Aylık Arşiv: Şubat 2009

Bir Kitabın Düşündürdükleri.

 

Detail From The Yatch

Hayal kurmak bana çok iyi gelirdi. Uzunca yıllar boyunca her yalnız kaldığımda, tatilde bir şezlongda uzanmış o engin mavi’me dalmışken, otobüs koltuklarında gece karanlığında o bilmem kaç defa yaptığım yolculuklardan birini daha yaparken, sabahları işe gelirken bindiğim dolmuşta camdan dışarıyı seyrederken..

Hayal kurmak zihnimin derinliklerindeki paslanmış bazı kıvrımları parlatmaya, canlandırmaya; onları tekrardan işlevlerini yerine getirebilmek adına silkelemeye, sarsmaya yarıyordu. Bana çok iyi geliyordu. Bana güç veriyordu, inanmamı sağlıyor; hayal ettiklerime ulaşabileceğim, onları tek tek gerçekleştirebileceğim fikrine bir adım daha yaklaşmama yardımcı oluyordu. Motive oluyordum, mutlu ve heyecanlı. Bazen böyle ütopik şeyler de hayal ettiğim oluyordu, ama benim ütopyam zaten benim hayatımdı!

Geçen gece yine uyuyamadım! Gece 03:45’di saat. Gözlerimi açtım birdenbire, sanki bir ses duymuşum, ya da ufak bir tıkırtı; biri dürtmüş ya da bir yerde büyük bir olay olmuştu. Açtım gözlerimi ve gözlerimin karanlığa alışması için geçmesi gereken zaman zarfında aslında ne oldu da uyandım diye zihnimi zorladım. Rüya mı görüyordum? Düşmüş müydüm? (Ben rüyamda yükseklerden düşünce böyle, yere çakılmaya salise kala açarım gözümü de..) Yoksa gerçekten bir ses mi duymuştum. Hiçbirisiydi zihnimden aldığım cevap. Tüm düşünüp sıraladıklarım yerine bana: “Kalkman gerekiyordu, çünkü sen uyanmak istedin, çünkü yeterince uyudun ve gayet dinçsin şu anda” dedi. Peki dedim, kalkayım o halde.

Gidip mutfağa su aldım bir bardak, sonra elime şimdilerde edindiğim bir kitabı aldım ve başladım okumaya oturduğum yerde üzerime aldığım pikeye sarmalandıp kedi gibi arada mırıltılar çıkarırken.. Kitaptaki birçok cümle beni çok etkiledi, çünkü tam da benim yazmak istediklerim gibiydiler; uzun, birçok bağlaçla tatlandırılmış, yer yer kafiyeli, yer yer şaşırtıcı ve hoşa giden. Bana kendi yazdığım cümlelerimi hatırlattılar. Bir zamanlar yazdığım, yazdıkça nasıl da mutlu olduğum, kağıt ve kalemle o esrarlı ve gizliden buluşmalarımı anımsattılar. Elime bu anlamda kağıt-kalem almayalı, onlarla flört etmeyeli ne kadar da zaman olmuştu yarabbim! En son ne yazmıştım, onu bile hatırlamıyordum. Halbuki geçmişteki birçok hayalimde yazmak, güzel yazabilmek, keyifli tatlar bırakabilmek okuyucuların belleklerinde ve onları gülümsetebilmek vardı çokca, bir ünlü, tanınan “yazan” olmak vardı azıcık:)

Hayallere daldım yine saatim 05:50’yi gösterirken. Düşündükçe, canlandırdıkça gözümde neler yapabileceğimi, neler yapmak istediğimi ütopyamda nasıl mutlu oldum, nasıl içimden dışarıya doğru bir sıcaklık yayıldı anlatamam sabah sabah. Oda ısındı, sıcacık oldu, yandım pencereyi bile açtım:) Tekrar “yazma” hayallerime dönmemi sağlayan bu kitabı bir sonraki yazımda paylaşacağım.

İzmir’e yolcuyuz Cumartesi sabahı. Hafta sonumuzun ılık ve bol yemeli-içmeli geçeceğini düşünüyorum ve sizlere de süper bir hafta sonu diliyorum:)

**Hayal kurun, hakkaten çok iyi geliyor!**

Subat Geldi Hos Geldi:)

 

Baby Foot

Yeni bir ay, yeni bir yazi ve yeni dogmus bir bebegin mini minnacik ayaklarinin fotografi:) Guzel bir baslangic yapiyoruz gibi geldi bana.

