Yazar arşivleri: dilayra

Veee Bitirirken….

23. “International Health Night” dun aksam basariyla tamamlandi.. Benden baska daha once yazdigim ulkelere ek olarak Nijerya ve Kamerun’dan da konusmacilar vardi.. Nijerya’yi temsilen 6 yildir Minnesota’da yasayan ve bir hastanede hemsirelik yapan bir hatun 4. konusmaci olarak cikti ve benim gibi herkesi etkileyen buna benzer bir konusma yapti:

” Ben ne yazik ki benden oncekiler gibi renkli istatistikler ya da hos fotograflar gosteremiyecegim size.. Cunku benim ulkemde ne saglik sistemi diye bir sey var, ne de hastane.. Hastaneler 4 duvari ve tepesinde catisi olan, teknik ekipmanlar acisindan yetersiz ve soguk yerler. Ben ilk cocugumu hastanede yerde dogurmustum.. Yatak yoktu zira herkes icin.. Nijerya, petrol acisindan cok zengin bir ulke. Tum bu eksiklerin nedeni parasiz ve fakir bir ulke olmamaizdan kaynaklanmiyor. Ama petrolden gelen milyarlarca dolarlar sadece nufusun 1%’inin elinde! Yillardir AIDS ile savasiyoruz. Kac bebek elllerimde oldu bilmiyorum.. Kac tane cocuk anne ve babasini AIDS’den kaybettigi icin oksuz ve yetim bilemezsiniz…..”

Turkiye’deki bir insanin ortalama yasam omru -son 2003 istatistiklerine gore- 70 yil.. Nijerya’da bu sayi 1999 yilinin verilerine gore sadece 47 imis.. Bebek olum oranimiz 40%’larda bizim, Nijerya’da bu rakam 158%!! Konusmasi sirasinda tum bunlari anlatirken zaman zaman gozleri doldu, gozlerimiz doldu.. Herkesi, ozellikle AIDS ile savaslarinda yardim etmeye cagirdi. Benzer isitatistikler ne yazik ki Nijerya’nin komsusu Kamerun’un konusmacisinin slaytlarinda da vardi.. Burada, Minnesota’da kisa adi “ZIP” olan bir organizasyonda calisan Kamerun’lu hanim ise ozellikle Afrika kokenli gencleri egitmek icin cok ugrastiklarini, burada onlarin gittikleri kiliselerde oturumlar duzenlediklerini, bedava condom dagittiklarini ve bedava test onerdiklerini soyledi.

Velhasil degisik ulkelerin gercekleri ile karsi karsiya gelmek hem guzeldi, hem uzucu.. Ne kadar sansliyim ben birey olarak bunu dusundum dun gece konusmacilar sirayla sahne alirken!

Evet. Bugun son gunumuzdu. Son dersimizi yaptik. Saglik idarecileri olarak bir nevi “Code of Ethics” olusturduk Etik dersinde.. Birbirimizle kucaklastik, vedalastik simdilik.. Herkes esya toplamaya gitti ben odama uyumaya.. Zira dun gece, burada hemen hemen her aksam gittigimiz Sally’s barindaydik son aksamimiz diyerekten:)) Biralar surahilerle geldi, gitti. Tekila shut’lar, sambuca‘lar icildi.. Dans edildi, az-biraz kafa bulundu. Odama geldigimde saat 2 idi.. Sabah 8 dersine zor geldik hepimiz..

Yarin ayriliyorum buradan.. Guzel anilarim oldu yine “ani sepeti”me attigim:))

– Sambuca kesfedildi bu yil..

Stub and Herbs‘de cok ama cok eglenildi.. Karaoke yapildi, yarismalara katilindi..

– Bu yilki derslerden cok ama cok keyif alindi. Instructorlara bayilindi.. Ozellikle Ethics (Michael Resnick) dersininkine.

– Mikro dalgasi, buzdolabi olan gecen yilkine oranla daha konforlu bir yurtta kalindi. O dolaba bol bol aromali sular, buzlar, mini havuclar, dondurmalar depolandi:))

– Minnesota’nin bu kampusunun ne kadar guzel oldugu bir defa daha hatirlandi.. (Eger cocugunu Amerika’da okutmak isteyen olursa siddetle tavsiye edebilecegim bir kampus burasi..) Bakiniz..

