Yazar arşivleri: dilayra

Bıraktım

Sad-Dilara

SEN hiç anlamadın

Saatler kurdum sana uyuyakaldın

Ateşkes çoktan bitti

Geçti zannettin dur daha yeni başladım

BıRaKtıM

Seni kopkoyu karanlığında

Darmaduman krallığında

HERŞEYİ YIRTIP ATTIM, KOPARTTIM, KANATTIM

Sen, geçmişi tekrar gördüğünde

Ölmeyen herşey döndüğünde

HATIRLA neler neler yaptın da

Seni BıRaKtıM

Kalk yerinden dolaş biraz

İstersen ONUNLA uzaklaş biraz

Ama acıyla bu kez YÜZLEŞ

Belki iyi gelir OTURUP AĞLA BİRAZ

BıRaKtıM

Seni kopkoyu karanlığında

Darmaduman krallığında

HERŞEYİ YIRTIP ATTIM, KOPARTTIM, KANATTIM

Sen, geçmişi tekrar gördüğünde

Ölmeyen herşey döndüğünde

HATIRLA neler neler yaptın da

Seni BıRaKtıM

Aldığım her nefesle SAVRULDUN, YOKOLDUN

Asla yıkılmaz sandığın

Kalen de VURULDU

Sen şimdi dizlerinin üstünde

İSTEDİĞİN KADAR ÜZDÜM DE

Hatırla neler neler yaptın da

Seni BıRaKtıM

Söz: Özge FIŞKIN

Müzil: Cenk EROĞLU

Diyeceğim, benim N.S’ye yazdığım “Bıraktım” başlıklı satırlara o kadar benziyordu ki!! Dayanamadım.. Söz yazarı ve parçayı seslendiren kişi Özge FIŞKIN, bizim ODTÜ günlerimizde ekipler halinde her Perşembe Manhattan’a taşınmamıza olan grup Fender Blenders’ın muhteşem performanslı solistiydi. Albümünü çıkarmış. Selim tavsiye etmişti, aldım, dinledim. Özellikle buradan lütfen bu parçayı müziği ile berber dinleyin.

Çok güzel bir hafta sonu diliyorum. Benimki bayağı hareketli geçecek zira.. Pazar günü bizim için milletçe unutamayacağımız bir gün olabilir. Lütfen oyunuzu kullanın ve sakın işaretlediğiniz oy pusulasını dışarı doğru katlamayı UNUTMAYIN. İçeri doğru katladığınızda mürekkep diğer partilerin üzerine de bulaşabilir ve oyunuz geçersiz sayılabilir. 1 oy 1 oydur..

Tutkulu İşler Peşinde Ben:)

From-Kas

Ne zaman deniz kenarı bir yere gitsem dayanamıyorum, tekneydi kayıkdı yansımaydı çekmeye başlıyorum:) Belki de birbirinin aynı bir sürü kare’m var bu görüntülere ilişkin; ama vazgeçemiyorum işte! Aslen yaz çocuğu, hani bahar-yaz aylarında doğmuş falan da değilim; ama bendeki bu deniz-su-mavi-lacivert merakının burcumla bir alakası olduğu görüşünde bazı insanlar. Malumunuz ben bir Akrep’im. Yani Su Grubuna ait bir burcum var, her ne kadar akrep denen canlı suda yaşamasa da!!

Mesela en sevdiğim renk olan siyah ve her ne kadar bu yaz hiç oje sürmemiş olsam da, genelde yaz aylarında oje tercihim olan kor kırmızı renkler de bu burca ait olmanın bir marifetiymiş:) Mesela anahtar sözcüğüm TUTKU’ymuş:)) İnanılmaz derecede önemli bir yer tutar bu kelime benim hayatımda. Yaşadığım ilişkide, yaptığım işte, o anki uğraşılarımda tutkunun dozu azalırsa, bendeki motivasyon ve şevk de o kadar azalır. İngilizcede de söylemekten en hoşlandığım kelimedir PASSION:)

From-Kas

Bendeniz bu aralar yeni ve tutkulu bir şeyler peşindeyim. Öyle ha deyince gerçekleşmeyecek tabi, uzun vadede bazı planlar yapmam gerekiyor. Ama, yaşamıma yeni bir heyecan, hareket katmakla; farklı şekillerde gelişmeye devam etmekle ilgili aklımdakiler. İlişkiden bahsetmiyorum:)) O konuda uzunca bir süre daha konuşmayacağım. İnsan hayatının içinde sıralamada hiçbir zaman en üstlerde bulunmaması gereken bir madde. Bizi biz yapan, besleyen, bizden yeni ve daha çoşkulu “ben”ler doğurabilen başka şeylerden bahsediyorum. Benim için en ön sıradakiler işim, sosyal hayatım, hobilerim, çevrem.. Bakalım neler yapabileceğiz?

