Kişisel Notlar Konulu Yazılar

Fast & Funny:))

İlk defa düzenlediğim bahçe partime katılan, eğlenceli ve keyifli bir Cumartesi akşamı geçirmemize neden olan, suların kesik olmasına rağmen alalacele yetiştirmeye çalıştığım yemekleri “süper olmuş” diyerek silip süpüren, önceden gelip bana yardımcı olan; kısaca yapımda ve yayında emeği geçen herkese (toplamda 13 çılgına) TEŞEKKÜR EDİYORUM..

Hafta sonum böylece keyifli başladı, keyifli devam etti.. Pazar günü de Formula 1 heyecanı ile bir önceki akşamın parti yorgunluğunu çıkarırcasına evde oturup, koltuğumla bütünleştim.. İlk organizasyon için başarılıydı bence. Ayrıca heyecanlı da oldu diyebilirm. (Benim favorim Weber, tam ataklarına başlamışken yarış dışı kaldı ufak bir kaza sonucu ama..) Yarışın favorisi Fin’li pilot Kimi Raikonen aldı 1. İstanbul Park Türkiye GP’yi..

Yarış sonrası, konsantre olabildiğim ölçüde ders çalışmaya çalıştım.. Başardım da.. 12 sayfalık ödevimin 2 sayfası bitti bile..Kalanını da Perşembe gününe kadar bitirmem gerekiyor, zira tatile kaçacağım..

 

Bugün Cuma:)

Yaşasın diyoruz.! Her ne kadar hafta benim için çok zor geçmese de, Cuma gününün gelmesi ile beraber hafta sonuna saatler kaldığını bilmek çok güzel.. Hafta sonu rüzgar gibi geçse bile:))

Bu hafta sonu güzel şeyler yapılacak; Mesela kızlarla hamam sefası, arkadaşlarla evde mini-parti yapılacak, kardeşimle keyifli vakit geçirilecek, ders çalışmaya çalışılacak, aldığım iki DVD ve Pazar günü Formula yarışları TV’den izlenecek…

Evdeki mini-parti yaklaşık 10 kişilik olacak. Menü kafamda oluştu gibi: Ayşegül Sultan o meşhur kısırından yapacak. Ben de meşhur böreklerimden birini, zeytinyağlı patlıcanlı mezemi, barbunya pilakimi ve bademli tavuk yemeğimi yapmayı düşünüyorum.. Olmazsa olmaz peynir tabağım ve meyve de sofrada olacak tabi. (Tekrar yemek yapmaya başladığım için çok mutluyum)

Aslında enteresan filmler de gelmiş sinemalara bugün.. Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi, Bak Kim Gelmiş, Çılgın Haftasonu, Bombon Köpek ve Son Sosyalist Mitterand. Vakit kalırsa birine gidilebilir.!

Ankara’da hafta sonu sıcak olacakmış yine.. Bu da demektir ki  zaten az ve öz olan açık havuzlarımızda şenlik olacak! (Biz genelde ODTÜ Mezunlar Derneği’nin Vişnelik Tesisleri’ne ya da Hacettepe’nin Beyaz Ev’ine gidiyoruz.) Ankara’da tek sevmediğim şey mavi, sonsuz, serin, lacivert, derin bir denizimiz olmaması.:((

İyi hafta sonları..

“Acilen Clark Kent’ler aranıyor!”

Başlık alıntı.. Ali Işıngör’ün web sitesi olan Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi‘nden.. Bu başlık Pazar günü yayınlanmış.. Blog Kardeşliği vasıtasıyla haberdar oldum. Hastanede çalışmaya başladığımdan beridir, sağlık işinin ne kadar yabana atılmaması ve takip edilmesi gereken bir iş olduğunu benden daha iyi gören, bilen yoktur herhalde. 1 ünite kan vermenin, bir hastanın yakınlarında olup elini tutmanın, ya da ailesine iyi dileklerde bulunmanın değerini de… Bloğumuz faydalı bir işe de hizmet etsin, gelin şu sayfaya bir göz atın. Elinizden bir şey geliyorsa da mutlaka yapın lütfen. Benim kan grubum uymuyor ve Ankara’da yaşıyorum. Ama kan grubum 0 RH (+). İhtiyacınız olursa bir gün, aklınızda olsun!

