Yazar arşivleri: dilayra

Guzel Seyler..

~ Kacisim:))

~ Ailem; Annem, babam ve kardeslerim.. Guzel gelinimiz:)

~ Aile ile yenilen yemekler, anneyle yapilan sabah kahvaltilari, sabah kahveleri..

~ Uzun yuruyusler, huzur..

~ BeGonVillerim:) Benim guzel GONUL ciceklerim..

~ Misler gibi kokan manolyalar, portakal cicekleri ile gune uyanis:)

~Masmavi; cogu zaman kopuren dalgali DENIZ’im:) Engin, alabildigine bana ait..

~ Bombos bir beyin.. Kotuluk, aci, sikinti ve huzursuzluktan uzak mi uzak..

~ Biberli votka, buzlusundan..

~ Sesimizi duyan ve bize 23 Nisan logosu yapan GooGLE:) Inancla, istikrarla, birarada davranisin en guzel sonucu:)

~ Ozlenilmek:)

~ NY’da bir hastanenin cocuk servisinde sana ait bir fotografin hep kalacagini bilmek:)

~ Bir baska fotografinin bir seyahat acentasinin bu yilki katalogunun kapagi oldugunu gormek:)

~ :))))) MUtluYum.. MutLUsun.. MUTLU olun!!

GoogleBizeLogoYapsana!! *UPDATED*

Harika bir fikir, çok sevdim; hatta bayıldım:)) Sevgili Berceste‘nin bloğundan ulaştım.

Projeyi buradan okuyun, buradan da fikir sahibi arkadaşımız ile yapılan bir röportajı okuyun.. Destek verin, verelim. Sesimizi Googla’a duyuralım ve bizim özel günlerimizde de bize logo yapmalarını sağlayalım:)) “Google Google Duy Sesimizi Bu Gelen Biz Genius Türk’lerin Ayak Sesleri:)))”

** Logolar fikir sahibinin bloğundan alınmıştır.**

 

BASARDIKKKKKK:))))))))))

23 Nisan 2007 tarihinde GOOGLE aşağıdaki gibiydi:)

Melek Kanadi..

Uzun aradan sonra evimi yine papatyalarla bulusturdum:) Kocaman bir demet papatya aldim ve onlari 3’e boldum. Evin -ki evim hepi topu 65 metrekare- her yerine dagittim. Pazar sabahi kalktigimda disaridaki puslu havaya ragmen evimin ici isil isildi. Bir demet cicegin bir kadinin hayatini bu kadar degistirebilmesi ne ilginc degil mi? Yuzumde gulumseme ile evden attim kendimi disari. Hafta sonu rutin sporum icin. benim perdelerden dolayi pek secememisim; anca sokak kapisinin onune gelince gordum KAR yagdigini!! Evet, 15 Nisan 2007 tarihinde Ankara’ya kar yagdi!! Hemen geri donup bere ve eldiven aldim, mevcut spor ayakkabilari kisliklari ile degistirdim. Kosamadim tabi, her ne kadar ayakkabilari degistirdiysek de yerler yaglanmis gibi kaygandi. Kugulu Parki gecip Segmenler’e uzandim. Parkin icinde birkac tur attim. Sonra biraz streching. Sonra Starbucks’a ugradim koyu bir kahve aldim. Gazetemi de alip eve dondum.

Bu melek kanadini bir kartpostaldan kestim cikardim. Arkasina bir miknatis taktim ve buzdolabima magnet yaptim:) Melek kanadi bugun bana cok cagrisim yapti: Once bir film seyrettim, orada periler vardi minik minik, ve onlarin kanatlari.. O filmde bir kiz cocugu vardi, o kanatli meleklerin zaman zaman yol gosterdigi.. Sonra o dunku haberdeki cocuklar:(( Icimi acittilar.. Bir cok insanin icini acittilar istemeden de olsa. Bu hayatta herseye dayaniyor da insan, cocuklarin olum haberlerine dayanamiyor! Benim de hayatta en cok korktugum sey hep “genc olmek”ti. Hala da oyle.. Ne yazik ki ben 32 yasindayim ve hala “genc olmek”ten korkuyorum. Tanri ailelerine sabir versin. Umarim trafik canavariyla basa cikabilmek icin daha bilincli egitim ve farkindalik calismalari yapilir. Umarim trafik cezalari daha da acimasiz olur ve uygulanir layigiyla. Umarim cocuklar olmez. Umarim..

Herseyin gonlunuzce olacagi bir hafta diliyorum…

Oradaydim…

Herkesler de oradaydi:

Genc kizi, yaslisi, delikanlisi, annesi, babasi, cocugu, bebesi, basi ortulusu, saclari yapili, tirnaklari ojelisi, saclari pempesi, sacina ak dusmusu, bastonlusu, bacagi sakati, ogrencisi, ogretim gorevlisi, partilisi, tiyatrocusu, sanatcisi, sairi, sporcusu, eli ciceklisi, gozu yaslisi, Ataturkcusu, sinir tanimazi, zengini, yoksulu, gonlu zengini, inanani, ateisti, sesi guzeli, detonesi, ben ve kosedeki bakkal… Hepimiz oradaydik. Kim ne derse desin, ben kendi adima boyle bir senlige sahit oldugum icin memnunum…

“Unutma” / “Don’t Forget”

“Biliyorum evde kalmak istiyorsun / Pencereden dışarı bakmak yetiyor sana / Eski bir romanla avunuyorsun / Ya da bir fincan kahve dumanıyla / Gözyaşların ellerini ıslatıyor / Yaşananlar anlamsız geliyor sana / Birdenbire anlıyorsun / Şikayet uymuyor sana..

Unutma

Yaptıklarının bir anlamı var / Unutma /Seni bir gün anlarlar / İncelikler hatırlanır / Vazgeçme ortasında / Güzel ruhlar dayanırlar / Adını yolla sonsuzluğa..

Uzan çimene bak bulutlara / Kara bulutlar zamanla dağılırlar / Gün ışığı gözlerinden yansıdıkça / İşte o anda anlarım / Bakışların çok farklı dostum / Ellerin anlatır / Hayat sandığımızdan güzel / Sandığımızdan anlamlı..”

Söz-Müzik: Doğan Sovuksu (MARA)

“I know you want to stay inside / Content with your window view / You comfort yourself with a novel read before / On the vapor from a cup of coffee / Your tears are wetting your hands / And past seems meaningless / You suddenly realize / That complaints don’t look good on you..

Don’t Forget

That whatever you do has some meaning / Don’t forget / That they will understand you one day / Little things are remembered / Don’t give up in the middle / Good spirits will hang on / Just send your name to eternity..

Lay yourself on grass and look over to the clouds / Dark clouds will be scattered in time / As daylight reflects from your eyes / That moment I will understand / Your looks are so different my friend / Your hands can tell / Life is better than we think of it  AND more meaningful..”

Music-Lyrics by Doğan Sovuksu (MARA)

English Translation by Bülent Şeref Şenyürek (MARA)

* MARA‘nın albümünü yine çokça dinliyorum bu aralar.. Bu parçanın sözleri çok güzel.. Havalar müthiş gidiyor, nazar değmesin.. Vitaminler işe yarıyor herhalde, daha canlı hissediyorum bugün.. Güzel bir hafta sonu diliyorum yine, as usual:)) Yukarıdaki fotoğraf AFSAD Fotoğrafçılık günlerimde manuel makina ile çektiğim bir fotoğraftı. Taradım, gerçi belli de oluyor hani digital olmadığı.. *