Aylık Arşiv: Temmuz 2005

Mississippi Boat River…

It was fabulous.

Tek kelimeyle muhtesemdi.. Her yil yapilan bu tekne gezintisinin amaci; hem beraberce eglenmek, hem de “ISP Burs Fonu”na katki saglayabilmek. Saat 19:00 civarinda kapida bulustuk, sari okul otobuslerine dolustuk ve yaklasik 20 dakika icinde St. Paul iskelesine geldik. (St. Paul ve Minneapolis, Minnesota eyaletinin Twin City olarak anilmasina sebep iki sehir.) Tekneye binecegimiz iskeleden asagidaki fotografi cektim…

Sonra da bizi bekleyen tekneye gectik.. Tam da filmlerdeki Missisipi gezinti teknelerinden biriydi bindigimiz.. Hemen heyecan icinde onun onunde de resim cektirdim.. O kadar buyulendim ve bir seylerle fazla mesguldum ki sadece 4 tane fotograf vardi gece odama dondugumde fotograf makinamda..

Once ickilerimizi aldik ve teknenin disina ciktik.. Goruntu gercekten cok guzeldi.. Bir sure disarida sohbet ettik, daha sonra da iceride yemek yeme sureci basladi..  Sevdiğim hocalardan biri Marry Jane ile ben:)

Tüm gece Fonda bana tekne gezisi ve diğer her şeye ilişkin brifingler verdi:) Soyadı Ali. Esi Misir vatandasiymis. Benimle gercekten cok ilgileniyor ve devamli beni bir yerlere goturuyor gormem icin.  Yemekten sonra da isin en eglenceli kisimlarindan biri olan acik arttirma basladi.

Burs fonuna katkida bulunabilmek icin degisik bir suru esya, ki cogu yabanci ogrencilerin ulkelerinden getirdiklari ulkelerine ozel esyalardi, acik arttirma yoluyla satildi. Dun gece tam 2860 $ bu acik arttirmadan kazanilmis. Arttirmaya katilanlar da burs fonuna katki saglamak isteyen ogrencilerdi bu arada… Ben de Turkiye’den, Samanpazarindan alinmis 5 tane kilim desenli canta getirmistim. Cantalarin ne kadara alindigi konusunda bir fikrim yok, ama dun aksam tanesi 65$dan satildi (5’i de hemde..)

Arttirma sonrasi dans pistine dokuldu herkes. Soyleyebilecegim tek birsey var bu konuda: Bu insanlar dans etmeyi gercekten cok seviyorlar, ama bir o kadar da kotuler:)) Ben dans etmek yerine disari cikip guzelligi seyretmeyi tercih ettim. Karanlikta St. Paul’deki koprunun ve sehrin isiklari nehre vururken ki goruntu ve hafif esen ruzgar gercekten de cok guzeldi. Ama ne yazik ki gece modunda elimdeki makina ile fotograf cekmeyi beceremedigim icin bu resimden mahrum kaldik beraberce:))

Bugun cuma… Birazdan DownTown’a inecegiz ve festivalin acilisini seyredecegiz. Ne festivali oldugunu henuz bilmiyorum, ama ogrenince yazacagimdan emin olabilirsiniz:))

Herkese guzel bir hafta sonu diliyorum.. Burasi coook sicakkk…

 

I Am Relieved…

Hem de ne rahatlama… Ucuyorum desem yeridir:))

Yaklasik 1.5 saat once, “21. International Health Night” kapsaminda gerceklestirdigim sunumumu tamamladim.. Gunlerdir bu yuzden biraz gergindim de!