– Bu yilki “Regional Presentation’im icin Guney Afrikali dostlardan guzel oneriler ve davet teklifi geldi.. Ne guzel olurdu Cape Town’da bir 3 gun, hem de bizde kis orada yaz ayi sayilan Aralik’ta..

– Diane’in beni ziyaret etmek uzere Turkiye’ye gelmek istedigini ogrendim.. 40. dogum gununu kutladik beraber.. Ve o aksam bana Amerika disina hic seyahat etmedigini soyledi!!

– Insanlar bu yil da bana birilerini bulma isini gorev edindiler yine kendilerine:)) Hatta dun aksam Course I ogrencilerinden Justine ile beni yakistirmislar, hemen bir ortam yaratildi daha ben ne oldugunu anlayamadan:))

– Bu 1.5 hafta boyunca kampuste ogle yemegi niyetine sadece ve sadece salata yedim.. Tofu denilen seyden nefret ettim..  Krem peynirli bagel ve kocaman bir kahve kahvaltimi olusturdular. Normalde icmedigim kadar su tukettim.. Kosmayi basarabildim yine burada..

………

Guzel bir yaz okuluydu.. Umuyorum ki seneye de gelmeyi basarabilirim.. Tum dostlarima guzel bir kafta sonu dilerim.. Sonraki post’umuz New Jersey’den olacak insallah.. Kalin saglicakla..

Mississippi River Boat Tour…

Bu gece benim buradaki en sevdigim gecelerden biri dostlar: Missisipi Nehir Gezisi! Gecen yilda burada cok keyifli vakit gecirmistim, yine guzel gecti. Sanirim odama geleli yaklasik bir yarim saat oldu. Cok icmedik genel olarak; ama birinci ve ikinci yil ogrencileri olarak (ki bu yaklasik 40 kisi) bol muzik, dans, nefis bir tekne turu ve eglenceli bir acik arttitma sonunda icmeden de belli bir kivama geldik:)) Burada yapilan acik arttirmada elde edilen gelir, benim gibi ogrencilerin burs ucretine donusuyor.. Thank God, bu yilin da bir kismini cikardim:))

Yukarida gorunen manzara Twin Cities‘in St. Paul’unden bir gorunum. St. Paul, Minnesota eyaletinin baskenti. Minneapolis ise twin’in diger yarisi.. University of Minnesota‘nin bir dolu kampusu var. Biri burada, St. Paul’de.. Digeri de bizim bulundugumuz yerde, Minneapolis’de.. Buradan kalkti eski Mississippi Gezinti Teknemiz ve bizi aksam saatlerinde yine buraya birakti.. Gece goruntusu nasil ama??

Yarin gece “International Health Night” olacak. Gecen yil ne kadar da heyecanliydim, artik alistim sanirim:)) Sunumum hazir, ben hazirim.. Yarin 4 presenter olacak 4 International ulke adina: Turkiye, Guney Amerika, Kuveyt ve Grand Cayman Adasi.. Sonraki gun oglen programimiz tamamlanacak ve ben Cumartesi aksamustu New Jersey Newark’a, Hindistan Cevizleri‘ni ziyarete gidecegim. Nasil, acaba hazirlar mi beni karsilamaya:)))

Be On The Water….

It Makes Your Soul Feel Good!!!

Aradan tam 1 yil gectikten sonra tekrar Lake Calhoun‘da olmak ve kano yapmak, ve piknik yapmak, ve kurek cekmek, ve gole girmek cok ama cok guzeldi… (*Bu arada biz bunlari yaparken, Minneapolis Downtown’da hava sicakligi mevsimin en yuksek hava sicakligini gosteriyordu: 102 fahrenheit. Metrik sistemde saniyorum ki 39-40  derece gibi bir seye tekabul ediyor.) Fonda ve ben mini piknik sepetimiz, ici icecek dolu cantamiz ve havlularimizla oglen saatlerinde yukarida fotografini gordugunuz baslangic noktasina vardik. Yarim gunu -ki bu 5 saat olarak soylendi bize- 40 $ odeyerek 2 kisilik bir kano kiraladik. Gecen seneden farkli olarak bu sene bu kadar hava sicakligina ragmen deli gibi de ruzgar vardi.. Bu sebeple kol kaslarim yine bir hayli calistilar kurek cekmekten:) Bu yil piknik sepetimizi Fonda hazirladi. Gecen yil bir suru leziz seyler almistik bir Lubnan lokantasindan. Ama bu yil o lokanta kapanmis ne yazik ki…