Şeftali-Ye

Sevgili Hatice ve arkadaşlarının önderliğinde düzenlenmeye başlanan “Bloglar arası Yemek Etkinliği”nin konusu bu ay Şeftali… Her ay, değişik bir meyve ya da sebze kullanılarak bir sürü değişik tarif denenecek ve bizim gibi -özellikle çalışan ve boğazına düşkün olan- hatunların işine yarayabilecek bir dolu tarifimiz olacak:))

Ben de bu etkinliğe daha önce yeşil elma kullanarak hazırladığım ve bayıla bayıla yediğim bir salata tarifininin şeftalili versiyonu ile iştirak etmiş bulunuyorum.. Hadi bakalım… Tarifimizi yazalım…

Şeftalili Tavuk Salatası

Malzemeler (4 kişilik)

Orta boy Aysberg marulu

1 adet kırmızı soğan

1 parça tavuk göğsü

1 kase ceviz içi

1 tane olgun şeftali

1 paket knorr salata sosu (Fesleğenli olanından)

1 tatlı kaşığı susam (Susam yoktu, ben de çörek otu kullandım)

Hazırlanışı

Marulu parçalara ayırarak içi su dolu bir kasede, üzerine bir parça tuz ekleyerek bir 10 dakika bekletin. (Aysberin yıkanması zor olduğundan bu şekilde temizlemeyi uygun görüyorum.) Tavuk göğsünü tavla zarı şeklinde parçalara ayırarak çok az zeytinyağı ilavesi ile tavada çevirin. Kırmızı soğanı ortadan ikiye bölerek ince halkalar şeklinde doğrayın.. Şeftaliyi ortadan ikiye böldükten sonra ince ince dilimleyin. Salata sosunu üzerindeki tarife göre hazırladıktan sonra içine susam ya da çörek otunu karıştırın. Marulun suyunu süzdükten sonra, bir kasede ceviziçi ile salata sosunun yarısını kullanarak harmanlayın. Başka bir kasede tavukları, soğanı ve şeftali parçalarını sosun kalanı ile harmanladıktan sonra tüm malzemeyi servis tabağınıza boşaltın.. Üzerini birkaç parça şeftali ile süsleyebilirsiniz.. Bittiğinde aşağıdakine benzer bir salata oluyor. Afiyet olsun..

MeMe The Cook-Next-Door

Zeynep‘e söz verdiğim üzere The Cook-Next-Door ile ilgili sorulara cevap veriyorum bugün:))

1. İlk mutfak maceran neydi, neler hatırlıyorsun?

Dürüst olmak gerekirse, 14 yaşıma kadar pek mutfak-yemek macerası hatırlamıyorum geçmişe ilişkin.. Mutfakla tek ilgim annemin zorlamaları sonucu akşam yemeği için sofrayı kurmak, homurdanarak da sofrayı kaldırmaktı! 14 yaşıma geldiğimde annem ve babam ayrıldılar ve biz (4 yaş küçük kardeşim ve ben) babam ile yaşamaya başladık. İlk defa ciddi olarak -yemek yapmak için-mutfağa o zaman girdim. İlk yaptığım-daha doğrusu yapamadığım- yemek “makarna” idi. Soğuk suya 1 paket makarna atıp, herşeyi berbat ettikten sonra ağlayarak annemi aramıştım telefonda.. O da bana işin doğrusunu anlatıp, o hafta “kara kaplı yemek kitabı”nı yollamıştı postayla:)) O günden sonra mutfaktan çıkamadım uzun bir süre:))

2. Yemek yapma stilini en çok etkileyen kimdi?

Çok uzun bir süre tabi ki annemdi.. Annem çok güzel yemekler yapan, bunları özenle sofraya taşıyan, süsleyen bir kadındı. Daha sonra çeşitli yemek dergileri ve programlarından çok faydalandım. 2 yıl boyunca “Sofra” Dergisinin abonesiydim. Emine Beder ve Ayşe Tüter’in tariflerini az yapmadım zamanında! Sonra sonra kendime ait bir tarz oluşturdum. Bir çok şeyi karıştırarak, deneyerek, tatlı tadları sebzelerle-etlerle kullanarak yemek yapmaya meraklıyım.