Aralarinda Guney Afrikalilarin, Ispanyol, Hintli, Somalili ve Amerikalilarin bulundugu yaklasik 60 kisilik bir topluluga kendimi, calistigim organizasyonu, Turkiye`yi ve Turkiye`deki saglik sistemini tanitmam icin bana verilen 15 dakikam vardi. Gectigimiz aksam bir Guney Afrikali yanima gelerek bana Turkiye`nin nerede oldugunu bilmedigini soylemisti! Adama nasil kizdim anlatamam.. Ben senin ulkenin nerede oldugunu (ve dahi bir cok ulkenin) biliyorum halbuki dedim. Bana gercekten bilmedigini soyledi ve bir haritada ona gostermemi istedi. Ben de adamcagiza bu aksami bekle o zaman demistim. Sunumumun Turkiye`yi tanitan kismina bir harita koydum ben de! Ama ne harita.. Kocaman bir dunya haritasi. Amerika kitasinda bir yildizla Minnesota`yi isaretledim, diger tarafta da Turkiye`yi. Ve de sunumun o yerine geldigimde aramizda gecen bu konusmadan bahsettim. Konusmanin bitiminde de harita goruntuye geldi. Biraz da efekt yapmistim, Turkiye sahneye gumburdeyerek cikti.. Kalabaliktan yukselen kahkahalar muhtesemdi, beni oldukca rahatlatti..

Sunumumda, calistigim organizasyondan ve yaptiklarimizdan da (ve dahi yapmaya calistiklarimizdan) bahsettim. Saskinlik nidalari ve fisiltilar arasinda bana Turkiye`de gercekten bu kadar buyuk ve iyi is cikaran bir hastanenin oldugundan haberleri olmadigini soylediler. Bu, ikinci rahatlatici nokta oldu!

Daha sonra da saglik sisteminden, ulkede hizmete nasil ulasildigindan (ya da ulasilamadigindan) bahsettim. Sunumumu tam 17 dakikada tamamladim ve alkislar arasinda yerime dondum… Sakin bunu anlatarak kendimi begenmislik yaptigimi dusunmeyin ne olur.. Sunumlar sonrasi verilen resepsiyonda herkes yanima gelerek beni tebrik etti ve verdigim bilgilerin cok faydali oldugunu soylediler. En onemlisi de, bu programda olabilmem icin bana burs saglayan komitenin baskaninin yanima gelerek verdikleri kararin ne kadar dogru oldugunu gordugunu soylemesi ve beni tebrik etmesi gozlerimi yasartti diyebilirim:))

Burada hersey gunden gune daha iyiye gidiyor.. Dersler oldukca agir aslinda. Mesela bugun Financial Management dersimiz vardi yaklasik 3 saat kadar! Universiteye 1993 yilinda girdim ve o tarihten bu tarafa pek fazla rakamlar, hesaplarla ilgilenmedim.. Haliyle bu ders beni biraz gerdi. Ama yapacak bir sey yok, sadece herkesten biraz daha fazla calismam ve sevgilimden yardim istemem gerekiyor..

Hemen hemen her aksam Grandma`s diye bir pub`a gidiyoruz. Oldukca eglenceli bir yer. Mesela dun aksam, 4 biradan sonra (bu arada soylemeden gecemeyecegim lokal biralari guzel gercekten) ayni yerde kaldigimiz 3 cocukla beraber bilardo oynadik.. Benimle es olan cocuk herhalde basta pisman olmustur, ama 6 oyun sonrasi diger ikisini duman edince keyfi yerine gelmistir:)) Bu aksam da dart turnuvasi var!

Her gun kosmaya devam ediyorum. Son iki aksamdir saat yedi ila sekiz arasi kosuyorum. Kampusun degisik yerlerini kesfediyorum. Gercekten nefes aldigimi hissediyorum. Bu arada bir iyi haber daha: Geldigim gunden beri sigara icmedim:)) veee cok mutluyum..

Yarin aksam Missisipi nehrinde tekne gezintisi var. Herkes dort gozle bekliyor. Guzel fotograflar cekecegim gibi..

Jet Lag Dediklerinden Sebep…

…. uyku duzenim sasmis durumda. Hal boyle olunca aksamlari erken yatmaya, sabahlari da kargalarla beraber kalkmaya basliyorsunuz! Aynen benim yaptigim gibi. Dun aksam oldukca erken saatte yattim.. Uyudum, uyandim… Biraz kitap okudum, tekrar yattim.. Sonra yine uykumu almisim gibi geldi ve kalktim.. Saat 03:00, pazar sabaha karsi. Neyse, kendimi bir miktar kitabimla biraz da muzikle oyaladiktan sonra kosmak icin giyindim ve kampusu kesfetmeye ciktim erkeenndennn..