Güzel birkaç fotoğraf daha sizlere Kaş’tan.. Dün tam 3 tane detaylı mail yazdım 3 yeni arkadaşıma Kaş hakkında:) Tatile gidecekler ve benden tavsiyeler istediler. Seve seve:) “Kaş Uzmanı Dilayra” oldum iyi mi? Ama ah şu Türkçe’miz yok mu? Bilmeyen biri okuduğunda uğraşılarım arasında “kaş almak” olduğunu varsayacak:) Yok yok, güzellik uzmanı değilim. Hele o konuda sıfır başarı diyebiliriz:)

Hafta sonuna son 2 gün:) Harika geçirin..

From-Kas

Benim Cennetim!

Dilara

Bir arkadasim demis ki “Senin artik gulen fotograflarini goremiyoruz blogda”.. Cennetime gittigimden beridir yukaridaki moddayim, dedim ki paylasayim: Iyiyim, cok keyifli bir 3 gun gecirdim Kas’ta.. Ileride hayatimi devam ettirmek istedigim  yerde.. Begonvil cennetinde.. Mavi, engin ve derin lacivert cennetimde..

Son 5 yildir sikilmadan ayni yere gidiyorum ve bir tek gun bile”Off” demedim henuz. O kadar guzel paylasimlarim, o kadar guzel dakikalarim oluyor ki Kas’ta.. Gordugum, tanidigim herkeslere tavsiye ediyorum MAVI Bar’ini, RED POINT’i.. Iskele ile Kas’in ana caddesini birbirinden ayiran DUVAR’n uzerindeki hos muhabbetleri.. SENGUL Ablam’in gece 03:00’dan sonra DUVAR’in onune gelip kurdugu gozleme tezgahini.. KUCUK CAKIL’in muhtesem ve buzz gibi denizini.. Kocaman KALAMAR’larini.. TEKNE GEZILERI’ni.. Kanolarla yapilan macera dolu SEA KAYAGI’ni.. DALMAK icin sizi bekleyen birbirinden guzel KOYLARI’ni, sirf bunun icin orada bulunan BATIGI’ni.. Her seferinde ugradigimda kendimi kaybettigim, Kas Hatirasi niyetine aldigim birbirinden guzel tasarimlara sahip LAL GUMUSCUSU’nu.. CUKURBAG YARIMADASI’nda bulunan LUTFIYE TEYZE’nin evinde acip, bahcesinde misafirlerine sundugu lezzetli yemeklerini.. KURUNUN YERI’nde yenilebilecek cig borek ve hosmerim tatlisini.. Goruntusune, denizinin rengine hayran kaldigim KAPUTAS Plaji’ni.. Unutmuşum!!! Bir de BUZLU BADEM’i var:)) Ve de ve de MİDYE DOLMASI…

From-Kas

Insan kendini iyi hissettigi yerde, kendini iyi hissettiren insanlarla olmali.. Benim kacislarim hep bu yuzden; nefes alabilmek, hayatin ne kadar guzel oldugunu kendime hatirlatabilmek icin. Her ne kadar self-motivated bir insan olsam da bazen bu uyaricilara ihtiyac olabiliyor:) Evrenin sansli kuluyum ki-hep sukrederim- kacmak istedigimde hep gidecek bir yerim, gidebilecek gucum ve bana eslik edebilen guzel insanlar bulabiliyor, taniyabiliyorum.. Bu defa da harika bir adam ve esi ile tanisma serefine nail oldum: Sevgili Mustafa bey ve esi Christina:)

From-Kas-Cukurbag

Ayak bilegimde suslu kinam, zihnimde temiz tertemiz guzel yeni dusunceler ve heyecanlarla, dinlenmis, bol bol yuzmus, dalmis, pek mutlu olmus bir sekilde evime dondum.

Pazar gunu SKY TURK’te yayinlanan CAFE NET Programinda kendimi seyrettim:) Cok komik ve sevimli buldum. JTB’yi, neden ve nasil burada olmaya karar verdigimi, gelecekteki planlarimi paylastim. Bana bu firsati verdigi icin Sn. Ayse YAZICIOGLU’na tekrar tesekkur ederim.

Bir tesekkur de sevgili Mucella TOKATLIOGLU’na. Aysegulumun Sultanimin seker, dinamik, guzeller guzeli patronuna:))  Iyi ki vardiniz, Iyiki VARSINIZ:))

Superr bir hafta diliyorum..

 

 

Ka-Çı-Yo-RuM.. Ben, Bizzat, Kendim:)

  ** İlüstrasyon Pino’cum tarafından JTB için ilk tasarlanan bannerımızdır:))**

Düşünün bir:

~ Likya’nın en güzel ve önemli kentlerinden biri. Meis adasına komşu, yaklaşık 70 km.lik sahil şeridine sahip, nem oranı bu mevsimde 55% seviyelerinde dolaşır, sizi boğmaz bunaltmaz..

~ Nehirlerinden macera dolu “kano turları”na katılabilirsiniz..

~ Lacivert-mavi derinlerinde, heyecanınızı doruklara çıkaran “sualtı dalışları” gerçekleştirebilir, balık sürülerinin arasında kaybolabilirsiniz..

~ Dalgalı ya da sakin mavide özgürce, rüzgara karşı süzülmenize olanak sağlayan ızgara balıklı, alkollü, keyifli, yelkenli “tekne turları” yapabilirsiniz..

~ Taze balıkları ve dağlarda yetişen kokulu otlarıyla tatlandırılmış enfes yemekleri tadabilir; ya da en basitinden gözleme, çiğ börek ve hoşmerim takılabiliriniz asma yaprakları ve salkımlar altında..

Ne dersiniz? Böyle bir yere gitmek için daha fazla beklememeliyim değil mi? Hem tam da acil ihtiyaç varken “kaçağı” oynamaya.. Tam da ihtiyaç varken “Journey to Blue”ya:))

Müziğim, siyah bikinim, mavi plaj havlum ve terliklerim, 2 şort, 3-4 t-shirt ile bitmeye az kalmış “İstanbullular” romanımla bendeniz kendimi kısa bir tatile götürüyorum dostlarım.. Bana benden başka hayrı olan kim kaldık ki şunun şurasında:)

I’ll be back:)

Bir Kabus Ne Zaman Sona Erer Tam Olarak?

From-Praha

“Uyanabildiğinizde” diyebilseydim keşke!

“Gözlerinizi hızlı hızlı açıp kapattığınızda” ya da.. Ya da “Derin ve büyük bir nefes alıp verdiğinizde”..

Benim kabusum bunların hepsini de yapmama rağmen sona erebilmek için bir süre benim yakınlarımda dolaştı.. Uyandım, gözlerimi kırpıştırdım ve derin nefesler aldım. Gider gibi yapıyordu her seferinde, ama sonra büyük ve çok şiddetli vuruşlarla kafamın içinde, damarlarımda akan kanda ve bana ait olan her şeyde ve her yerde ortaya çıkıyordu tekrar tekrar.

Bu hayatın bana -her zaman yaptığı üzere- acı ve tecrübe ile öğrettiği, ve son dönemde tüm dostlarımla içki masalarında üzerine en çok konuştuğum 3 kelime “Asla, Asla Demeyin!” oldu! Dilara’dan tüm tanıdık tanımadık, genç-yaşlı, tecrübeli-tecrübesiz, erkek-kadın, açık-kapalı herkese; ama herkese verebileceği tek öğüdü de bu olacaktır sanırım: ASLA, ASLA DEMEYİN! Evren ya da Tanrı, ne yazık ki bunun olabileceğini gösterebilmek için size zorlu ve dikenli, battıkça içinizde izi üzerinizde yarası kalacak şekilde tecrübe ettiriyor bunu.

Kaldı ki ben ONE LIFE LIVE IT diyen, hayatıma sıkıca bağlı, motivasyon derecesi son derece yüksek biri iken beni bile sendeletmeyi başarabildi bu ASLA’larla başlayan 3 kelime! Kendime son derece güvenmeme, insanlara hep ve daima dürüst olmama rağmen onlardan da tek beklediğim bu dürüstlük ve inançtı! Ayna olmak istedim, ama başaramadım. Birilerinin hayatındaki iyi bir şey olmak istedim, ama başaramadım.

Elimde ne var şimdi? Mide bulantısı ve baş dönmesi, kalp ağrısı ve zihin tecavüzü ile geçen 1 koca hafta! Buradan uzakta, sevdiğim şeylerden uzak, sevdiğim insanlardan uzak!

From-Praha

Kendimi bu koca parktaki tek başına kırmızı bir ağaç gibi hissettim bir süre. Hiç tek başıma kalmadım gerçi, mecazi anlamdaydı söylediklerim. Ama buradan iyi şeylerimi, duygularımı, yaşadığım herşeyi dürüstçe paylaşmaya devam etmek istediğim için bunu da buraya yazmak, hayata dair ileride okuyup hatırlayacağım bir not olarak düşmek istedim.

Yanımda olan, olduğunu hissettiren beni seven ne güzel insanlar var:) Tarçın bunlardan biriydi, Cuma günü öğlen çok keyifli bir yemek yedik:)

Mükemmel bir gün, mükemmel bir hafta geçirin. Hiç kimse sizden daha değerli olmasın hayatınızda! Ben mi? İyiyim tabi ki. Sadece bu uzun süreli yokluğumun nedenini anlatamak istedim.. Hayat devam etmiyor mu? Kazananlar hep iyiler olmuyor mu?