Aylık Arşiv: Ocak 2007

Hep “Umut” Var, Hep Var Olacak…

Yeni bir yila yeni umutlarla girdik.. Dilekler diledik, dualar ettik, heyecanlandik.. Sevgi istedik, ask istedik.. Ve huzur, ve gulumseyen gunler, ve gulumseten olaylar, ve baris..

Ve saglik istedik en cok da.. Ailemiz icin, kendimiz icin, dostlarimiz, arkadaslarimiz, yanimizdakiler icin..

Ve benim yuregim hop oturdu hop kalkti.. Annecim hastalandi, ben hastalandim.. Ilaclar, dinlenceler, hastaneler, ameliyathane.. Hastanede geceleme, uykusuz kalma, bolca dua etme, bolca hayat muhakemesi.. Gunesi dogurduk beraberce, once kavunici sonra kizil.. Ruzgar, lodos, yagmur, simsek..

Ve bir sabah oldu, hersey eskisi gibi. Lodos durdu, yerlerde caddelerde agaclardan dokulen, savrulan portakallar. Dingin, sakin bir deniz: Akdeniz! Annecim evde, herkesler yaninda, ben de orada.. Yuzu guluyor, biraz halsiz ama iyi..

Ne olursa olsun “Umut” vardi hep yuregimde. Yine yuzumu kara cikarmadi.

Uzun lafin kisasi hersey yolunda. Yuzum guluyor artik. Annem iyi, ben iyiyim.. O guluyor, ben de guluyorum. Ruzgar ve yagmuru biraktim, kar karsiladi beni. Denizi, Akdeniz’i, teknelerimi biraktim geldim.. Kalbimin bir parcasi orada yani.. Ailem orada.. Deniz’im orada.. Teknelerim orada.. Ben burada. Ben yine burada..

Üzgünüm Gidenler İçin..

Yazmıştım buraya bir veda mektubundan alıntılar.. Rakel Dink’in “öldürülen” eşi Hrant Dink‘e yazdığı ve ardından simsiyah kuşanmış yüzbinlere titreyen sesiyle okuduğu.. Duyunca üzülmüştüm kaybı; ODTU-MD Listesinde yapılan Türklük-Kürtlük-Ermeni meselesi gibi siyasi dozu orta üstü tartışmalardan tanımıştım ilk.. Merak edip linklerden okumuştum söylediklerini, kağıda döktüklerini.. Ve be anlamıştım aslında demek istediklerini.. Anlayamayan, anlamayan, anlamanın anlamından birhaber biri tarafından öldürüldü, üzüldüm.. Sonra eşi “Sevgili”sine yazdıklarını okudu, gözlerim doldu, üzülmekten beter oldum! ~ Bugün oldu, sabahtan hatırladık tarihi: Sevgili Uğur Mumcu‘nun ölüm yıldönümü. O da aynı kaderi paylaşmıştı Dink ile.. O da haklıydı, ben onun da ne demek istediğini anlamıştım.. Yıllar geçti yalnız, onun failleri hala dışarıda! ~ Sonra.. Biraz önce bir haber daha.. Ben üzülmekten beter olmuştum ya, işte ondan da kötü oldum.. İsmail Cem‘in de kaybının haberi geldi az önce.. Ben nasıl severdim o adamı, nasıl beğenirdim.. Duruşunu, saygın ve asil halini, söylediklerini, yaptıklarını, katkılarını… Allah Rahmet Eylesin.. Hepsi için.. Ben, üzgünden beterim.. Kayıplara ağlamak da bir işe yaramıyor. Değerli insanlar böyle bir bir çıkacaklar hayatımızdan. Ne acı!

Guzel Seyler..

~ Tarcin‘cimla tanistim Cumartesi gunu:) Ay cok seker, cok tatli bir hatun. Hamarat ayni zamanda bildiginiz uzere.. Tum hafta “Elmali Turta” kokuyor ortalik dedi dedi, biz de baskin basanindir dedik; bastik YUKA‘yi turtamizi yedik, sohbet ettik ayni zamanda:) Cok memnun oldum, mutlu oldum:)

~ Bir suru film seyrettim: Once Dondurmam Gaymak, sonra da sinemada sirasiyla Son Osmanli Yandim Ali ve Deja Vu. Ilki ve ikincisi icin “ehh; sonucusu icinse “vay be” diyebilirim:) Denzel Washington’u seviyorum, seviyorum…

~ Alis-veris’le pek aram yoktur.. Ama Zara’ya bir girdim, bir zaman begendigim ama kalabaligina tahammul edemedigimden dolayi pas gecme hakkimi kullandigim iki bluzu aliverdim gayet tenha bir Cumartesi sabahinda:) As usual, ikisi de siyah!

