İlham Aldığım O Özel Kadın: Maya Angelou

maya-angelou-dies

28 Mayıs 2014 günü kaybettik onu!

Amerikalı şair ve yazar, aktivist, yönetmen, şarkıcı, oyuncu Maya Angelou. Journey To Blue‘yu takip edenler bilirler bu özel kadına ne kadar hayran olduğumu. Yıllar boyunca yan tarafta yer alan “Blue Notlar” köşesinde hep onun, benim için beynime kazıyacak kadar değer verdiğim, önemli o iki güzel alıntısı yer alır. Bir çok güzel sözünden sadece ikisi!

İlki,

“I’ve learned that people will forget what you said, people will forget what you did, but people will never forget how you made them feel”.

Yani,

İnsanların onlara söyledikleriniz ve yaptıklarınızı unuttuğunu, ama onları nasıl hissettirdiğinizi asla unutmadıklarını öğrendim“.

Diğeri de,

“Life is not measured by the number of breaths we take, but by the moments that take our breath away”.

Yani,

Hayat aldığımız nefesler ile değil, nefesimizi kesen anlar ile ile ölçülür“.

Bu iki cümle benim 35 yaşımdan sonraki yaşamımın temel taşlarını oluşturdular. O yaşımdan beri her attığım adımda bu temel taşları kulağıma küpe yapmaya çalıştım. Bu yüzdendir hayatın keyfine bakmam mümkün olduğunca fazla. Bu yüzdendir sadece nefes almak değildir yaşamak diye düşünmem. Bir hayatın var yaşa en güzel, en fit, en dolu şekliyle demem bundandır. Yarın gözlerimi kapatacakmışım gibi yaşamam, yaşadığım her anın en özel olması için kendi kendime uğraşmam bundandır. Bu cümlelerden sebep çevremdeki herkeslere bir anlamlı, hatırlanacak iz bırakmaya çalışmam. İyi insan olmak için dua etmem, sabahları güne gülümseyerek başlamam bundandır.

Yazdığı 7 otobiyografi ile tüm hayatını çocukluktan olgunluğuna kadar anlatmıştır. Kendisi ile barışık, güzel kalpli, güzel sesli bu kadının çok sevdiğim şiirlerinin yanı sıra benim için değerli birkaç sözünü daha paylaşmak istiyorum. Lütfen tanışmadıysanız henüz, bu yazı vesile olsun. Okuyun, okuduklarınızı içselleştirin ve naçizane kulağınıza küpe yapın.

“If you don’t like something, change it. If you can’t change it, change your attitude. Don’t complain”. Yani, “Bir şeyi beğenmiyorsanız onu değiştirin. Eğer değiştiremiyorsanız, tavrınızı değiştirin. Şikayet edip durmayın”  Kesinlikle en sevdiğim!

“Try to be a rainbow in someone’s clouds”. Yani, “Birilerinin bulutlarına Gökkuşağı olmaya çalışın“.

“When you learn, teach, when you get, give.” Yani, “Öğrendiğinizde öğretin; aldığınızda verin”.

“If you are always trying to be normal, you will never know how amazing you can be”. Yani, “Her zaman normal olmaya çabalarsanız, ne kadar muhteşem olabileceğinizi asla bilemezsiniz“.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir