Bu liste tamamen kendi tercihlerim üzerinden oluşturulmuştur:) Her 5’linin başına bu notu eklemenin doğru olduğunu düşünüyorum:) Ne olur ne olmaz!
1 ~ Liva’ların ben de ayrı bir yeri var. Küçükesat’taki mavi kutumda oturduğum yıllar, hep Esat’taki Liva Pastanesinden alırdım poğaçayı, kurabiyeyi, pastamı, profiterolümü. (İnanılmaz güzeldir.) Hafta sonları sabah tenise, spora gitmeden önce oradan alırdık sonrası için kahvaltı malzemelerimizi falan. Yıllar içerisinde Liva, Pastane adını bir kenara bıraktı ve Bistro&Cafe konseptine geçti.
Bu konseptle açılan ilk yerleri de yanılmıyorsam Farabi Liva’dır. Ben oradaki kahvaltılarımı hep çok sevdim. Oradan evime alıp getirdiklerimi de çok sevdim. Minik bir dezavantajı, cadde üzeri olması. Gerçi Pazar günleri millet ayılıp yollara düşene kadar biz kahvaltıyı bitirmiş oluyorduk ama. Kaşar peynirli su böreği, kol böreği harikadır. Kahvaltısı da oldukça doyurucu ve yeterlidir benim gözümde.
Son dönem Liva, Hamamönü’ne de Liva Osmanlı Mutfağı adında bir yer daha açtı. Ve o andan beri bizim kahvaltı mekanlarımızdan biri oldu burası. Hamamönü mevki, Hacettepe Hastaneleri’nin hemen arkasında, adı üzerinde Ulus’un hamamlarının bulunduğu yerde. İstanbul’daki Soğuk Çeşme Sokağı gibi restore edilmiş bir mahallede. Kahvaltısını özellikle tavsiye ediyorum bahçesindeki ağaçların altında yayılmış durumdayken:)
2 ~ İki katlı mütevazi bir ev Turta Home Cafe. 2005 yılında 2 hanım ortak açmışlardı bu cafeyi. Ayşegülüm Sultanımla sık giderdik bir ara. Hala da arada adını anınca gidiyor ve her seferinde de “Yahu niye daha sık gelemiyoruz ki?” diyoruz. Ben cevabı şahsen biliyorum aslında: O Cheesecake’ler, o pastalar, o mısır ekmeği dayanılmaz çünkü. Sık gidersek kesinlikle 100 kg. olacağımdan eminim ben!
Mini mini bir bahçesi var. Baharları-yazları orada kahvaltı etmek inanılmaz bir keyif. İçerisi deseniz o ahşabın yarattığı enerjiyle sıcacık, tam adına yaraşır: Ev ortamında gibisiniz. Müzikler çok hoş, kokular mis -zira mutfak girişte. Neyi nasıl pişirdiklerini görebiliyorsunuz. Benim hep kahvaltı dendiğinde ilk 5’imde yer alıyor burası.
Ümitköy Galleria’nın arkasında hemen, Mutluköy Sitesinde.
3 ~ Üçüncü sırada GOP’daki Funda Pastanesi var. Bizim klasik eküri ile burada çok kahvaltı ederiz. Ben hafiften tahmin edebildiğiniz üzere brunch insanı değilim pek. Sabah kahvaltısında peynir-kaymak-bal-yumurta-yeşillik-domates falan yemeyi seviyorum, zeytinyağlı barbunya ya da yaş pasta değil! O sebeple birkaç defa Pazar günü Funda’nın brunchına denk gelmemize rağmen, benim ve ekürinin tercihi daima Köy Kahvaltısından yana oluyor.
Bir de Sıcak Kahvaltı dedikleri bir şeyleri var: Baharatlı sıcak patates, ızgara salam-sucuk-jambonla falan servis ettikleri. Bazen ekibin et sever erkekleri ondan yemeyi tercih edebiliyorlar.
4 ~ Bu sıraya bir simitçiyi layık buldum:) -Ben simit hastayısımdır bu arada:)- Son yıllarda artan oranda Çıtır Simit Cafe konseptine yaklaşık 4 yıl kadar önce katılmış bir yerden bahsedeceğim: Or-An’da, Turan Güneş Bulvarı üzerinde yer alan Çıtır Simit Cafe burası. Ön taraftan baktığınızda bildiğiniz simit fırını, ufak bir mekan. Ama yan tarafından bahçesine indiğinizde tamamen farklı bir dünya. Ankara’da tavus kuşunu, çeşit çeşit değişik hayvanı hayvanat bahçesi dışında bir de burada görebilirsiniz:) Birkaç tane tavus kuşu siz kahvaltı ederken bahçede sağınızdan solunuzdan yavaş yavaş geçer ve oldukça da evcil görünürler. Yalnız ağızlarını açana dek güzeldir her şey! Sesleri bir felakettir bildiğiniz üzere!
Açık Büfesi mevcut Pazar günleri. Simitler çıtır, gözlemeler sıcacık oluyor. 2 tane teyze devamlı gözleme açıp durular bahçede:) Çocuklar için oyun parkı var, arabanızla giderseniz arkada otoparkı var. İçinde kuğuların, ördeklerin cirit attığı, üzerinde tahta köprüleri olan mini göleti var. Var da var. Özellikle Yaz ayları için idealdir. Ağaçların altında kahvaltıya diye gidip dergi, gazete vs.. ile akşamı edebilirsiniz.
5 ~ 5 numaralı mekan için disaridaki yerler konusunda benim bir fikrim yok açıkçası. Zira ben yukarıda yazdığım yerlerin dışında 1 bilemedin 2 mekan daha biliyorum kahvaltı edilebilecek. Mesela İncek Yolu üzerinde bir sürü gözlemeci mekanı var. Kahvaltıları hep “ehh işte” boyutundadır. Ya da Mado vardır, Zeynel vardır falan. Birkac defa KUKI gecmisim var, son donemde. Ama çevremdeki arkadaşlarımdan bu listeyi yazacağımı öğrenenlerin yaz diye direttiği bir mekan var ki, 5 numara orası olsun dedik oybirligiyle:) Eat’n Joy.
Dostlarimin tavsiyesine gore mekanda hem brunch, hem de kahvalti menusu oldukca iyiymis. Fiyatlarinin da bircok yere gore makul oldugunu soylediler. Cukurambar’daki test edilmis ve onaylanmis:) Bilmiyorum giderseniz siz de izlenimlerinizi yazarsiniz bilhare.
Aslina bakarsaniz benim evde de super kahvalti sofralari olur ya. Ben 5. icin Dilara’s Place diyeyim tam olsun:) Benim gonlum ondan yana zira:)
Sevgili K.I.S.D’in sobesine elbet cevap verecegim bir ara.. Uzgunum Deli Kadinim, bu ara o kadar az evdeyim ki:((


