Aylık Arşiv: Ağustos 2007

Smiling is Contagious:)

Bundan daha guzel birsey var mi allah askina?

Yapmasi bedava, ayrica da cok kolay.. Acisiz. agrisiz.. Diger insanlari da mutlu ediyor hem. Baskalarini mutlu etmesi sizin de mutlu olmaniza neden oluyor. Ha unutmadan, ustune ustluk bolca kalori yakmaniz da cabasi:) Yani bunyeye de gayet iyi geliyor:) Neden mi bahsediyorum: GÜLÜMSEMEKTEN:)

Bazen neden guldugunuzu bile unutabiliyorsunuz gerci:) Olsun varsin, bazen unutmak da iyidir..

Ben guzel arkadaslarimla beraber cok guzel bir hafta sonu gecirdim. Bol bol guldum, bol bol gulduk. Dedigim gibi birimiz basladi mi digerlerine de bulasiverdi bu gulumseme virusu:) Uzaklardan gelen arkadaslarimizi da yanimiza alip, son donemdeki favori”Lezzet Duragim”a gittik: Balikcikoy’e. (Yazacagim bu Carsamba daha detayli burasi ile ilgili)

Sonra dans ettik, yine gulduk:) Şarkılar söyledik, yine güldük:) Kahve ictik, yine gulduk:) Bu defaki gulme sebebimiz kahve falimiza bakan bir arkadasimizin gelecegimize ilskin gorduklerini yorumlayis sekli oldu:)

Ertesi gün oldu, baktım yine virüs çevremde dolaşıyor, bana bulaşmak için yer arıyor:) Dedim “Gel, gel.. Senden kurtulmak isteyen kim?” Peşimi bırakmadı tüm hafta sonu. Hani kalori yaktım, pek mutlu oldum, pek mutlu ettim; ama biliyor musunuz  göz kenarlarımdaki çizgilerimi de arttırdım. Hatta buradan bile belli oluyor! E Mark Twain ne demiş? “Wrinkles should merely indicate where smiles have been”

Diyeceğim;

Smiling is my favourite exercise:)

Kesinlikle tavsiye eder, gözlerinizden öperim:) Süperr bir hafta diliyorum. Bol gülümsemeli, kahkahalı, bol egzersizli:)

Bit Pazarina Nur Yagdi:)

~ “SimDi Yasa, InaN baNa, BekleMe yarInI

BuguN toPLa GULLERINI yaSamiN..”  demis Pierre  De Ronsard..

Ne guzel demis ta 1550 yillarda.. Bugun bile hala benzeri cumleler kurmuyor muyuz? Aradan asirlar da gecse degismeyecek tek sey “An’i yasamak” sanirim:) Elimizde olanlarla mutlu olmayi becerebilmek, elimizdeki guzel seylerin degerini bilip, hic sahip olamadiklarimiz ya da elimizden kayip gidiveren seyler icin sikinti yapmamak sanirim:) Sanirim.. Sadece YASAMAK!

~ “MutLuluk Vucut iCin yaRarliDir anCak

ZihinseL gucLeri GeliStireN, UzunTuduR..” demis Marcel Proust..

Ne guzel demis ta 1800’li yillarin sonunda.. Aklen ve ruhen gelisebilmemizi, olgunlasabilmemizi, buyuyebilmemizi, “adam” olabilmemizi, gucluklere karsi daha saglam ayakta durabilmemizi; kisaca bilge olabilmemizi uzuntulerimize borcluyuz. Onlari da sahiplenmemiz, basa cikmayi ogrenebilmemiz gerek demek ki:)

 

~ “MutluLuk; bulAbilDiginiz, eLde EdbilDiginiZ cicEKlerdeN

Bir deMet YapaBilmekTir..” demis Robert Goddard..

Ne guzel demis ta 1900 yillarin baslarinda.. Yani elinizde papatyalar, arasina serpistirilmis birkac gul, birkac tane sumbul oldugu halde “ey guzel insanlar, neden hala yan bahcedeki orkidelerde kalir gozunuz” demeye getirmis lafi:)

~” SiZe SizDen BasKa  Hicbir Sey HuzUr VereMez..” demis Ralph Waldo Emerson..

