iyi ki ses veriyorsunuz. Tek satır ya da tek kelime ile olsa da..

 

 

“Bir” Olmak!

“Sevgilim,

Hep mutlu, hep sevgi dolu, hep yan yana olalım. Sıkılmayalım birbirimizden, üzmeyelim, ağlatmayalım, kapıyı çarpıp çıkmak zorunda bırakmayalım birbirimizi evden, sırtımızı dönüp küs uyumayalım.

Hep yine böyle eğlenelim birlikte, hep gezmekten, seyahat etmekten, yemekten-içmekten bu kadar hoşlanalım. Hep kedi gibi sokulup film izleyelim birbirimize, hiç uzak; hele o kadar yakınken uzak kalmayalım.

Hiç kırmayalım birbirimizi, incitmeyelim, hiç zor durumda bırakmayalım. Asil olalım, asaletli, naif olalım birbirimize, gerçek olalım, yalan bilmesin dudaklarımız, saygımızı hiç kaybetmeyelim.

Huzur verelim yine hep birbirimize, ışık tutalım, dinleyelim birbirimizi, bir şeyler öğretelim. Konuşalım, küçük notlar bırakalım birbirimize yine, kaybolmayalım birbirimiz olmadan.

Ve her daim paylaşalım hep şimdiki gibi hayatımızdaki en iyi şeyleri de en kötülerini de. Birlikte göğüs gerelim karşılaştığımız her şeye. Gözümüzün yaşına kıyamayalım. Gözlerimizden öpelim yine birbirimizi, saçlarımdan öp yine beni.

Hep sev beni tam 1,5 yıldır yaptığın gibi.”

..

Hafta sonu bekarlığıma veda edeceğim ekürimle.

Sonraki hafta içi ise bir başka ülkede, ikimiz  “bir” olmak için imza atacağız.

Hayatımı başka bir hayatla birleştireceğim. Evimi, başka bir ev ile. Hayallerimi, başka hayallerle.

Şehrimi değiştireceğim.  Geri döneceğim o çok iyi bildiğim yere.

..

Yolum, yolumuz açık, pırıl pırıl olsun.

Daha iyisi, bu yazıyı okuyup bizim için güzel dualarını esirgemeyenler için 🙂