Yazar arşivleri: dilayra

Bazen..

Girl

Bazen..

Bir ses duyarsin uzaklardan. Sevdigin, ozledigin birine aittir. Dostuna. Yillarini beraber gecirdigin, gulup, eglendigin, dertlestigin.. Simdi “anne” olan bir dostuna:) Iyi gelir. Mutlu hisseder, gulumsersin. Tum yasadigin gunluk stresine, sikintina, gerginligine ragmen..

Bazen..

Unuttugun seyleri hatirlatan “an”lar yasarsin. Tedirgin yaklasirsin once, bilemezsin nasil tepki verecegini.. Belki de korkarsin. Guvenmek zordur zira. Baban’a bile guvenemezken bu hayatta! Anlamlandiramazsin net olarak, ama bilirsin ki ruhuna iyi geliyor. Yasa o zaman dersin, git gidebildigin kadar. Ayni Marquez gibi: “Yureginin goturdugu yere git” dedigi gibi!

Bazen..

Dinledigin bir sarki seni baska bir yere goturur. O hep olmak istedigin yere hani. Gidemediginden sebep, gitme cesaretini gosteremediginden sebep icin icin yandigin, tutusup, kul oldugun, kullerini dagitip, tekrar onlardan dogdugun yere hani.. Huzurlu hissedersin kendini, birakirsin oylece koltuguna.. Elindeki kadeh yere duse yazacakken farkeder, mavi halini kurtarirsin olasi bir felaketten:)

Bazen..

Kendine aynada baktiginda taniyamazsin karsindaki sureti. Yabanci gelir, tamamen yabanci, huzun dolu gozleri olan biri. Belki gozler bir miktar tanidik! Oylece gozlerinden yaslar suzuluverir kendine bakmayi surduruken. Sonra hungur hungur aglarken bulursun kendini. Nedensiz, kedersiz, bombosken cevren. Sonra gider en guzel Sezen sarkilarindan birini calarsin ses dugmesini en sona dayayaraktan: ‘Aglamak guzeldir, suzulurken yaslar gozunden..” diyenini..

Bazen..

Bir suru sey yasiyorken, iyi ve kotu..

Eglenceli ya da yorucu..

Sikici ve huzur verici..

Geren ya da rahatlatan..

Yazacak birsey bulamamak ne aci!

Ya da yazacak bir suru sey bulmana ragmen bunlari kelimelere dokmeye usenmen!

Bahar mi sebep acaba? Yoksa yasadigin enteresanliklar mi? Anlayamadigin insanlar mi? Onunden, sen ne yaparsan yap, akip gidiveren hayatin mi? Yasin mi yoksa? Bir seylerin eski cekiciligini yitirmesi mi?

?

Bosverin:) Asik olun!

Empati yapin daha fazla.

Cocuklarin saclarini oksayin.

Sokaklarda amacsizca dolasin. Cevrenizdeki her ayrintiyi zihninize kaziyin.

Bir tane hayatinizi pasa gonlunuzun istedigi gibi yasayin. Iyi olun. Iyi hissettirin. Insan olun. Gerisi gelir nasilsa. Inandigim budur!

HAYAT!

Bazen gulerek, bazen uzulerek, aglayarak..

Bazen korkarak, bazen kacarak..

Siginarak, bagirarak, konusarak, dinleyerek, basararak, basarisizliklarla karsilasarak..

Ugrasarak bazen, bazen “hop” diye hazira konarak..

Sanssizliklarla, mucadeleyle, itisme-kakismayla, isyanlarla, nefretle..

Bazen sevgi dolu, simsicak, paylasarak..

Hizlica, su gibi akarak, bizi sasirtarak cokca..

HAYAT geciyor!

Inanilmaz olan, akla hayale gelmeyen, parmak isirtacak cinsten seyler yasatiyor bize.

Dostluklara dostluk katiyor, sevgileri, sevilenleri, ozlenenler haline getiriyor. Sabrimizi siniyor!

Istenmeyenleri sokuyor icimize, evimize; istenilmez, dayanilmaz ve aslinda degersiz olduklarini anlayana dek bizler..

Yeni can’lar getiriyor, ruhumuzu dinlendiriyor. Bazen de goturuveriyor cani gonulden hep kalmasini dilediklerimizi.. Acitiyor, kanatiyor, yaralar birakiyor, izler birakiyor..

HAYAT biz istemesek de tum bunlari gosteriyor bize..

Zeynep yazinca hatirladim. 3 yili gecmis JTB ve ben bu HAYAT’ta beraberiz. Paylasmisiz tum yukarida saydigim HAYAT’in bize getirdiklerini, kattiklarini, sormadan goturduklerini.

