Yazar arşivleri: dilayra

Kas Yaptim Bu Hafta Sonu…

Basliktan da anlasilacagi uzere sportif ve aktivite dolu bir hafta sonu gecirdim. Her aksam yataga girerken tum kaslarim sizliyordu, ama olsun. Derslerle yogun gecen 2 haftanin ardindan yesillikler, kus sesleri, goldeki tekneler, piknik beni kendime getirdi. Varsin kaslarim agrisin, nasilsa gecer! Ama bu tecrubenin tadi damagimda kalir ve hep hatirlanir:))

Cuma gunu Fonda ve ben sehrin UpTown denen bolgesinde yer alan gollerden birinde kano yapmaya gittik. Soyledigine gore, kendini bildi bileli hafta sonlari ya da cani sikildigi her an kendini buraya atar ve bir sure kurek cekermis. Ona da bana oldugu gibi suda olmak iyi geliyormus! Kano yapmaya basladigimiz golden kurek cekerek 3 farkli golden gectik. En sonuncu gol en temizi oldugu icin burada suya girilebilmesi icin ufak 2-3 tane plaj kondurulmus. Yer yer birden derinlestigi icin oyle denizde yuzer gibi yuzemiyorsunuz ama yine de serinlemek icin ideal. Piknik malzemelerini bir Lubnan cafe’sinden aldik. (Orta Dogu mutfagina pek bir duskun Fonda. Esi de Misir’li zaten:)) Sonra da bir kano kiraladik. Hic bu kadar uzun sure kurek cekmemistim, cok hosuma gitti. Plajlardan birine geldik ve piknik malzemelerini ortaya doktuk.. Yanina da bir sise kirmizi sarap! Herhalde birkac saat kaldik, sohbet ettik orada. Saat 7’ye dogru kanoyu teslim etmek uzere hizli kureklerle basladigimiz yere vardik. Iki sey cok hostu: Ilki gunesin bulutlarla yaptigi ve uzunca suren dansi! Oyle guzel kareler yakaladim ki.. Biri asagida. Buradaki fotografta ikinci hosuma giden sey de var: Ordekler… Anne ve yavru ordekler golde siraya girip yuzup duruyorlardi. Biz de onlara elimizde kalan ekmekleri atarak besledik.. Cok sekerlerdi. Boylece bir fotograf ile iki guzelligi ayni kareye aldim! Kanoyu kiraladigimiz iskelede bir suru ufak capli tekne vardi. Buraya yakin oturan insanlar, hafta sonlari tekneleri ile aciliyorlarmis golde..

 

*

Cumartesi ve Pazar gunu ise kendi basima gecirdigim 2 gun oldu. Mary Jane’den odunc aldigim bisiklet ile Cumartesi gunu kampusun kalan kismini (West Bank ve Dinky Town) ve oradan da Riverdale denen bir bolgeyi kesfettim. Bisiklete binmeyeli neredeyse (abartmiyorum) bir 15 yil olmustu! Ama cok ilginctir ki uzerine biner binmez hemen hatirliyorsunuz nasil kullanildigini:)) Turkiye’de ana caddelerde bisiklet kullanmak nasil zorsa, bu memleketde de bir o kadar kolay. Bir kere yollar cok genis. Sonra bisiklet kullananlar icin bir cok yolda ve sokakta cizgilerle ayrilmis alanlar var. Ucuncu olarakta buradaki suruculer trafik kurallarina, yayalara ve tabi ki bisiklet kullananlara pek bir saygililar. Hal boyle olunca korkmadan, gonlumce, ve hatta saatlerce bisiklet kullandim: 15 yilin acisi 2 gunde cikti mi diye sorarsaniz: Cikti vallahi!

Cumartesi gunu kampusun diger bolumlerini kesfettikten sonra, tesadufen Riverdale denen bir yere geldim. Burasi Missisipi Nehri’nin kiyisindaki Maine Parki’nida icine alan bir bolge. Cumartesi gunu icin oldukca kalabalikti. Yasli-genc herkes bir ortu, ufak bir sepetle buraya nehrin kiyisina gelmis; kendi caplarinda piknik yapiyorlardi. Yolun hemen karsi tarafinda ise bir suru sokak cafesi vardi, ciceklerle birbirlerinden ayrilan. Bu cafelerden iki tanesinin arasina bir platform kurulmus. oyle buyuk bir sey degil. Bir jazz grubu muzik yapiyordu. Bisiklet kullanmaktan yorulup, bayagi bir terledigim icin bisikletimi kenara bir yere bagladim ve cimenlere yayildim ben de onlari dinlemek icin. Terapi gibi geldi diyebilirim.

