Güzel Şeyler Konulu Yazılar

YE Etkinlikleri #13: Salata-YE

 

En sevdiğimdir salata. Yemek niyetine yerim ben onu:) Düzenli yemek yapmayı ve evde akşam öğünlerini yemeyi bırakalı yaklaşık 3 yıl olmuş.. Ama ben salatalarıma ne bulursam koyduğum için beslenme anlamında bir şeylerden eksik kalmıyorum sanırım.. (Her ne kadar annem aynı fikirde olmasa da:)

Aslen ben yukarıda fotoğraflayıp, dün akşam da afiyetle yediğim salatanın değil; Minnesota-St. Paul’de güzel bahçeli, serin bir cafede ilk defa tattığım bir salatanın tarifini vermek istiyorum. “Aslen çok basitmiş, ama ben nasıl akıl edememişim” diye de hayıflandımdı hatta..!

Salatanın adını hatırlamıyorum, ama biz ona Çilekli-Roka Salatası diyelim:) Ben çilekle rokanın bu kadar güzel uyacağını hiç aklıma getirmezdim..

* Taze ve iyi durumdaki yaklaşık 10-12 roka yaprağını iyice yıkayıp bir servis tabağına alın. Üzerine 2 adet olgun çilek koyacağız, ama çilekleri dilimleyerek:) Daha sonra da karamelize edilmiş ceviz, ya da antep fıstığını ekleyelim. O da ne kadar olsun? Bir avuçtan az mesela.. Sos olarak ise bir miktar balsamic sirke vardı o kadar. Salatamız hazır; hem görüntü hem de tat olarak tavsiye ederim *

Salataya gelince; içinde roka, taze nane, salatalık, domates, konserve mısır, ceviz ve ızgara sosis var. Üzerine sos olarak limon ve zeytinyağı ile dışarıdan gelirken getirdiğim bir salata sosunu “dressing” yaptım:)

Afiyet olsun mu? Olsun:)))

Döndüm…

** NYC Kennedy Havalanı’nda check-in işkencesi tam 1,5 saat sürdü!! Ben işimi bitirdiğimde kuyruk hala upuzundu!

** NYC Havaalanı-Kapıdan içeri eve girmem tam 17 saat aldı..

** İstanbul’a varmam ile Ankara’ya hareketim arasında 12 dakika olduğu için Duty Free pass geçildi üzülerekten:((

** Siparişler ve alış-verişlerle dolu valizim bir sonraki uçakla gelmeyi tercih etmiş, sağolsun THY eve kadar getirdi kendilerini Ankara’ya ulaşınca:))

** MIA ne yazık ki sokağa alışmış:(( Komşum, evi dağıtınca onu sabahları işe giderken bahçeye bırakıp akşamları alıyormuş! Evimin içi savaş alanı gibiydi, her yerde taş, kiraz çekirdeği ve bilimum yaprak…

** Cumartesi günü Bezen ile hayatımızın en hızlı alış-veriş turunu tamamladık:)) Benimle koşturduğun için teşekkür ederim güzelim..  P.S: O ayakkabılar giyilsin diye alındı, sakın dolapta bekletme:)) Sıkı kalçalarımız olacak bak:))

** Cuma gecesi Sibel ve İlkay Kazakçı çiftini ziyarete gittiğimiz akşam İlkay’ın annesi bir kahve falı baktı ki, yeme de yanında yat oldu:)) Heyecanla bekliyorum olacakları..

** Nine West kesinlikle buradan alınmaz özellikle “sale” dönemlerinde, yazın bir yere:))Ayakkabı bir bizde bir de İtalya’da bu kadar pahalı herhalde..

** Bath&Body Works hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu. İkinci gurur yılımızı kutluyoruz beraberce:))

** B&H Mağazası’ndan fotoğraf makinam için hafıza kartı aldım. Hani şu tam 1 koca bloğun tamamını kaplayan ve Yahudi’lerin işlettiği New York’un en büyük elektronik eşya dükkanı var ya, işte oradan.. Fiyatlar da gayet hesaplıydı..

** NYC’de son günümü burada geçirdim, tekne turu yaptım.. Havanın rüzgarlı olmasından sebep bir sürü yelkenli vardı denizde, bir güzellerdi ki sormayın..

** Canım dostlarıma teşekkür ediyorum, yine beni misafir ettikleri için.. Adil’cim, bu defa “Home Sweet Home” demedim bak:)) Aklıma giriyor senin şu eşin! Bir şey de yahu:))

Cooler…

New Jersey’de dostlarimla beraberim.. Her yil, her Temmuz sonu oldugu gibi.. Bezen’cim bu aralar meyvali-yogurtlu karisimlar, frozen icecekleri test etmekteymis bol bol.. Amerika’ya gelirken ucakta edindigim ve Minnesota gunlerimde ara ara tukettigim Absolute Apeach pek bereketli cikti; buralara kadar yetti.. Bezen’le gecen aksam ustu kendimize guzel ve serinletici bir karisim hazirladik. Ben buna “B&D’s Cooler” diyecegim:)) Muhtesemdi! Tarifi mi? Soyle: Nektarin, seftali ve mango meyvalarinin kabuklarini soyup kup kup dogradiktan sonra bir blendra bosalttik. Uzerine bolca buz  ve Absolute Apeach! Bu kadar.. Blendirda iyice karistirdik ve afiyetle iciverdik. Hizimi alamadim ben, ertesi aKsam da yaptim kendime:)) Sanirim eve donunce bir blendr edinecegim…

Zeynep‘cim, ne dersin? Boyle tuketmekle ayip etmiyoruz degil mi Absolute Apeach’e :))) Cok yoruluyorsun biliyorum.. Aksam kendine hazirla bir tane. Asap bozuklugu, sinir-minir hepsi ucup gidiverecek..

Veee Bitirirken….

23. “International Health Night” dun aksam basariyla tamamlandi.. Benden baska daha once yazdigim ulkelere ek olarak Nijerya ve Kamerun’dan da konusmacilar vardi.. Nijerya’yi temsilen 6 yildir Minnesota’da yasayan ve bir hastanede hemsirelik yapan bir hatun 4. konusmaci olarak cikti ve benim gibi herkesi etkileyen buna benzer bir konusma yapti:

” Ben ne yazik ki benden oncekiler gibi renkli istatistikler ya da hos fotograflar gosteremiyecegim size.. Cunku benim ulkemde ne saglik sistemi diye bir sey var, ne de hastane.. Hastaneler 4 duvari ve tepesinde catisi olan, teknik ekipmanlar acisindan yetersiz ve soguk yerler. Ben ilk cocugumu hastanede yerde dogurmustum.. Yatak yoktu zira herkes icin.. Nijerya, petrol acisindan cok zengin bir ulke. Tum bu eksiklerin nedeni parasiz ve fakir bir ulke olmamaizdan kaynaklanmiyor. Ama petrolden gelen milyarlarca dolarlar sadece nufusun 1%’inin elinde! Yillardir AIDS ile savasiyoruz. Kac bebek elllerimde oldu bilmiyorum.. Kac tane cocuk anne ve babasini AIDS’den kaybettigi icin oksuz ve yetim bilemezsiniz…..”

Turkiye’deki bir insanin ortalama yasam omru -son 2003 istatistiklerine gore- 70 yil.. Nijerya’da bu sayi 1999 yilinin verilerine gore sadece 47 imis.. Bebek olum oranimiz 40%’larda bizim, Nijerya’da bu rakam 158%!! Konusmasi sirasinda tum bunlari anlatirken zaman zaman gozleri doldu, gozlerimiz doldu.. Herkesi, ozellikle AIDS ile savaslarinda yardim etmeye cagirdi. Benzer isitatistikler ne yazik ki Nijerya’nin komsusu Kamerun’un konusmacisinin slaytlarinda da vardi.. Burada, Minnesota’da kisa adi “ZIP” olan bir organizasyonda calisan Kamerun’lu hanim ise ozellikle Afrika kokenli gencleri egitmek icin cok ugrastiklarini, burada onlarin gittikleri kiliselerde oturumlar duzenlediklerini, bedava condom dagittiklarini ve bedava test onerdiklerini soyledi.

