Bugün önemli bir açılıştaydık; Hacettepe Umut Evi‘nin açılışında. Umut Evi için en uygun tanım, kanser hastaları ve yakınları için “evden uzakta bir ev” olur herhalde. 2003 yılında yapımı planlanan ancak büyük çaptaki inşaat masrafları nedeniyle ertelenen, 23 Mart 2005 tarihinde bu maddi zorlukları yardımlarla atlatarak (BNP Paribas Vakfı İsviçre, Uluslararası Kanser Savaş Örgütü – IUCC başta olmak üzere, Koç Vakfı, Roche Müstahzarları, Eczacıbaşı İlaç Grubu, TEB, Filiz Akın – Mavi Bilezik Kampanyasındaki desteğiyle, Hacettepe Onkoloji Enstitüsü, Türk Kanser Araştırma Vakfı, Epsilon Yayınevi ve Migros T.A.Ş) inşaatına başlanan Umut Evi, bugün, 9 Şubat 2006 tarihinden itibaren kanserli hastalara ve yakınlarına ev sahipliği yapmak için hazır durumda.
Hacettepe Umut Evi, Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nin yanında, Ankara’nın en eski semtlerinden biri olan Hamamönü’nde, 690 metrekarelik alan üzerine 3 katlı ve asansörlü olarak inşa edilmiş. Hasta ve yakınlarının konaklaması için 10 oda, yemek ve oturma odası, mutfağı, banyosu ve bahçesi bulunmakta. Projeye ayrılan toplam bütçe 800.000 Amerikan Doları’nın üzerinde.
* Yukarıdaki bilgiler, Hacettepe Umut Evi’nin açılışında dağıtılan broşürden alınmıştır. *
Gelelim bu konudaki benim düşüncelerime.. Türkiye’de her yıl 150.000 yeni kanser vakası görüldüğünü söylediler açılış konuşmaları sırasında. Hacettepe Hastaneleri’nde yeni tanı konulan kanserli hasta sayısı ise yıllık 4.000. Kanser hastalığı sadece tıbbi tedavi yöntemleri ve ilaçla üstesinden gelinebilecek bir hastalık değil ne yazık ki.. Bu hastalıkla mücadele eden insanların psikolojik desteğe, morale, ilgi ve sevgiye ihtiyaçları var. Ben, Onkoloji Hastanesi’ne her gidişimde asansörde ya da danışmada karşı karşıya geldiğim yüzü maskeli, saçları dökük, elinde oyuncak ayıları ile dolaşan küçücük çocuklar görüyorum. Hepsinin yanlarında anneleri, babaları, ablaları.. Ağırlıklı olarak Anadolu’dan gelen hastaların tedavi süresince burada olmaları gerekiyor. Akrabaları ya da otele verecek paraları olmayanlar için bu tedaviler işkenceye dönüşüyor. Bu sebeple Umut Evi’ni bir UMUT olarak görüyorum. En azından şimdilik Türkiye’de bir ilk bu ve 10 çocuk, ailesiyle birlikte bu evde ücretsiz kalacak ve tedavileri bizzat burada yapılacak. (Ayrıca, evin içerisinde sürekli bir hemşire bulundurulacakmış)
Dünyanın önde gelen kanser örgütü olan UICC’nin sayfasında Fransa, Tunus ve Kanada’da “Hope Lodge”lar bulunduğu, Ankara’daki Hacettepe Umut Evi’nin ise pilot bir çalışmanın ilk ürünü olduğu yazıyor. Destek vermek için Mavi Bilezik Kampanyasına katılmaya devam edebilirsiniz. Bende halen 9 adet bulunuyor. Bana mail atan ilk 9 kişiye gönderebilirim. Her baktığımda üzerindeki İYİ YAŞA! yazısı bana moral oluyor. (Bu ara morale ihtiyacım var zira: Çakışan 2 ödev teslimi, Finans karmaşası ve iş yüküm arasında sinir krizi geçirme modundayım… )