Pazar gunumde de DownTown ve Mall of America’ya gittim bisikletimle. Toplamda 6 saat disarida kaldim ve bunun 3.5 saati bisiklet uzerinde gecti. Pazar pazar sehir pek bir sakin, pek bir huzurluydu. Ben bu Minnesota’yi sevdim galiba:))

Havalar Serinledi… Dersler Bitti…

.. Dun sabaha karsi gok gurultusu ile yataktan kalktim, saat 05:00 civarinda.. Bardaktan bosanircasina yagmur yagiyordu ve penceremden disari baktigimda gordugum manzaranin tadina doyamadim.. (Yukaridaki fotograf:)) Son 2 gundur hava boyle ve oglen saatlerinde isiniyor bir miktar. Ama muthis bir ruzgar var, gercekten de cok siddetli! Insanlar hallerinden pek bir memnun. Onlara gore, gunlerdir Minnesota’daki bu sicak hava dalgasi son yillarda gormedikleri kadar fazlaymis. Zaten Minnesota Kanada sinirinda oldugu icin, kislarin ve baharlarin cetin ve sert gectiginden bahsettiginde insanlar inanamamistim. Zira hic serinlik alameti ile karsi karsiya kalmamistim. Ta ki gecen gune kadar!

Dersleri bugun bitirdik, inanilmaz ama 13 gun olmus ben buraya geleli.. Bundan sonra cok siki bir doneme giriyoruz hep beraber. Cogu benden daha zor durumda, cunku aileleri var. En az 2-3 cocuk. Tum gun iste olacaklar ve eve geldiklarinde de dogal olarak eslerine ve cocuklarina vakit ayirmak isteyecekler. Bir kaci calismak icin en iyi zamanin sabahin erken saatleri oldugundan bahsetti. Diane ise, calismamiz gereken kitap ve okumalari bir CD’ye okutup sabah kosularinda dinlemeyi dusundugunu soyledi:)) Bense, saniyorum ki eve geldikten sonra aksamlari calisabilecegim. Her gun en az 1.5-2 saat duzenli vakit ayirmam gerekiyor, yoksa cok zorlanacagim! Olayimiz kisaca soyle: Her ay bir konudan sorunluyuz. Her ayin son gunu, o konuyla ilgili bize burada verilmis olan odevleri yapmamiz ve ilgili kisilere iletmemiz gerekiyor. Odevlerin cogu ortalama 15-20 sayfa civarinda. Grameriydi, kompozisyon kurallarina uyumuydu falan hepsinin nasil kontrol edilip gonderilmesi gerektigine dair de sayfalar dolusu oneriler var elimizde. Her ay o konuyla ilgili odevden not alacagiz. Bu sekilde bu yil sorumlu oldugum 11 kredim var:(( Bunlardan sadece bir tanesi sunum seklinde olacak. Buna “Regional Presentation” diyorlar. Amerika’da yasayanlar 3 ayri bolgede, Ekim ayinin 3 haftasi bir araya gelerek sunumlari gerceklestirecekler. Ben ve Ispanya’dan katilan Lidia ise ulkelerimizde gerceklestirecegiz sunumumuzu.. Bizimkiler Aralik ayinin 2. haftasinda. Programin koordinatorleri ve o dersten sorumlu olan kisiler Turkiye’ye gelecekler yani.

Bugun son gunumuzdu.. Dun aksam bu yilin bitisi serefine bir parti vardi. Cok eglenceliydi, hayatimda ilk defa karaoke yaptim:)) Hepsi ile vedalastim grubumun biraz once.. Gozyaslari sel olmadi ama, icimiz buruklasti.. Kisa surede cok yakin iliskiler kuruldu zira.. Ben burada kalan tek kisi olarak 1 hafta daha Middle Broak Hall’deyim.. Bakalim bu 3 gunluk off’umda neler yapacagiz? (Pazartesi gunu Abbot Hastanesi‘nde mini-residency’m baslayacak)

Son olarak, muhtesem insan Vernon Weckvert‘in dilek kurabiyesinden cikan ve cebinde sakladigi ozlu bir sozle bitirmek istiyorum (Bu soz, bu uzun yolculuga cikmis bulunan bizler icindi):

Begin! The rest is coming….

