
Ne mi bu 31.. Tabi ki 21 Kasım’da doldurmuş olacağım yaşım!!! Şaka gibi, ama 31 yıllık bir hayat yaşamışım bile. Şunun surası sağlıkla, huzurla, allah kısmet ederse belki bir bu kadar daha yaşarız.
Yaklaşık 9 aydır bu bloğa bir şeyler yazıyorum. Bana kendimi iyi hissettiriyor. Böyle bir şey hayatımda olmadan önce de iyi hissediyordum, ama bu farklı. (Bu farkı eski sevgilime anlatamamıştım bir türlü:)) 31 yılda Dilara neler yapmış diye bakalım mı? Hadi bakalım…
*Yıl 1974, doğmuş Dilara Ankara’da.. Babası Kara Kuvvetleri’nde görevli bir subay, annesi güzel bir ev kadını..
*Bir tane kardeşi olmuş Dilara’nın 1978 yılında, çirkin mi çirkin Cihan.. (Sonra aynı masaldaki gibi oldu ve çirkin ördek yavrusu yakışıklı bir delikanlı oluverdi..)
*Babası aynı yıl emekli olmuş ordudan, malülen.. Sonra da ticarete atılmış ve İstanbul’a taşınmışlar. Dilara ilkokulu ve ortaokulu o çok sevdiği Bakırköy’de Ömür Saray Aptartmanında yaşadığı yıllarda okumuş.. Mutlu ve çok çok mutlu bir çocukluk geçirmiş. En büyük keyfi arkadaşları Jale, Dilek, Göknur ve Bilge ile evlerinin karşısındaki boş arsada yer alan incir ağaçlarının dallarının arasında hayal kurmakmış. (Bu arkadaşlarımdan hiç biri ile görüşmüyorum ne yazık ki.. Ben Ankara’ya taşınınca irtibatı kaybettik. Ne yaparlar hep merak ederim..)
*İlkokul son sınıfta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda 1 günlüğüne de olsa Bakırköy Belediye Başkanı olmuş!
*Ortaokul 1. sınıfın yazında aşık olmuş.!!! Adı Cengiz’miş ve teğmenmiş.. Ama Dilara, James Dean’e tıpatıp benzerliğinden dolayı ona Cengiz Dean demiş ve 2 yıl boyunca her yazın gelmesini iple çekerek, platonik bir aşk yaşamış..
*Ortaokul son sınıfta çok sevdiği ailesi dağılmak zorunda kalmış:(( Annesi Ankara’ya dönmüş, Dilara ve ufaklığı da babası ile İstanbul’da Nişantaşı semtine taşınmışlar..O yıllarda voleybol oynamış lisanslı olarak..
*Dilara liseye Nişantaşı Kız Lisesi’nde başlamış.. Oradan mezun olduğu yıl anne ve babası ikinci evliliklerini yapmışlar. Bir sene sonra da Dilara’nın Tunacan ve Ece adında 2 kardeşi daha olmuş..
*Anne de baba da Antalya’ya yerleşmişler, kader bu ya:))) Dilara’da üniversite sınav sonuçları açıklandığında Ankara ODTÜ’de okuyacağını sevinçle öğrenmiş..
*O yıllarda ilk erkek arkadaşı olmuş. Lise son yazında.. (Şimdiki nesil ile karşılaştırınca çooook geç kalmış buldum kendimi:))
*ODTÜ’ye gelmiş mutlulukla, Ankara K.Esat’taki tonton anneannesinin yanına yerleşmiş.. Voleybolu bırakmış, başka sporlar keşfetmiş, yeni arkadaşlar edinmiş, değişik yemekler yemiş, ortamlara girmiş, çok eğlenmiş, keyifle okumuş ve hayatının ilk önemli erkeği ile tanışmış.. 4 yıl boyunca beraber olmuş, üniversiteden mezun olmuşlar. Önemli erkek de master’dan mezun olmuş bu arada.. Aradan 3 ay geçtikten sonra da ayrılmışlar!
*Dilara, Belçika’ya teyzesinin yanına gitmiş Fransızcasını geliştirmek için. Çünkü üniversite son sınıfta Fransız Kültüre gitmiş sırf bunun için.. (Yani Belçika’ya gitmek için) Gitmiş, tam 4 ay kalmış ve orada haftanın 3 günü bir okula gitmiş..
*Hayatının şehri Paris’i o zaman ziyaret etmiş. Buraya ilişkin hikayeler yazmış, gezmiş, dolaşmış, çok sevmiş orada olmayı.
*4 ay sonunda yapacak fazla bir şey kalmadığında orada kalması için, geri dönmüş ülkesine, evine, Ankara’ya.. Mavi kutu’suna..(O zamanlar evi, mavi kutu olarak anılmıyormuş, çünkü evdeki değişiklikler ne yazık ki anneannesinin evden ayrılması ile gerçekleşmiş.)
*Anneannesi rahatsızlanmış ve annesinin yanına Antalya’ya göndermiş Dilara onu. Hayatının son yıllarında huzurla yaşasın, iyi bakım alsın diye. Kendisi de Tepe Grubu’nda işe başlamış.. Oradan Sarar Grubu’na geçmiş.. Transfer olmuş:)) Sonra da Gilan Grubu’na.. 2 yıl çalışmış son işinde.. Bu arada hayatının ikinci önemli erkeği hayatına girmiş, onunla da bir 4 yıl geçirmiş Dilara..
*O yıllarda, üniversite son sınıfta merak sardığı tenis oyununu geliştirmiş. Kendi çapında hırslı, başarılı bir tenis oyuncusu olmuş. Tek dileği bir Veteran Turnuvası’nda şampiyonluk kazanmakmış.. Hala başaracağı günü bekliyor:((
*Kriz çıkmış ülkede, Dilara işinden ayrılmış!! 4 ay sonra Hacettepe’ye başlamış. Aklında hiçbir zaman olmamış Kamu Kurumu’nda çalışmak.. Hastanede çalışmak. Oldum olası hastane kokusu duysa bayılırmış zira..
*Çok severek, yaptığı şeye inanarak, kendini bu konuda hep geliştirmek için çabalayarak ve işine aşık olarak 4. yılını geride bırakmış burada. Master yapmak aklında yokken, bir şans eseri tanıştığı bir kadın onun aklına bu işi sokmayı başarmış. Şimdi uzak üniversitelerin birinden bu dereceyi almak için çalışıyor..
*Hayatına henüz 3. önemli erkek girmemiş. Arada sevgilileri, iyi arkadaşları olmuş tabi. Ama o hala azimle 3. ve sonuncuyu bekliyor:))
:)))