3. Yemeğe ve yemek dünyasına ilgini kanıtlayan bir resmin var mı? Bize göstermek ister misin?

Neredeyse tüm aktivitelerimiz yemek yemek üzerine kurulu olduğundan bu konuda çok zorlanacağımı sanmıyorum.. Önceki yazılarımdan birinde mangal başında bir fotoğrafımı koymuştum buraya:)) Genelde hazırladığım sofraları da fotoğraflıyorum.. Ama ne yazık ki şu anki bilgisayarımda kayıtlı bir tane bile bulamadım:((

4. Mutfakta kendisine karşı fobin olan birşey var mı? Yaparken avuçlarını terleten bir yemek mesela?

Genel olarak-yemeğe çok meraklı olmama rağmen- hamur işlerini pek beceremiyorum. Çok iyi bir fırınım olmasına rağmen halen şöyle güzelce, pofuduk kabarmış bir kek yapanilmiş değilim mesela.. Yumurtaları dışarıda bekletiyorum, şeker eriyene kadar çırpıyorum falan ama nafile.. Bir de eskiden et pişirme özürlüydüm, şimdi becerebiliyorum:)) Hamur açmayı hiç denemedim, seyretmesi bile beni yoruyor!

5. Mutfakta hangi yardımcını vazgeçilemez buluyorsun? Alıpta çok gereksiz bulduğun bir şey var mı mutfağında?

Bıçaklarım ve pişirmek için kullandığımız ocağımız olmasa hayat çok zor olurdu herhalde. Bir de her yemekle şarap içme alışkanlığım olduğu için tirbüşonumu da en gerekli ev aletim olarak nitelendiriyorum.. Alıpta kullanmayı beceremediğim tek ev aleti ise mikrodalga fırınım!

6. Birkaç garip ve komik yemek çeşidi söyle, senin çok sevdiğin ama senden başka kimsenin sevmeyeceğini düşündüğün.

Aslına bakarsak garip şeyler yaptığım çok oluyor, Türk damak tadına uygun olmayan; ama genelde tadan herkes pek bir memnun kalıyor. Bu sebeple bu soruya uygun bir cevap veremeyeceğim sanırım..

7. Hangi 3 malzemeden ve yemekten vazgeçemezsin?

Peynir,domates ve baharatlarımdan vazgeçemem herhalde.

8. En çok sevdiğin dondurma çeşidi?

Dondurma en sevdiğim tatlıdır benim. Yaz-kış hiç sıkılmadan yerim. Devamlı dondurma yediğim 2 ayrı yer var. Birinin mutlaka cevizli dondurmasını, diğerinin ise krokanlı dondurmasını tercih ederim.

9. Asla yemeği düşünmediğin bir şey?

Her zaman önce denemekten yana olduğum için, denediklerim arasında beğenmediğim birkaç şey var: Domuz eti (soğuk olarak yemiştim..iyyyyk), sebze olarak bamya, sakatat sevmeme rağmen kelle!

10. Özel bir yemeğin, spesiyalin var mı?

Herkesin, her biraraya gelişimiz öncesi sayıkladıkları pazılı-peynirli bir böreğim, karides güvecim ve “içinde bir ben yokum salata”sı aklıma ilk gelenler:))

11. Seni sobeleyen aşçı?

Zeynep. Ama ebeledi mi, sobeledi mi orası karışık biraz:))

12. Senin sobelediğin 3 aşçı?

Sevgili Hatice‘yi sobelerdim; ama sanırım birçok kişi tarafından sobelenmiştir.. Sonra da arkadaşım Bezen’i sobelerdim. Webloglarına eşi yazıyor, ama bir defalık Bezen’in hikayesini yazmasını rica edeceğim kendilerinden. (Tatilden döndüklerinde tabi:)) Bir de sanırım hala sobelenmediyse oldukça şaşıracağım Dilek’çe‘yi sobelerdim..