Yorucu Bir Hafta Sonuydu…

..ama cok eglendim.. Denemedigim seyler denedim, gitmedigim yerlere gittim ve uzun zamandir yemedigim seyler yedim.. Cuma aksami Down Town‘da tum bir hafta sonu suren bir festival vardi. Benim ISP grubumdan yeni arkadaslarim Diane, Lidia, Gary, Kevin ve 2 Andy ile beraber bu festivale gittik yemekten sonra. Down Town, benim bulundugum universite kampusunden yuruyerek yaklasik 20 dakika uzaklikta. Ama biz araba kullanmayi tercih ettik. Cunku Gary Utah’dan, Andy’lerden biri Duluth (Minnesota)tan geldigi icin burada arabamiz var.

Arabamizi park ettikten sonra kalabaligin arasina daliverdik. Barikatlarla Minneapolis’in en buyuk caddesinin iki tarafini kapatmis polisler.. Arada kalan yerlerde bir suru aktivite, konser ve tabiki Amerika’nin olmazsa olmaz yiyecek-icecek standlari vardi. Bizim bahar senliklerinde yasanan goruntuden cok da farkli degildi acikcasi..Asagidaki fotografi konser veren gruplardan birini dinlerken cektim…

 

Bu hengamenin arasinda Amerikan denizcilerinin (Marines) de bir standi vardi. Konu Marines olunca haliyle aktivite de guc gosterisi ile ilgili oluyor. Yuksekte bir barfiks kurmuslar ve hem kadinlar, hem de erkekler bu barfikste gucunu siniyor. Kazanana donanma t-shirt ve sapkalarindan veriyorlar. Denemesi bedava! Denedim haliyle. Daha dogrusu niyetli degilken, sportif biri olmamdan kaynaklanan gorunumum neticesinde grup arkadaslarim tarafindan barfiksin bulundugu alana itiliverdim! Erkeklerden 50 defa barfiks cekmeleri beklenirken, kadinlardan barfikste 70 sn. kalmalari bekleniyordu. Tam 63 sn. kaldmayi basararak t-shirtu kacirdim, ama sapkayi kaptim:)) (Gercekten de hic kolay degildi.. Asagidaki fotograf ben barfikste direnirken Lidia tarafindan cekildi. Sonraki fotografta beni alin terimle kazandigim sapka ile goruyorsunuz:))

 

*

 

Cumartesi gunune zor basladik haliyle.. Normalde erken kalkmaya alismisken, ne yazik ki cumartesi sabahi saat 10 sularinda -kahvaltiyi da kacirarak- gune basladim.. Cumartesi icin bir gece onceden yaptigimiz iki plan vardi. Birincisi Amerika’nin en buyuk alis-veris merkezi olan Mall of America’ya; ikincisi ise Minnesota Twins ve Los Angeles Angels arasinda oynanacak olan buyuk ve onemli beysbol macina gitmekti.

Mall of America dedikleri yer Akmerkez’in yaklasik 10 kati (abartmiyorum) ve yuksek degil.. Sadece cok genis bir alana yayilmis. Alis-veris veya alis-veris merkezleri benim icin cok bir onem tasimadigindan buraya dair anlatacak bir sey bulamiyorum acikcasi. Yalnizca -bence tabi- bazi seyler indirim zamani muthis ucuz! Ornegin -gercekten alinacaklar listemde bulundugu icin- bir tane sandalet aldim. (Parmak arasi dedigimiz turden. 15$’a..) Bir de listemde olmadigi halde 20$’a jean aldim. Dedigim gibi alti-ustu tuketim toplumuna yarasir tasarlanmis, insanlarin ordan oraya kosturdugu ve yiyip-ictigi devasa bir mekan iste..

Isimizi bitirdikten sonra Metrodome denilen Beysball Stadyumu’na gittik beraberce. (Biletler 27$’di..) Hayatimda ilk defa beysball macina gittim ve saniyorum ki (cok zor durumda kalmadigim surece) bu benim gittigim gidecegim son beysball maci oldu:)) Tam 3 saat suren, anlatmalarina ragmen ne oldugunu bir turlu tam olarak kavrayamadigim, sadece filmlerde gordugum ve bence oyle kalmasi gerektigini dusundugum bir oyun bu beysball.! Stadyum cok heybetliydi ve tam 34 bin kis idik o aksam maci izleyen..