Velhasil degisik ulkelerin gercekleri ile karsi karsiya gelmek hem guzeldi, hem uzucu.. Ne kadar sansliyim ben birey olarak bunu dusundum dun gece konusmacilar sirayla sahne alirken!

Evet. Bugun son gunumuzdu. Son dersimizi yaptik. Saglik idarecileri olarak bir nevi “Code of Ethics” olusturduk Etik dersinde.. Birbirimizle kucaklastik, vedalastik simdilik.. Herkes esya toplamaya gitti ben odama uyumaya.. Zira dun gece, burada hemen hemen her aksam gittigimiz Sally’s barindaydik son aksamimiz diyerekten:)) Biralar surahilerle geldi, gitti. Tekila shut’lar, sambuca‘lar icildi.. Dans edildi, az-biraz kafa bulundu. Odama geldigimde saat 2 idi.. Sabah 8 dersine zor geldik hepimiz..

Yarin ayriliyorum buradan.. Guzel anilarim oldu yine “ani sepeti”me attigim:))

– Sambuca kesfedildi bu yil..

Stub and Herbs‘de cok ama cok eglenildi.. Karaoke yapildi, yarismalara katilindi..

– Bu yilki derslerden cok ama cok keyif alindi. Instructorlara bayilindi.. Ozellikle Ethics (Michael Resnick) dersininkine.

– Mikro dalgasi, buzdolabi olan gecen yilkine oranla daha konforlu bir yurtta kalindi. O dolaba bol bol aromali sular, buzlar, mini havuclar, dondurmalar depolandi:))

– Minnesota’nin bu kampusunun ne kadar guzel oldugu bir defa daha hatirlandi.. (Eger cocugunu Amerika’da okutmak isteyen olursa siddetle tavsiye edebilecegim bir kampus burasi..) Bakiniz..

– Bu yilki “Regional Presentation’im icin Guney Afrikali dostlardan guzel oneriler ve davet teklifi geldi.. Ne guzel olurdu Cape Town’da bir 3 gun, hem de bizde kis orada yaz ayi sayilan Aralik’ta..

– Diane’in beni ziyaret etmek uzere Turkiye’ye gelmek istedigini ogrendim.. 40. dogum gununu kutladik beraber.. Ve o aksam bana Amerika disina hic seyahat etmedigini soyledi!!

– Insanlar bu yil da bana birilerini bulma isini gorev edindiler yine kendilerine:)) Hatta dun aksam Course I ogrencilerinden Justine ile beni yakistirmislar, hemen bir ortam yaratildi daha ben ne oldugunu anlayamadan:))

– Bu 1.5 hafta boyunca kampuste ogle yemegi niyetine sadece ve sadece salata yedim.. Tofu denilen seyden nefret ettim..  Krem peynirli bagel ve kocaman bir kahve kahvaltimi olusturdular. Normalde icmedigim kadar su tukettim.. Kosmayi basarabildim yine burada..

………

Guzel bir yaz okuluydu.. Umuyorum ki seneye de gelmeyi basarabilirim.. Tum dostlarima guzel bir kafta sonu dilerim.. Sonraki post’umuz New Jersey’den olacak insallah.. Kalin saglicakla..

Be On The Water….

It Makes Your Soul Feel Good!!!

