
Buyuk adam Bernard Shaw soylemis bu lafi. Ne kadar da dogru!
Kendimi yaratmakla mesgul, yeniden “yaratilmama” yardim edenlerle mutlu mesut yasiyorum bu gunlerde:)
Guzel muzikler dinliyorum canli canli burada. Sali-Cuma’lari Harika bir kadin soyluyor, guzel mi guzel.. Sesi, muhtesem mi muhtesem.. Gruba ne desem bilemiyorum zaten. Hic abarti yapmiyorum dinleyince gorursunuz diyorum sadece:) Acilacagini ilanlarindan gordugum andan beridir gitmek istemistim. Araya, hayatimin altinin uzerine gelisi giriverince o da kaynayivermisti bir suru baska sey gibi! Sufi mesreplilerin bir bildigi varmis hakkaten. Alti, uzeri zannettigim yerden daha iyiymis hayatimin. Sadece gormemek icin gozlerimi kapamisim siki siki. Inandigim masallara siginmisim, yanilmisim!
Zararin dondugum kosesinden dumduz ilerliyorum bu gunlerde ben. Hem de ivmesi yukarilarda olmak suretiyle.
Iyiyim. Egleniyorum:) En cok eglendigim gunlerden bir tanesi de burada fotograflarini gordugunuz ciftle gecirdigim bir pazar gunuydu. Bu cift, bizim ofis arkadaslarimizdan Canan’in kiz kardesi ve mustakbel nisanlisi. Benden rica etmislerdi, elimden geleni yaparim dedim.
Cok zormus bu tarz fotograflar cekmek. Biliyorsunuz ben pek porte cekemiyorum. O konuda ustadi zaten biliyorsunuz:) 2 saatin sonunda ter icinde kalmistim. Gerci bir otelde, ic mekanda ve aksam saatlerinde yaptik cekimleri. Dolayisiyla da cok sicakti icerisi. Ama ciftimizi rahatlat, istedigin cekim pozisyonunda keyifli olmalarini sagla, isigini, vs. ayarla derken ben de bittim:) Birincisi RAW formatinda cekmem lazim artik, ki yapmiyorum inatla:( Ikincisi de coook calismam lazim daha. Zira bu guzel cocuklar Temmuz ayinda evlenecekler. Ve evet, dugun fotograflarini da ben cekecegim:)
Iste birkac foto size. Onlar begendiler tabi. 350 fotograftan ben sadece 20-25 tane guzel diyebilecegim fotograf buldum! Olacak. Zamanla, calismayla, pratikle o da olacak. Hic kasmiyorum kendimi. Super planlarim var yine:)

~

~

~

Cumartesi gunu kiymetlim Robert’im Downey Jr.’im ve Jude Law’in bence pek de guzel isler becerdikleri Sherlock Holmes filmini izledim. Kurgusu, cekim teknigi ile tamamen yonetmenini ele veren bir filmdi: Guy Ritchie’yi yani. Seyredin derim. Goruntulere ozellikle bayildim. Bir de tabi Sherlock’a:)) Iyi calismis, harika bir vucut yapmis Robert Downey Jr. Ikide siz takdir edin, yaziktir:)
Bu sarkiya takildim, donup donup dinliyorum.

Havalar buzz oldu Ankara’da. Cumartesi sabahi sonunda o hasretle! beklenen kar yagdi. Ama yagmasi ile kaybolmasi bir oldu:( Oglen saatlerinde yagmur saganaga donunce ortalik les gibi oldugu ile kaldi!
Olsun dedik, dertlenmedik. Harika peynirlerle tabagimizda rakinin yaninda, sicacik evde bir film daha izledik:) Tenis maclarindan yakalayabildiklerim oldu, ama daha cok basketbol gunu yaptim bu hafta sonunu ben. Seyredilmeyen mac birakmadik!
Arada teyzosum geldi Belcika’dan, damadi Guy ile. Bende kaldilar 2 aksam. Bir aksam onlari Balikcikoy’e, bir aksam da MaKKarna‘ya goturdum:) Balikcikoy’de halimiz komikti: Teyzosumla damadi Fransizca konusuyorlar. Ben Guy ile Ingilizce, teyzosumla Turkce:) Bir ara herkes icince dilleri unuttu, teyzos bana donup Fransizca anlatmaya, ben Guy’e Turkce aciklama yapmaya calistim:) Bunca yil sonra hala Fransizca anladigima sevidim ve az kaldi gidip Fransiz Kultur’e yeniden yazilmaya karar vermistim ki birileri durttu ben, kendime geldim:) Bu yilki 16 maddenin icinde yok kendisi, bosuna basimiza is almayalim diyerekten:)
Bu aralar iste cok yogunlastim:) ‘Harika bu degil mi?” dedikce ben, millet bana anlamsiz gozlerle bakiyor.. Yogun isi var diye sevinen bir ben miyim? Iyi oluyor gayetten, kafamda sadece is oluyor mesai saatinde, isten sonra da kendime ve yanimdakilere zaman ayiriyorum salim kafayla.
Bu hafta yine cook yogun olacak. Batman’dan misafirimiz var. Izmir’den de. Birer aksami kendilerine, kalanini bizzat kendime ayiracagim:) Okunmayi bekleyen bir kitabim, yazilmayi bekleyen bir yazim, dinlenmeyi bekleyen muziklerim, eslik edecegim bir grup, aranacak dostlarim, gidilecek yerlerim ve yeni yeni bir suru seyler var hayatimda zira.
Sevgiyle kalin, kendinizi kucaklayin sabahlari:) Ben 2010’a girerken gece saat tam 00:00’da bunu yaptim aynen. Kendimi yaratmaya o gece, o dakika baslamisim da haberim yokmus meger:) Deneyin gorusuruz:)