~ 3 fotografim Ozan Pezek’in Takvim Gazetesi’nin Saklambac ekindeki OZOP adindaki blog kosesine konuk oldu:))

~ 2 fotografim Rana Solaker’in online dergisi NYC 2 IST’e konuk oldu hafta ici:)

~ 2 arkadasim yuvadan ucma hazirliklarinda son noktaya geldiler: Derya ve Duygu:)) (Artik herkesin gozu bizim uzerimize cevrilmis durumda..)

~ Sagligim daha iyi artik, annem de iyi ve moralli.. O’na destek olmak ve 28 Ocak’daki dogum gununde beraber olmak icin Antalya’ya gidiyorum Persembe gunu..

Hepinizin hafta sonu guzel ve keyifli gecmistir umuyorum ki.. Ben bu hafta sonu bol bol arkadaslarimla vakit gecirdim, guzel yemekler yedim.. Haftaya bomba gibi baslamaya hazirim anlayacaginiz:) Ya siz? Hazir misiniz siz de?

Cuma Hikayesi Mi, Hayat Gailesi Mi?

Sakin ardina bakma!

Sakin ha, sakin! Arkanda birakmaya calistiklarin birak orada kalsin: Simdiye kadar yasadiklarin, gezip gorduklerin, yiyip ictiklerin, giyip attiklarin, alip hicbir sekilde kullanmadiklarin, evin, olmayan araban, esyalarin, kitaplarin, sevinclerin, huzunlerin, sikinti ve mutluluklarin, unutup aramadiklarin, arayp gorusemediklerin, kusup konusamadiklarin, hayatina girenler, hayatindan cikardiklarin, hayatinin hicbir kosesine koyamadiklarin, asik olduklarin, elini tuttuklarin, kalbine dokunanlar, kalbine dokunduklarin, beraber tatil yaptiklarin, ayni masada kadeh kaldirdiklarin, masada olmayip adina kadeh kaldirdiklarin, omzunda agladiklarin, sarilip optuklerin, basardiklarin, basaramadiklarin, katildigin dugunler, nikahlar, dogum gunleri, yil donumleri, sen gibiler, sana benzemeyenler, ailen, akrabalarin, arkadaslarin, yaninda olanlar, karsinda olanlar, sana nefretle ya da sevgiyle bakanlar, senin hic mi hic farkinda olmayanlar, attigin cigligi duyup cevap vermis, hic orali olmamis olanlar, ya da ciglik attiginin bile farkinda olmayanlar, guzel anilar, karabasanlar, renkli ruyalar…

Onunde yeni bir sayfa acma karari verdinse eger, bunlara geri donmemen lazim… Sadece kotu anlara, anilara degil; gecirdigin iyi zamanlara, yanindaki iyi insanlara da veda etmen gerek… Uzun bir yolun bilmem kacinci kilometresindesin. Bir karar verme esiginde; yani kisaca ya gitme ya da sonsuza kadar sessiz kalma hakkini kullanmak uzere oldugun bir donum noktasindasin iste!

“Nasil yani?” deme bana. “Nasil yani, niye herseyi unutmak zorundaymisim?” deme. “Kotu seyler tamam da, niye iyi seyleri, kimseleri, anilari da unutmak zorundaymisim?” deme… Ya da “Niye illaki secim yapmam lazimmis?”

UNUT demiyorum ki ben sana, BIRAK diyorum. Sadece birak. Geride. Geride birak…

Onlari yaninda bir yuk gibi tasimak zorunda degilsin diyorum. Yeni bir baslangic yapma kararliliginda hafif, ama cok hafif bir zihin lazim sana. Onlarin agirligiyla ne omuzlarina, ne basina, ne de bir butun olarak kendine yuk etme diyorum sadce…

Gitmeye gercekten karar verdiysen, gecmisi birakman lazim; unutman degil!