Ne guzel demis ta 1800’lu yillarda.. Siz bir tanesiniz! Siz huzurlu oldugunuz, iyi enerjilerle dolu oldugunuz zaman baskalarini da huzur vermiyor musunuz? Tecrubeyle sabit:)

~” TeseKkurleR haYata

Bana bU deNli veRen;

Bana kAhkAhAyi vErdi ve goZyaslArInI;

BoyleCe ayIrIrIm seVinci KedeRden;

SarkImI oluStuRan o iki oGeyi;

Ve siziN sarkInIzI ki aYnI sarkIdIr.

Ve herKesin sArkIsInI ki beniM kenDi sarKImdIr”.. demis Violeta Parra..

~” GecmiStE kalaN keDerlEr iciN taze gOzyasI dokMeyiN..” demis Oripides ta milattan once 400’lu yillarda:)

Diyecegim, bu aksam “eskiye ragbet edelim” biraz diye icimden gecirmistim; eski fotolarla, eski alintilarla.. Nur yagsin dedim biraz sagimiza solumuza.. Iyi demis miyim?

Simdiden hafta sonunuz superr gecsin. Kendiniz ya da sevdikleriniz icin en az 1 iyi sey yaptiniz mi? Ben yaptim:) Birden fazla hem de. Bir bakalim: Odevlerden birine basladim, bayagi da iyi gidiyor. Kendime harika bir sarap actim bu gece:) Anneme ve 1 numara ufakligima onlari ne kadar cok sevdigimi bir defa daha soyledim:) Gittim bir Frank Sinatra albumu daha aldim, rahatladim:) Partnerimla tenis maci yaptik, yenildim, onu mutlu ettim:) Eve gelirken yasli bir teyzenin torbalarini tasidim iki adim, ama olsun tesekkur etti bana:) Sushi yedim ve de Kani (Yengec) Salatasi, ki bayilirim:)

🙂

Ortaya Karistirdim:)

Ay evet.. Bu kocaman zeytin gozlu, agzi acik ayran budalasi gibi bakan bebek dilara’nin ta kendisi! Sanirim 31 yil kadar once falan cekilmis bu fotograf.. ITIRAF 1: En sevdigim seylerden bir tanesi, hafif cakir keyif zamanlarimda-cogunlugun aksine aglamak ve kusmak yerine- oldukca keyifli bir halde eski fotograflarimin bulundugu cekmecimi eselemem ve 32 yillik hayatima ait, hatta benden de oncesine, fotograflara bakmak ve eglenmek olur! Bu fotograf en sevdiklerimden. Babam caki gibi, gencecik.. Keza annem peri kizi gibi. (Bana gore, tamam kabul:)

Bu yogun gecen haftami gayet guzel kapattim. Cuma gecesini bu aralar en favori “lezzet duragim”da 2 duble rakim ve birbirinden lezzetli deniz urunlerinden olusan meze tabagim, sevdigim arkadaslarim, taa Ispanya’lardan gelen eglencelikli, 5 kisilik muzik grubu ile ugurladik:) Sonrasi eve geldim ve hemen eski fotograf cekmeceme kostum.. Bir de bunu buldum tam oldu:)) Ta tammm…

ITIRAF 2: Her ne kadar rahmetli anneannem beni saclarimi bile taramadan fotografciya tutup goturmus olsa da, ve her ne kadar anne kusum bu fotografimi hic sevmese de ben bayiliyorum bu halime! Gozlere dikkat: Hala bocu bocu bakiyorlar:) Kucuk bir sir: Hala boyle baktigim soylenir:)

Hafta ici iste yogun, is cikisi aktif bir haftam oldu. 2 defa ATK’da tenis oynadim: Sonunda bir partner buldum! Sanirim yakinda bir turnuvaya katilacagim. Partnerim gayet iyi oldugumu soyledi. Son 5 yildir isteyip de bir turlu cesaret edemedigim bir sey daha! 32. yasimda burnuma hizma yaptiran biri olarak bu gayet dogal. Yani isteklerimin gerceklesmesi. Zaman aliyor, ama oluyor:) Veteran turnuvalarindan birinde bir sampiyonluk da benim hayallerimden biriydi. Hep birlikte sahit olacagiz ne kadar basarabilecegime:) (Dilek bileziklerimi yapiyorum bu arada)