Gecen yil 3 ayri golden gectigimizi anlatmis; isimlerini vermemisim: Lake Calhoun, Lake Isle ve Lake Cedar. Sonuncusunda ufak bir plaj var ve diger ikisine oranla daha temiz. Bu nedenle genelde kanolarda kurekler buraya cekiliyor ve burada gole girp, guneslenebiliyorsunuz.. Biz de aynen boyle yaptik..

 

Ogrendigim enteresan bir sey oldu: Ben, ‘topless’ diye tabir ettigimiz ustsuz guneslenme seklinin bizim disimizdaki tum Avrupa ve Amerikalilara ozgu oldugunu sanirdim, yanilmisim.. Amerikanlar ilginc bir sekilde ‘conservative’ ler.. Tutucu olmalarindan sebep oyle ustsuz falan guneslenmiyorlarmis! Zira biz guneslenirken Cek oldugunu sandigimiz bir hatun ve 2 kizida plaja havlularini serdiler ve ustlerini cikararak guneslenmeye basladilar! Fonda da dahil olmak uzere sagdan soldan bir suru kisi ‘cik cik.. ne ayip.. hic olmadi..’ gibisinden soylendi bir muddet! Bu guneslenme sekli sadece “Avrupali”lara ozguymus:) Tabi siz  bu aciklamanin uzerine bu hatunlarin fotografini bekliyorsunuz:))) Yok oyle, edebinizle oturun iste.. Hayal edin, yaraticiliginizi kullanin. Arada zihinlere jimnastik yaptirmakta fayda var:)))

Guzel ve keyifli bir gunun neredeyse yarisini daimi bir seyler yiyerek gecirdik. Yetmedi, kanolari saat 18:30 gibi teslim ettikten sonra Fonda’nin en yakin arkadasi olan Lisa&Chuck cifti ile aksam yemeginde bulusmak uzere Sawatdee Thai Restoranti’na dogru yola ciktik.. Chuck ile ben yaklasik 1 yildir Flickr’dan da birbirimizi takip ediyorduk zaten..Fonda benim Flickr’daki fotograflarimdan ona soz etmis ve o da beni iletisim listesine eklemisti.. Yuz yuze tanismak cok hos oldu:) Ikimizinde elinde fotograf makinalari bir muddet fotograftan konustuk, as usual.. Chuck’in fotograflarina buradan ulasabilirsiniz.

Bu harika gunun sonunda odama dondugumde saatim 22:30’u gosteriyordu. Bugun Course 1 icin basvuran yeni ogrencileri karsilama gunumuz. (Ben Course 2 oldum bu yil. Allah kismet ederse Course 3 sonrasi mezun olacagiz!) Onlara kampusteki oryantasyonlarinda yardim ediyoruz biz tecrubeli oldugumuz icin.. Gecen sene ben de katilmistim, simdi ben birilerine oryantasyon gezisi yaptiracagim:)) Dunun cehennem sicaginin ardindan tum gece sabaha kadar yagmur yagdi. Biraz once kahve almak icin disari ciktim, hava igrenc tek kelime ile: Nemli, sikintili, bir garip! Birkac yeni fotografi sag taraftaki ‘Minnesota’ basliginin altina ekledim.

Hepinize harika bir hafta diliyorum.. Eeee. sizin hafta sonunuz iyi gecti mi bari??

Lezzet Durağı – “İdol Taş Cafe”

Eveett.. Guzel bir hafta sonuna uyandiniz. Karniniz da zil calmakta. Eh, Ankara gibi bir yerde oldugunuzu da dusunurseniz, yani soyle bogaz manzarali bir manzaraya bakaraktan keyif yapmaniz mumkun olmayacak yani! Ne yaparsiniz? Once en sevdiginiz dostlarinizi uyandirir, onlara “Hadi bakalim ayaklanin, hafta sonu genis kahvaltisi icin Kale’ye gidiyoruz” dersiniz.. Onlar da sorarlar, daha dogrusu soylerler yekten: IDOL’e gidiyoruz degil mi??