Ben yasamisim, gormusum; JTB araciligiyla sizlere anlatmisim. Kah destek olmus, hak vermissiniz; kah umursamamis, orali olmamissiniz.. Kendi HAYAT tecrubenizi anlatmis, buraya yazmamis ama benim ozelimle paylasmissiniz.

Ben size acilmisim bu HAYAT’i yasarken, siz bana..

Ben aglamisim, omuz vermissiniz..

Ben cekmisim fotograflarini, gezmisim, yemisim, yasamisim bu HAYAT’in karsima cikardiklarini, siz sevinmis, tesekkur etmis, “Bir Daha” demissiniz..

Bakiyorum da simdi NE IYI ETMISIM, NE IYI ETMISSINIZ:) Yine olsa yine yapardim.

Buradan sizlerden aldigim, ogrendigim o kadar sey olmus ki..

Buradan tanistigim oyle guzel insanlar olmus ki..

Tanisma hikayelerini, evliliklerini, hamileliklerini, dunyaya getirdikleri bebeklerini, tecrubelerini izledigim, bizzat sahit oldugum ve HAYAT’ima zaman zaman farkli gozlerle bakmami saglayan o kadar cok SIZ olmussunuz ki!

Tesekkur ederim kendi adima. JTB’yi bu sekilde var edebilmek benim icin cok anlamli. Daha anlamli seylere imza atabilmek istiyorum. Yine buradan duyuracagim. Yine kacacagim. Yine denemeye devam edecek, belki is degistirecek, belki de ulke; belki asik olacak, buradan gulumseyen gozlerle kocaman sarildigim adami gosterecegim. Nispet olsun diye degil:) Bunca yil hayatimin icinde oldugunuzdan dolayi bu guzel gelismeyi de paylasabilmek icin..

Diyecegim budur.

*

Sevgili NY Muhtari sayesinde izledigim ve tek kelimeyle vuruldugum; emegi gecen herkesin eline saglik demekten baska bir sey diyemedigim, mumkun oldugunca cok insanin gormesi gerekliliginden hareketle buraya tasidigim, guzel Sehr-i Istanbul’a ait bu ozenli calisma icin lutfen birkac dakikanizi ayirin derim.

*ISTANBUL*

“Let Me Take You Far Away…”

*

Hey gidi gunler hey.. Yil mi? Saniyorum 1993.

Scorpions.

Let me take you far away
You’d like a holiday
Let me take you far away
You’d like a holiday

Ne yuce gruptu tanrim o zamanlar benim icin.. “Still Loving You” parcasinin ayri yeri vardir.. “Send Me Angel“in da.. Hayatim gozumun onunden gecer bazi zamanlar. Yasadiklarim, onlara istinaden hissettiklerim, sevdiklerim, uzulduklerim, beklediklerim, anlamlandirdiklarim, hicbir yerlere koyamadiklarim..

Tum bu sarkilari bu yuzden seviyorum. Bana ifade ettiklerini burada yaziya dokmem mumkun degil! Bu gruba ve bu parcalara ait o kadar yasanmisligim mevcut ki! Inanamazsiniz!

Ilgaz’daydim yine ben. Hafta sonu kactim yine. EN SEVDIGIM SEYI YAPTIM: KACTIM! Bu defa 3 kisiydik. 3+1 demek daha dogru sanirim:) Tuba, Natalia, Ben ve Tuba’nin kardesi HaSIM.. Yukaridaki parcalar dagin tepesinde en zor zamanlarimda bana guc verdiler, beni motive ettiler, beni guldurduler, hatirlattilar gecmisteki keyifli anlarimi ve bana bas bas bagirdilar: OnE Live Life It’di degil mi diye:) Bu parcalara tutunup donmaktan kurtardim kendimi:)

Snowboard ile tanistik. Her ne kadar kendisini cok merak etmemis olsak da, es-dost arkadas hatirina “peki” dedik. Baktik, kabiliyetli ciktik attik kendimizi dagin tepesinden asagilara.. Karar verdik: Kayak hikayeymis, Snowboard sahaneymis diye.. Bir bu kalmisti bu yasa kadar yapmayip denedigimiz, bunu da yaptik tam oldu. Evet, ben kayak yapmayi birakiyorum SNOWBOARD’da hayat varmis, becerebiliyormusum, gercekten de fena degilmisim.. Ozgurce yapabildigimiz her seye acikligimiz burada da devreye giriyormus. 33 yasinda snowboard yapilabiliyormus, ve evet benim kadar atletik bir hatunsaniz gayet de iyi becerebiliyormussunuz:)

Son gun bir de kar yagdi tum gun, inanilmazdi. Hala adam gibi eldiven alamadigimizdan sebep ellerimiz dondu, mahvolduk! Onun disinda hersey harika gitti. Bol kahkaha, bol popo ustu oturma, karlarda yuvarlanma, muzik, sarap, salep.. Iyi ki dostlarim var.. Iyi ki kabiliyetim var.. Iyi ki istegim var.. Iyi ki sagligim yerinde.. Her seye, herkese, her olumsuzluga ragmen hayatimin guzel gecen bir haftasonuna daha imza atarak donmek guzeldi.