Kaldigim yerden saga, asagiya dogru Missisipi nehri boyunca giden uzun ve yemyesil, agaclikli bir yol vardi. Ben de orayi tercih ettim. Once 10 dakika kostum, bir 10 dk. yurudum.. Sonra bir 10 dakika daha kostum ve anladim ki bu sabah daha fazla kosamayacaktim! Sonrasinda hep yurudum 1 saat kadar!

Yol uzerinde ara ara mola verdim ve Missisipi nehri boyunca karsi tarafta uzanan universite kampusunun (East Bank) diger tarafina baktim. Muhtemelen son 1 haftami gecirecegim Fairway Medical Center`da oradaydi.. (Benim kaldigim ve programi surdurecegim yerler West Bank tarafinda.) Sabah sabah kurek cekenler, bisiklete binenler, kosanlar, yiyecek arayan sincaplar ve harika dogal guzellikler arasindan mutlu mesut ve bir miktar terden sirilsiklam halde odama dondum: saat 06:45`di!

Ne Uzun Bir Yolculuktu.. Ama Vardim:))

8 Temmuz sabah 05:00’de uyandim. Havaalaninda 1.5 saat kadar bekledikten sonra Istanbul’a uctum. Inanilmaz mesakatli bir arama-tarama sureci, uzun kuyruklarda beklenen ama bana sanki saatlerce surmus gibi gelen 25 dakikalik yurt disina cikis islemleri sonrasi kendimi ucaga ativerdim. Iste sonraki sok! 2 kisilik koltuklarda koridorda oturacaktim. Birde baktimki yanimda, kucaginda bayagi hareketli bir bebek ile Iran`li bir hatun.. Hay allah dememe kalmadi, hostes geldi ve hatunu arka tarafta bebek koltugu olan bir yere alabilecegini soyledi. Inanamadim! Sonraki 11  saatlik ucusum gayet rahat gecti diyebilirim. Aradaki kol koyacak yeri de kaldirarak 2 kisilik alanda pek rahat geldim Chicago`ya..

Oradan aktarma yaparak Minneapolis ucagina gectim 2 saat kadar havaalaninda bekledikten sonra. Burada da basima gayet olmayacak bir is geldi. Bilenler bilir, benim gunes gozlugumle aramda garip bir bag vardir. Soyle ki: Dunyanin parasini sayarak, bu yasima kadar ilk defa, almis oldugum gunes gozlugumu ertei gun ilk defa takacakken yere dusurup kirmistim! O kadar uzulmustum ki oyle boyle degil.. Uzerine bayagi bir miktar para vererek ve de neredeyse butun bir yaz bekleyerek (2.5 ay kadar) gozlugu tamir ettirmistim. Iste o gunden sonra da ona gozum gibi bakmaya basladim.. Ama ne yazik ki, biraz yorgunluktan ve dikkatsizlikten sebep, Chicago`da yeniden dusurdum ve kirdim gozlugumu!!! Artik aglamaya bile halim olmadigindan gidip bir magazadan 12$a yeni bir tane aldim ve bu gozluk sayfasini tamamen kapattim..

Mineapolis`e gelisimin ardindan bir taksiye atladim ve Etiopyali taksi soforum ile kisa bir sohbet sonrasi, elimle koymuscasina kalacagim yeri buldum. Odama girdigimde saatler 19:35`i gosteriyordu. Turkiye saati ile 03:35!! Esyalarimi yerlestirdim ve kafayi vurup yattim.

Sabah erken kalktim ve bana eslik edecek, benden bir hafta once buraya gelmis olan Ispanyol Lidia ile kahvaltiya inerken, dedim bir haber edeyim merak edenlere..

Mail yazmaya vaktim olacak merak etmeyin dostlar..

**Hava cookkk sicak! Cokkk nemli!