*

 

Insanlarin tek yaptigi sey yemek yemek!! Oyle boyle degil.. Porsiyonlar oldukca buyuk, yiyecekler yagli ve devamli kizartilarak hazirlaniyor.. Icecekleri bizim Mc Donald’s buyuk bardaklarinin yaklasik 2 kati.. Misirlari, cipsleri kocaman kovalarla aliyorlar. Meshur hot dog’lari yaklasik  (Yemin ediyorum abartmiyorum, olctum.. Benim bir karisim 20 cm gelir yaklasik..) 40 cm. civarinda! Insanlari yerken gordunce otomatikman doyuyorsunuz. (Ya da mideniz allak bullak oluyor) Velhasil bu Amerika denen memleketin tek sevdigim tarafi; her gelisimde bayagi bir kilo kaybederek donuyorum ulkeme.. Hatun kisiler bunun ne demek oldugunu iyi bilirler:))

Beysball maci sonrasi kendimizi bir seyler icmek uzere bir pub’a attik ve yaklasik 2-3 saat kadar kaldik. Sohbet ettik, gulduk.. Allahtan grubumdakilerle cok iyi anlasiyoruz da her sey yolunda ve keyifli gidiyor sayelerinde. Burada tum ickili muesseseler (:)) saat tam 02:00 dedinmiydi kapaniyor. Oyleki, gectigimiz aksamlardan birinde yine disaridaydik ve saat ikiye tam bes kala bodyguardlar gelerek herkese kibarca (ikinci uyarilari pek kibar olmuyor ama…) cikmalari gerektigini soyluyor..

Gece yine bayagi gec yattigim icin pazar gunu yine gec kalktim haliyle.. Bugun 09:30’da bulusacak ve Tubing yapmaya gidecektik. Bu tubing denen seyi ilk defa Aydin’dan duymustum. Onlar bu mereti yapmaya siklikla gidiyor ve de cok egleniyorlar. Tubing, kocaman lastiklerin icine binip (oturup ya da her nasil rahat duruyorsaniz) uzunnnn bir nehirde yine uzunnn saatler boyu surukleniyorsunuz demek! Yalniz guzel tarafi, herkes yanina mutlaka sogutucularini da aliyor. Bunlarin icine iceceginizi, yiyeceginizi dolduruyorsunuz.. (Malum 3-4 saat sudasiniz) Biz ne yazik ki dun geceki uzunn muhabbet sonrasi bu tubing olayina 3 kisi gidebildik. Cok eglendim gercekten. Ne yazik ki fotograf makinasini suya dusururum endisesi ile yanima almadigim icin goruntuden mahrum kaldik! Ama cok huzurlu, bazen dinlendirici, bazen heyecanli (cunku bazi yerlerde suyun debisi artiyor ve bayagi hizli hareket ediyorsunuz!) bir 3 saat gecirdim. Hemen hemen herkes alkol aliyor bu gezinti sirasinda. Biz bol bol su ve diet-cola tercih ettik. Bir kac kucuk suya yuvarlanma sureci sonrasi (su, bazi yerlerde oldukca sig ve taslar kaya boyutunda!!) dizimde ve sol el bilegimde ufak ciziklerle aksam ustu saatlerinde Still Water denen kasabaya ugrayip bir kahve ictikten sonra evimize donduk:))

 

Bu arada; tubing yapmaya gittigimiz yer Apple River yani, Sommerset denen bir mevkide. Bu mevki Still Water kasabasina cok yakin. Tum bunlar da Wisconsin eyaleti sinirlari icersinde. Yani Wisconsin’den ufak da olsa bir parca yer gormus oldum bugun:))

Evimize donduk donmesine de, karnimiz cikti bayagi.. Benim buraya gelmeme sebep Marry Jane Madden‘la daha onceden bu aksam Uzak Dogu mutfagi tecrube etmek icin sozlesmistik.. Bize katilan Lidia ve Diane ile birlikte Rainbow adinda super bir yere gittik. Ben Cin-Japon mutfagini ve dahi sushi olayini cok severim. Gunlerdir adam gibi bir sey yememis oldugumdan sebep guzel bir yemek yemeyi hakettigimi dusunen Mary Jane ince dusunerek bizi buraya getirdi. 1 haftadir yedigim en guzel yemekti diyebilirim. Fiyatlar da cok makuldu. Haftaya tekrar gidecegim gibi gorunuyor:))

Simdi ise saat burada 23:05. Yaklasik 1 saat sonra Pazartesi gunune girecegiz. Carsamba gunune odevimiz vardi. Ben de odevimi yaptim yemek sonrasi. (Saka gibi.. Odev falan.. 30 yasinda kocaman kadin oldum ben ya!) Yaklasik yarim saattir sayfamla mesgulum ve sanirim gidip yatacagim artik.