Idol, nam-i diger Tas Cafe, Kale’de gidilebilecek en guzel, en sessiz, en sakin, en havali yerlerden biridir. Havali diyorum, cunku ne zaman gitsek hep yabancilar oluyor. Ankara’ya ne kadar yabanci konuk geliyorsa, ya da Ankara’da ne kadar yabanci yasiyorsa hepsi tek sira duzen halinde hafta sonu buradalar. Hayir gayet iyi, hatta bizce hic bir sakincasi da yok; amma velakin bu sevdicegimiz, goz nurumuz cafemizin o en guzel yeri olan balkonunda sadece 4 masasi var ise… Iste o zaman ‘ erken gelen oturur’ misali bir yaris basliyor birden bire. Aysegul Sultan araniyor, beni alacagi saat kararlastiriliyor; yetmedi Selam ve Tolu aranip en az yuz defa tembih ediliyor saat 11’den once orada olmamiz gerekliligi vs..

 

Aslen iceride oturacak pek cok musait yeri olmasina karsin, biz her zaman disaridaki bu 4 masalik balkonu tercih ediyoruz. Manazara olarak Ankara’nin bir kismi gozukuyor.. Bu arada siz manzaraya bakarken rengarenk begonyalar ve mis kokulu cicekler icinizi aciyor.. Neyse hepimiz bir araya gelipde disaridaki masalardan birine kendmizi attigimiz vakit, ele alinan o caanim menuden o en guzel secenek olan ‘kahvalti tabagi’ seciliyor. “Tabagimi asla paylasmam” diyen ben bile anlasmaya razi gelip menemen ile beraber bir kahvalti tabagi almaya razi geliyorum her zaman.. Kahvalti tabagi kocaman bir sey zira, tek basiniza hakkindan gelemiyorsunuz..

Kahvaltiniza basliyor, cayinizdan yudumlar aliyorsunuz.. Yaklasik yarim saat kadar sonra da sanki odaniza cikip uzerinize mayonuzu giyerek denize, sahile gidiverecekmissiniz gibi hissediyorsunuz.. Cok ilginc, ama gercek; burada kendinizi bir tatil yoresinde hissediyorsunuz..!

Cok seker bir sahibesi var buranin.. Idol, aslen bir antika dukkani..!! Evet, girisindede gorebileceginiz gibi burasi ozellikle lambalarin, degisik abajurlarin ve el isi yoresel kiyafetlerin de satildigi bir yer. Ust kati ise cafe!! Balkonu ise Cennet:))

Kale’de, tam da Rahmi Koc Muzesi’nin karsisinda.. Kime sorsaniz gosterirler. Gidin kahvaltinizi edin, ama uzerine mutlaka bir orta Turk Kahve’si icin:)) Benim yerime de icin.. Ozledim simdiden ben…

Bu Kadar Mi Uyunur?

Uyunmaz tabi.. De.. 22 saat suren yol, uzerine yorgunluk, sicak ve nemli hava, e bir de saat farki olunca uyunurmus uzerinize afiyet: Tam 14 saat!!! Rekor falan demeyin, utanc verici bir durum.. Ben ki fazla uykunun hayatimizi mahvettigi savinin en iyi temsilcilerinden biri bilirken kendimi hem de:)) Derin bir uyku olmasa da yat-kalk, yat-kalklarla olmus bu kadar.. Haliyle Sali gunune cabuk bir gecis yapiverdim. Sali da bitiyor, Carsambaya geliyoruz. Bu Carsamba onemli.. Zira 20 dk.lik bir sunumumuz olacak hepimizin. Acilisi boyle yapacagiz. Simdi ona calisiyorum odamda. Yillar sonra ‘calisiyorum’ yazinca durup bir daha okuyorum.. Saka gibi geliyor, ben ve ders calismak. Buyuk konusmayin derim!

*Fotoğraf bir önceki yıl ilk Minnesota günündeki sabah kahvaltımdan:)*