Aradan tam 1 yil gectikten sonra tekrar Lake Calhoun‘da olmak ve kano yapmak, ve piknik yapmak, ve kurek cekmek, ve gole girmek cok ama cok guzeldi… (*Bu arada biz bunlari yaparken, Minneapolis Downtown’da hava sicakligi mevsimin en yuksek hava sicakligini gosteriyordu: 102 fahrenheit. Metrik sistemde saniyorum ki 39-40  derece gibi bir seye tekabul ediyor.) Fonda ve ben mini piknik sepetimiz, ici icecek dolu cantamiz ve havlularimizla oglen saatlerinde yukarida fotografini gordugunuz baslangic noktasina vardik. Yarim gunu -ki bu 5 saat olarak soylendi bize- 40 $ odeyerek 2 kisilik bir kano kiraladik. Gecen seneden farkli olarak bu sene bu kadar hava sicakligina ragmen deli gibi de ruzgar vardi.. Bu sebeple kol kaslarim yine bir hayli calistilar kurek cekmekten:) Bu yil piknik sepetimizi Fonda hazirladi. Gecen yil bir suru leziz seyler almistik bir Lubnan lokantasindan. Ama bu yil o lokanta kapanmis ne yazik ki…

Gecen yil 3 ayri golden gectigimizi anlatmis; isimlerini vermemisim: Lake Calhoun, Lake Isle ve Lake Cedar. Sonuncusunda ufak bir plaj var ve diger ikisine oranla daha temiz. Bu nedenle genelde kanolarda kurekler buraya cekiliyor ve burada gole girp, guneslenebiliyorsunuz.. Biz de aynen boyle yaptik..

 

Ogrendigim enteresan bir sey oldu: Ben, ‘topless’ diye tabir ettigimiz ustsuz guneslenme seklinin bizim disimizdaki tum Avrupa ve Amerikalilara ozgu oldugunu sanirdim, yanilmisim.. Amerikanlar ilginc bir sekilde ‘conservative’ ler.. Tutucu olmalarindan sebep oyle ustsuz falan guneslenmiyorlarmis! Zira biz guneslenirken Cek oldugunu sandigimiz bir hatun ve 2 kizida plaja havlularini serdiler ve ustlerini cikararak guneslenmeye basladilar! Fonda da dahil olmak uzere sagdan soldan bir suru kisi ‘cik cik.. ne ayip.. hic olmadi..’ gibisinden soylendi bir muddet! Bu guneslenme sekli sadece “Avrupali”lara ozguymus:) Tabi siz  bu aciklamanin uzerine bu hatunlarin fotografini bekliyorsunuz:))) Yok oyle, edebinizle oturun iste.. Hayal edin, yaraticiliginizi kullanin. Arada zihinlere jimnastik yaptirmakta fayda var:)))

Guzel ve keyifli bir gunun neredeyse yarisini daimi bir seyler yiyerek gecirdik. Yetmedi, kanolari saat 18:30 gibi teslim ettikten sonra Fonda’nin en yakin arkadasi olan Lisa&Chuck cifti ile aksam yemeginde bulusmak uzere Sawatdee Thai Restoranti’na dogru yola ciktik.. Chuck ile ben yaklasik 1 yildir Flickr’dan da birbirimizi takip ediyorduk zaten..Fonda benim Flickr’daki fotograflarimdan ona soz etmis ve o da beni iletisim listesine eklemisti.. Yuz yuze tanismak cok hos oldu:) Ikimizinde elinde fotograf makinalari bir muddet fotograftan konustuk, as usual.. Chuck’in fotograflarina buradan ulasabilirsiniz.

Bu harika gunun sonunda odama dondugumde saatim 22:30’u gosteriyordu. Bugun Course 1 icin basvuran yeni ogrencileri karsilama gunumuz. (Ben Course 2 oldum bu yil. Allah kismet ederse Course 3 sonrasi mezun olacagiz!) Onlara kampusteki oryantasyonlarinda yardim ediyoruz biz tecrubeli oldugumuz icin.. Gecen sene ben de katilmistim, simdi ben birilerine oryantasyon gezisi yaptiracagim:)) Dunun cehennem sicaginin ardindan tum gece sabaha kadar yagmur yagdi. Biraz once kahve almak icin disari ciktim, hava igrenc tek kelime ile: Nemli, sikintili, bir garip! Birkac yeni fotografi sag taraftaki ‘Minnesota’ basliginin altina ekledim.

Hepinize harika bir hafta diliyorum.. Eeee. sizin hafta sonunuz iyi gecti mi bari??