Tum arkadaslarim beni e-mailleri ile yalniz birakmiyorlar sagolsunlar. Ayrica duzenli takip ettigim Zeynep‘in weblogunda benden bahsetmesi de cok hosuma gitti.. Tesekkur ederim Zeynep.. Umuyorum ki bu sayfayi takip eden herkes kendince huzurlu, verimli, dinlendirici ve benimki kadar (yorucu da olsa) keyifli bir hafta sonu gecirmistir.

Yarin icin kerkese guzel ve dinamik bir calisma gunu diliyorum..

Mississippi Boat River…

It was fabulous.

Tek kelimeyle muhtesemdi.. Her yil yapilan bu tekne gezintisinin amaci; hem beraberce eglenmek, hem de “ISP Burs Fonu”na katki saglayabilmek. Saat 19:00 civarinda kapida bulustuk, sari okul otobuslerine dolustuk ve yaklasik 20 dakika icinde St. Paul iskelesine geldik. (St. Paul ve Minneapolis, Minnesota eyaletinin Twin City olarak anilmasina sebep iki sehir.) Tekneye binecegimiz iskeleden asagidaki fotografi cektim…

Sonra da bizi bekleyen tekneye gectik.. Tam da filmlerdeki Missisipi gezinti teknelerinden biriydi bindigimiz.. Hemen heyecan icinde onun onunde de resim cektirdim.. O kadar buyulendim ve bir seylerle fazla mesguldum ki sadece 4 tane fotograf vardi gece odama dondugumde fotograf makinamda..

Once ickilerimizi aldik ve teknenin disina ciktik.. Goruntu gercekten cok guzeldi.. Bir sure disarida sohbet ettik, daha sonra da iceride yemek yeme sureci basladi..  Sevdiğim hocalardan biri Marry Jane ile ben:)

Tüm gece Fonda bana tekne gezisi ve diğer her şeye ilişkin brifingler verdi:) Soyadı Ali. Esi Misir vatandasiymis. Benimle gercekten cok ilgileniyor ve devamli beni bir yerlere goturuyor gormem icin.  Yemekten sonra da isin en eglenceli kisimlarindan biri olan acik arttirma basladi.

Burs fonuna katkida bulunabilmek icin degisik bir suru esya, ki cogu yabanci ogrencilerin ulkelerinden getirdiklari ulkelerine ozel esyalardi, acik arttirma yoluyla satildi. Dun gece tam 2860 $ bu acik arttirmadan kazanilmis. Arttirmaya katilanlar da burs fonuna katki saglamak isteyen ogrencilerdi bu arada… Ben de Turkiye’den, Samanpazarindan alinmis 5 tane kilim desenli canta getirmistim. Cantalarin ne kadara alindigi konusunda bir fikrim yok, ama dun aksam tanesi 65$dan satildi (5’i de hemde..)

Arttirma sonrasi dans pistine dokuldu herkes. Soyleyebilecegim tek birsey var bu konuda: Bu insanlar dans etmeyi gercekten cok seviyorlar, ama bir o kadar da kotuler:)) Ben dans etmek yerine disari cikip guzelligi seyretmeyi tercih ettim. Karanlikta St. Paul’deki koprunun ve sehrin isiklari nehre vururken ki goruntu ve hafif esen ruzgar gercekten de cok guzeldi. Ama ne yazik ki gece modunda elimdeki makina ile fotograf cekmeyi beceremedigim icin bu resimden mahrum kaldik beraberce:))

Bugun cuma… Birazdan DownTown’a inecegiz ve festivalin acilisini seyredecegiz. Ne festivali oldugunu henuz bilmiyorum, ama ogrenince yazacagimdan emin olabilirsiniz:))

Herkese guzel bir hafta sonu diliyorum.. Burasi coook sicakkk…

 

I Am Relieved…

Hem de ne rahatlama… Ucuyorum desem yeridir:))

Yaklasik 1.5 saat once, “21. International Health Night” kapsaminda gerceklestirdigim sunumumu tamamladim.. Gunlerdir bu yuzden biraz gergindim de!

