Ofise dün saat 06:50, bugün ise 07:50 itibariyle vardım! Nedenini, ofiste en rahat olduğum saatlerde konsantrasyonumun tavana vurması diyerek açıklayabiliriz. Ay sonu ödev gönderme sıkıntısı içine girdiğimi artık sağır sultan bile duydu. Kasım ödevimi gönderme işini biraz sarkıttım, ama gönderdim 1 günlük gecikmeyle.. Mutluyum, huzurluyum..
Ama, peki bu sabah bu kadar erken işin ne ofiste diyorsanız ona da cevabım hazır: Öğlen vakitlerinde Oryantasyon Programında sorumlu olduğum konu ile ilgili 1 saatlik bir sunumum var işe yeni başlayan personele. Aşina olduğum ve daha önce Hemşire Grubuna, tıbbi yanları ağır basarak anlatmış olduğum bu konuyu şimdi genel oryantasyon eğitimi için biraz şekillendirmem gerekiyor. E malum, birkaç gündür ödevle meşgul olunca yumurta kapı olayına girmiş bulunmaktayım:))
Hafta sonuna girerken güzel-kötü yapayım dedim:
Ödevi yollamış olmam güzel. Ama önümüzdeki hafta Perşembe günü sunum yapacak olmam ve de henüz bu sunumu tam olarak tamamlayamamış olmam kötü!
Bu aralar düzenli yemek yemem ve kendimi gayet sağlıklı hissetmem güzel. Bununla birlikte yemekten sonra mütemadiyen yediğim tatlıların dozunu kaçırarak neredeyse komaya girecek hale gelmem kötü.! (Bezen duy beni Bezen…)
Hafta sonunun gelmiş olması güzel. Ama benim muhtemelen ders çalışmaya devam ediyor olmam kötü.! Hem de havalar inanılmaz derecede iyi giderken…
Hayatımda birinin olması çok güzel. Ama o birinin gitme vaktinin yaklaşması çok kötü!
Annemin sonunda belalısı böbrek taşlarından dün itibariyle kurtulmuş olduğu haberini duymak güzel. Ama her zamanki bunu benden saklayarak “ne yapabilirdin ki evladım söyleseydim” cümlesini bilmem kaçıncı defa işitmek kötü.! Anlatamıyorum ki, artık öksürseler bunu bilmek benim için önemli… Merak ediyorum..
Dün telefon açtığımda ufaklığın bana “muck, muck benim güzel ablacım” dediğini duymak çok güzel. Ve fakat bana bunu söyleyen veleti o an itibariyle yanaklarından ısıramamak çok kötü.!
Geçen gün üniversiteden arkadaşım Ajda’yı neredeyse 1,5 yaşına girmiş Öykü’sü ile görmek güzeldi. Bu sırada kendi bebeğimin acaba ne zaman olabileceğini düşünmek ise kötü!! Bu gidişle çok zor zira:)
Hüsnü Şenlendirici’yi yarın Ankara’da ağırlamak güzel.. Amma velakin bilet bulamamak kötü:((
Ay başlarında (maaş zamanı yani) bunu Starbuck’ın mis kokulu kahveleri ile kutlamak güzel. Bunu her gün yapmak istemek ve de bunu en az senin kadar isteyen biriyle aynı ofiste çalışmak kötü!!
Ama tüm bu kötülere rağmen her sabah aydınlık bir güne, içim her gün farklı bir kıpırtı ile uyanabilmek, derin derin nefes alabilmek, sabahın o ilk kokusunu içime çekebilmek ve gün boyunca sevdiğim şeyleri yaparak sevdiğim insanlarla olabilmek, kalbimin küt küt atışını duyabilmek, yanaklarımın kızardığını hissetmek, gülümseyebilmek çok ama çok harika:)) Güzel bir hafta sonu olsun.. Güzellikleri bol olsun!