Babasinin ellerindeki bu ayaklarin sahibi Sevgili arkadaslarim Dilek ve Gencer’in 2. bebekleri Tuna. Cumartesi gunu ziyarete gittik henuz 1 haftalik bu ufakligi. Birkac fotograf cektim ve hep cok hosuma giden, dogum fotografcilarinin en favori pozu olan bu elde ayaklar olayina ben de istirak ettim:) Umarim basarili olmusumdur. Birkac tane cok hos fotograf yakalamisim, onlari da ilk firsatta cerceveletip kendilerine hediye etmeyi planliyorum.

Cumartesi sabahtan, saatlerimiz 10:30’u gosterdiginde “Bizim kizlar toplandik, e o zaman hadi kahvaltiya” etkinliklerimizden birini daha gerceklestirdik uzunca bir aradan sonra. Ozlemisim arkadaslarimi. Funda Pastanesindeki, Cumartesi gunlerine ozel Koy Kahvaltisina kendimizi kaptirdik yedik de yedik. Oyleki ben anca aksamustu saat 17:30’da Sevgilimin firinda yaptigi Cupralarina eslik etsin diye hazirladigim sarimsakli salata, tahinli patlican, beyaz peynir ve haydari ile birlikte sofradaki yerimi alabildim! Yemekten kalktigimizda saatlerimiz 20:30’u gosteriyordu sayin seyirciler. Guzel bir raki-balik gecesini daha sonlandiriken keyif icinde, guzel muzikler sectik gecemize nes’e katsin diye. Fransizca albumlerim, Velvet Revolver, Placebo, Savage Garden, Alanis Morisette, Nick Cave and The Bad Seeds, Zuhal Olcay, Corinna Bailey Rae… Oldukca karisik, ama bir o kadar guzel muzik ziyafetimizi de sabaha karsi 01:30 civarlarinda sonlandirarak – nihayet- sirtimiza yer gosterebildik!

Pazar sabahina erken basladik, zira Avusturalya Acik Tenis Turnuvasi Erkekler Final macinda iki muthis oyuncu Nadal ve Federer karsilasacakti. Ki ben Federer’i sever, Nadal’ i da takdir ederim. Tam final macina yarasir bir 5 setlik seyir oldu bizlere olmasina da, 4 saat 35 dakika koltuklarimizdan bir yere kimildayamadik! Maci Nadal aldi, ki ben kendisini bir defa daha takdir ettim. Zira kendisi 1 gun onceki yari final macini da 5 set uzerinden 5 saat 15 dakika ile tamamlamisti! Bu azim ve hirsla bu adamin daha uzun yillar boyunca 1 numarayi kimselere kaptirmayacagina da karar vermis bulunmaktayim. (Henuz 22 yasinda oldugunu ve 6 Grand Slam turnuvasinda sampiyonluk kazandigini da goz onunde bulundurursak.) Tenis oynamayi ne kadar ozledigim bir bilseniz!

Okulun baslamasina daha 10 gun var. Bu ay yapmayi planladigim bir dolu sey icin bu 10 gunluk surec onemli cok. Okumayi bitirir bitirmez bir arkadasimin henuz piyasaya cikmis kitabindan bahsetmek istiyorum burada sizlere. Sonra bu ay baska bir aktivitem daha var katilmayi planladigim ve bana farkli bir bakis acisi kazandiracagina inandigim. Cheesecake deneyecegim mesela hayatimda ilk defa! Her ne kadar yemeyi seviyorsam da hic denememistim mutfagimda. Ve bir arkadasimizin dugun toreni icin Izmir’e gidecegiz hafta sonu icin. Aldigim haberlere gore havalar harikaymis Izmir’de. Yazdan bir gun calabilir miyim acaba diye dusunmekteyim:)

Ben bunlari yaparken yanima eslikcim olarak alacagim hepinizi, tek tek. Hic sikilmayacagiz bu ay, soz veriyorum. Cok guzel bir ay bizi bekler, benim inancim sonsuz:)

Ya S i z i n?