Pazar gunu evde gecirdim tum zamanimi. Lost’un 2. sezonunu bitirdim sonunda. Gazetelerimi okudum. Jean Christophe Grange’nin yeni romani cikmis, ona basladim.. ITIRAF 3: Ben bu adamin tum kitaplarina sahibim ve hepsini de cok seviyorum:) Zaten okudugum tek polisiye yazari da kendisi oluyor. Sadece ders calismadim!! Calisamiyorum.. Zorlaniyorum.. Bu yastan sonra okumayi kimseye, ama kimseye de tavsiye etmiyorum.. Master falan 30’lara kadar bitmis olmali. Sonrasi mi? Hayatinizi yasayacaksiniz: Spor yapacaksiniz, egleneceksiniz, seyahat edeceksiniz, yeni yerler kesfedeceksiniz, kitap okuyacaksiniz, yeni albumleri alip dinleyeceksiniz, ailenizle mumkun oldugunca zaman gecireceksiniz, sivil toplum orgutlerinde calisacaksiniz, pasta yapacaksiniz, gulecek, kahkahalarla guleceksiniz, evinizde kucuk degisiklikler yapacak, duvarlarinizi yeniden boyayacaksiniz, yeni tarifler deneyeceksiniz.. Bu liste uzar da uzar..

Ha unutmadan, bir de bu pazar beni melekler ziyaret etti:) Baslarinda hareleri ile pembe pembe giyisili melekler.. Kulagima yeni haftama iliskin cok guzel seyler fisildadilar. Onlara inanmak istedim, cunku buna ihtiyacim vardi. Hemen hemen hepimizin ihtiyaci oldugu gibi. Her ne kadar her istedigimi yapabilsem, ozgurce ayaklarimin uzerinde durabilsem ve yoluma devam edebilsem bile.. Meleklerin kulagima fisildayacagi guzel sozlere ihtiyacim vardi.

ITIRAF 4: Ben bu magazin programlarina gicik oluyorum! Hafta sonu oldu mu her kanalda, her saatte kim nerede ne yapmis, nerede eglenmekte, kiminle ne halt etmekte programlarina deli oluyorum! Hayir hala tatil yapamadik bu bir. Bronz olmak soyle dursun, gunes gozluklerimle halen 2 saatten fazla zaman gecirebilmis degilim henuz bir sezlongda bu iki. Guzide sosyetemiz ve “unluler” alemimiz ne yapmakta bunu hic merak etmiyorum bu uc. Sirf bu salak programlar yuzunden TV’de hafta sonu hic birsey seyredemiyorsunuz bu dort. Ne bir film, ne adam gibi birsey var izleyecek. Pazar aksami NTV’de Katrina kasirgasinin vurdugu New Orleans sakinleri ve yasadiklari ile ilgili bir belgesel vardi. ABD Baskani’nin olayin uzerinde 2 hafta gectikten sonra bolgeye gelmesi, acikli ve o salak suratiyla bir konusma yapmasi, bolge insanlarinin yasadiklari.. Cok etkileyiciydi. Tanri basimiza vermesin dedim, zira ABD gibi bir ulkede bile insanlar rezil ve yapayalniz kaliyorlarsa biz ne halde oluruz kim bilir?

Superr bir hafta dilerim. Kendiniz ve sevdiginiz insanlar icin en az bir iyi sey yapin olur mu? Ben hafta sonuna geldigimizde kendiminkini soyleyecegim.. SOZ:))

Gun Olur..

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Su ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Ciçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

~ Orhan Veli Kanik

Ah Mazi:)

Simdi bir an..

Tam uzerinden 15 ay gecmisken.. Italya’dayken ben yani.. Hatirladim o keyifli gunlerimi simdi bir an. Hepi topu 1 hafta idi, ama beni tam yuregimden vurmustu! Ruya sehirler, ruya geceler ve gunduzler yasamistim. Askimla bulusmustum Trevi Cesmesi’nde.. Vino Rosso’larin biri gitmis digeri gelmisti. Yakisikli Italyan garsonlarla goz goze gelmis, kikirdamistik:)

1 sise sarabinda dibini bulunca uzunca bir dost muhabbetinden sonra.. Iste birden bire bu fotograflara bakarken buldum kendimi. Her “hafif” alkol, “az biraz” cakir sonrasi yaptigim gibi:) Baktim baktim ve buraya konduruverdim onlari..

Ah cok az kaldi ozgur tatil gunlerime. 15 Eylul.. Bekle beni:)) Gelecegim. Hem de oyle bir hava da gelecegim ki, benden vazgecmen o kadar da mumkun olmayacak:)

~

Venice

~

Venice

~

Venice

~

Venice

~

Rome