*6*

Snowy

Hacettepe’de..

Sevdigim, istedigim, ogrettigim, ogrendigim, gurur duyarak soz ettigim, keyif aldigim isi yaptigim yil sayisi.. 6. yilimdayim:)

7.30, Sabah Saati, Pazar Gunu..

Saat calmadi, ama ben gozlerimi actigimda 07:00’di Pazar sabahi. Bir gece once gec yatmama ragmen bir seyler durttu ” Hadi kalk artik” diye:) Iyi de etmis. Bir baktim pencereden, neredeyse 1 karis kar var disarida. Disarisi sessiz, sakin, cit cikmiyor. Hemen giyindim, attim kendimi disariya. Uzun zamandir Nikon D200’de cantasinda bekliyordu cani sikkin, kusmus bana. Hakli! Ilgaz’dan beridir elimi surmemistim:( Kulagimda guzel muziklerle Tunali’yi gecip Segmenler Parkina vardim. Kar kiyafetlerini de giymistik, terledik bayagi!

Herkesin actigi yollarin, yuruyus yolunun aksine daldim tertemiz, derin kar kutlesinin oldugu bolumden agaclarin arasina. Cikardim fotograf makinami. Keyfi yerine geldi cantasinin icinden bembeyaz bir sabaha, agaclarla kapli bir mekana ciktigi icin:) Beraberce keyif almaya baktik bu karli Pazar sabahindan. 1 saat boyunca kimsenin yurumedigi yollarda yurudum, battim ciktim; kah usudum, parmaklarim dondu, kah terledim. Nedense Misread‘in bu Pazar sabahina cok iyi gittigini dusundum onlarca parca icerisinden, kendi klibinin aksine..

Cetigim fotograflarin icinden en cok bu banklarla ilgili olanlari begendim. Eve donerken mis gibi kahve istedi canim, Tunali’ya acilan Starbucks’a girip milli oldum! Starbucks’tan kahve icmeyeli ne kadar da uzun olmus onu hatirladim. Klasik tostlu kahvaltimi ettim. Hic bir is yapmak gelmedi icimden, sadece gazete okudum; onu da pek basaramadim. Hala gazete ve TV ile aram bozuk. Iki maymunu oynuyorum, gormuyorum, duymuyorum yasanilanlari gundelik hayatta. Ama konusmaya devam! Torba degil ki agzimiz, buzemiyoruz! Bozuk, curumus, eskimis seylerle ne yapiliyorsa onu yapmak istiyorum bu duzene, yapamiyoruz! Sadece Sweeney Todd‘un yaptigini alkisliyoruz. Seyretmeyenler icin anlatmayayim, ama seyredince ne demek istedigimi anlayacaksiniz!

Hafta sonunun bu kadar cabuk gecip, bitivermesine gicigim. Cuma aksami sicak sarap yaptim yine:) Tam 1.5 sise. Bana misin demiyor. Ben bitirdim artik bu isi, her yaptigim bir oncekinden daha iyi oluyor:)

Puzzle’m bitti:) Cok da guzel oldu. Tuba’nin da son dakika yardimlariyla tabi. Hemen yeni bir tane siparis etmem lazim.

C.tesi gunu basketbol maclarinda gecti. Desarz olmak icin birebir. Ve de dostlarla:) Aktif olmak adina her sabah karar verip, her defasinda da havayi bahane ederek son donemlerimi sporsuz geciriyorum:( Kilo aliyorum! Her tarafimda, ozellikle sirtimda agrilar hic gecmek bilmiyor. Ne kas gevsetici, ne agri kesici fayda etmiyor artik. Vucudum bana ” Acilen Spor Hayatina Don!” diye bagirip duruyor.. Dinlemek lazim.

 

Guzel bir hafta olsun..

Bembeyaz.. Tertemiz.. Sakin.. Muzik dolu olsun.. Film dolu olsun.. Kahkaha ve sarap da olsun.. Siz istemezseniz benim icin olsun.. Herseyden onemlisi sagliginizin bozulmadigi, sevdiginizle gecireceginiz bir hafta olsun..

Bu aralar cok yazamiyorum, cok da okuyamiyorum arkadaslarimin bloglarini. Is yogun bir donemdeyim. Kafamda bin tilki var. Tilkilerin kuyruklari cozuldukce yeni haberlerimi paylasmak icin yine gelirim:)

Operim..