Aralarinda Guney Afrikalilarin, Ispanyol, Hintli, Somalili ve Amerikalilarin bulundugu yaklasik 60 kisilik bir topluluga kendimi, calistigim organizasyonu, Turkiye`yi ve Turkiye`deki saglik sistemini tanitmam icin bana verilen 15 dakikam vardi. Gectigimiz aksam bir Guney Afrikali yanima gelerek bana Turkiye`nin nerede oldugunu bilmedigini soylemisti! Adama nasil kizdim anlatamam.. Ben senin ulkenin nerede oldugunu (ve dahi bir cok ulkenin) biliyorum halbuki dedim. Bana gercekten bilmedigini soyledi ve bir haritada ona gostermemi istedi. Ben de adamcagiza bu aksami bekle o zaman demistim. Sunumumun Turkiye`yi tanitan kismina bir harita koydum ben de! Ama ne harita.. Kocaman bir dunya haritasi. Amerika kitasinda bir yildizla Minnesota`yi isaretledim, diger tarafta da Turkiye`yi. Ve de sunumun o yerine geldigimde aramizda gecen bu konusmadan bahsettim. Konusmanin bitiminde de harita goruntuye geldi. Biraz da efekt yapmistim, Turkiye sahneye gumburdeyerek cikti.. Kalabaliktan yukselen kahkahalar muhtesemdi, beni oldukca rahatlatti..

Sunumumda, calistigim organizasyondan ve yaptiklarimizdan da (ve dahi yapmaya calistiklarimizdan) bahsettim. Saskinlik nidalari ve fisiltilar arasinda bana Turkiye`de gercekten bu kadar buyuk ve iyi is cikaran bir hastanenin oldugundan haberleri olmadigini soylediler. Bu, ikinci rahatlatici nokta oldu!

Daha sonra da saglik sisteminden, ulkede hizmete nasil ulasildigindan (ya da ulasilamadigindan) bahsettim. Sunumumu tam 17 dakikada tamamladim ve alkislar arasinda yerime dondum… Sakin bunu anlatarak kendimi begenmislik yaptigimi dusunmeyin ne olur.. Sunumlar sonrasi verilen resepsiyonda herkes yanima gelerek beni tebrik etti ve verdigim bilgilerin cok faydali oldugunu soylediler. En onemlisi de, bu programda olabilmem icin bana burs saglayan komitenin baskaninin yanima gelerek verdikleri kararin ne kadar dogru oldugunu gordugunu soylemesi ve beni tebrik etmesi gozlerimi yasartti diyebilirim:))

Burada hersey gunden gune daha iyiye gidiyor.. Dersler oldukca agir aslinda. Mesela bugun Financial Management dersimiz vardi yaklasik 3 saat kadar! Universiteye 1993 yilinda girdim ve o tarihten bu tarafa pek fazla rakamlar, hesaplarla ilgilenmedim.. Haliyle bu ders beni biraz gerdi. Ama yapacak bir sey yok, sadece herkesten biraz daha fazla calismam ve sevgilimden yardim istemem gerekiyor..

Hemen hemen her aksam Grandma`s diye bir pub`a gidiyoruz. Oldukca eglenceli bir yer. Mesela dun aksam, 4 biradan sonra (bu arada soylemeden gecemeyecegim lokal biralari guzel gercekten) ayni yerde kaldigimiz 3 cocukla beraber bilardo oynadik.. Benimle es olan cocuk herhalde basta pisman olmustur, ama 6 oyun sonrasi diger ikisini duman edince keyfi yerine gelmistir:)) Bu aksam da dart turnuvasi var!

Her gun kosmaya devam ediyorum. Son iki aksamdir saat yedi ila sekiz arasi kosuyorum. Kampusun degisik yerlerini kesfediyorum. Gercekten nefes aldigimi hissediyorum. Bu arada bir iyi haber daha: Geldigim gunden beri sigara icmedim:)) veee cok mutluyum..

Yarin aksam Missisipi nehrinde tekne gezintisi var. Herkes dort gozle bekliyor. Guzel fotograflar cekecegim gibi..