Yorgunum çok.. Boynum tutulmuş nedendir bilinmez.. Bacak kaslarım ve belim iflas etti, onun nedeni belli: “Sabah 08:00 akşam 17:00 dolaş babam dolaş” yüzünden.. Joint Commission International‘dan 3 danışmanımızla bol bol turluyoruz hastanenin içinde; servisler, laboratuvarlar, depolar, yoğun bakımlar, ameliyathaneler, eczane… Hemşire, hekim, yardımcı personel kimi bulursak konuşuyoruz, bazen hastalarla bile, kendileri müsade ettikleri sürece.. Hastane politikalarımızı, prosedürlerimizi, bakım planlarımızı, acil durum planlarımızı ve izlediğimiz performans kriterlerini değerlendiriyoruz masa başında saatlerce.. Velhasıl 2 yıl önce başladığımız bu süreçte önemli adımlar atmış olmamıza rağmen daha yapılacak şeyler, yeni uygulamalar çıkıyor karşımıza.. Daha fazla çalışmamız gerektiği çıkıyor ortaya.. (Mükemmelliğin sonu yok malum:) İç iletişim denen şeyin ne kadar da önemli olduğu gerçeği bir defa daha karşımıza çıkıyor.. Eğitimin, oryantasyonun önemi kavranıyor yine, yeni, yeniden..
Yorgunum çok.. Vücudumdan çok beynim yorgun. Bir deniz kıyısında, akşamüstü saat 18:30-19:00 civarlarında, suya yansıyan akisime bakmak; bir elimde cımbız, bir elimde ayna ile “Umurumda mı Dünya?” demek istiyorum!!!
YALAN!! Adım Dilara Erdem. Babasının kızıyım ben. Ölürümde umursamadan yaşayamam.. Hep üzülür, hep önemser, hep tartışırım doğruluk adına.. İnatçıyım, sabırsızım, bir akrep burcuyum ben.. Mükemmeliyetçiyim, az biraz haylazım; ama inandıklarının peşinden gitmeyi tercih eden, ağlasa da tüm olumsuzluklara, sıksa da dişini sinirden stresten VAZGEÇMEYEN biriyim. Burada yapılacak işler hiç bitmeyecek. Burada bittiği düşünülse bile, bitmeyecek olan başka projeler takip edeceğim. (Ben biliyorum kendimi, ben adam olmam!)
“Yeni bir hayat
Gerisi bayat
Kendime yeni bir ben lazım.
Kendime yeni bir neden lazım”… demek istiyorum.. Ben, denize girmek, dibe dalmak, beyaz yassı taşlar çıkarmak istiyorum yüzeyden.. Çılgınca dans etmek, sabaha kadar içmek, bağıra bağıra “Loosing My Religion” şarkısını söylemek istiyorum.. Ateşin üzerinden atlamak, nedensiz ağlamak, içimi boşaltmak istiyorum.. Bu haftanın sonunda “pause” düğmesine basmak istiyorum..!