Istesen de unutamazsin ki zaten. Onlar sana ait. Sadece sana: Iyisiyle, kotusuyle, acisiyla, eksisiyle, kokusu ve renkleriyle… Birakmak? Unutmak? Dusun bunlari iyice. Yola ciktiginda seni nelerin karsilayacagini, bekledigini bilmeden gideceksin.

Olur da bir gun mesela, biraktiklarin arasindan bir seye ihtiyacin olursa onlari geri cagirabilirsin. Aralarindan istedigini secebilirsin, aynen bir oyun gibi. Zihin sepetinin icinde cesit cesit “Geride Birakilan”dan birini secebilirsin.. Omuzlarinda sektirip, vucudunla hareket ettirebilir; o sectigin “Geride Birakilan”la ihtiyacinin kalesine bir gol atabilirsin:)

Olur da bir gun mesela, artik biraktiklarin arasindan bir seye ihtiyacin olmazsa, ya da geride biraktiginin yerini dolduran “Daha” bir seye rastlarsan iste o zaman Unutabilme hakkini kullanabilirsin.

Diyecegim; BIRAKMADAN GIDEMEZSIN! Gitmezsen de ” Keske”lerle mucadele etmekten bugununu yasayamayacaksin! Karar senin Dilara, karar senin!

~01.01.2007 / 02:08~

~ Kisa Kisa ~

* Hastaligim durmuyor, aksine ilerliyor!! 500’luk antibiyotigim, bugun 750’ye cikarildi! Kaldi ki ben hayatimda ilac kullanmam..

* Sinuzitimin siddeti ve tahribati anlasilsin diye, burnumdan endoskopi oldum:) Tecrube ile sabit olmustur ki, burnunuza 10-12 cm uzunlugunda bir nesne gayet rahatlikla giriyor:)

* Hastaligimin bana kazandirdigi en guzel sey, uzun zamandir basucumda bekleyen Elif Safak’in “Baba ve Pic”i ile sicak kavusmamiz oldu.. Hasret kalmisim kitap okumaya; kendi dilimde, makale disinda…

* Geceleri nefes alamadigim icin, doktorumun onerdigi Soguk Buhar Makinasi satin alindi tarafimdan.. Gayet faydali bir alet, ESSENSO HAVA NEMLENDİRİCİm sayesinde 3 gecedir rahatim..

* Guzel CD’ler buldum yine.. Cok keyifliler, coookkk..

* JCI Akreditasyon Denetimimizin tarihi belli oldu nihayet! 2.5 yillik calismanin sonucunu Mart basinda almayi umud ediyoruz.. Dolayisiyla calismalarimiz artik son toparlanmalar uzerine yogunlasmis durumda.

* Ilk kitap-cigimi hazirlamis ve baskiya vermis durumdayim:))) Hastane personeli icin hazirladigim “Faydali bir eser” olarak adlandirabilecegim ilk kitap-cigim yakinda elimizde olacak:)) Insallah ise yarar..

* Turk Telekom Fenerbahce’yi devirdi, hop oturdum hop kalktim:) Panionios’u da deplasmanda yendi biraz once.. Aferin size:)) Inanilmaz desarj oldugum, istedigim gibi bagirip cagirabildigim, hatta kufur bile edebildigim (kibarca canim, azicik:) tek sey basketbol maclari seyretmek son donem..

* Guzel bir isbirligi icine girdim; fotografcilik ve dergicilik isiyle alakali olarak. Cok amatorce belki, ama beni cok heyecanlandiriyor ve guzel seyler yapmak icin beni motive ediyor:)

* Oyle cok cikolata yiyorum ki bu aralar, kasinmaktan her yanim kipkirmizi oldu!! Ama birakamiyorum da bir turlu.. Imdatttt cikolata kadin olmak istemiyorum!!

* Ay soylemeyi unutuyordum az kalsin.. Nuray‘in 3 silahsorlerinden birisi artik benim yatagimin bir parcasi oldu:)) Hafta sonu Migros’tan kuzucuk seklinde termofor aldim, beraber yatiyoruz artik bu soguk kis gecelerinde:))

* Annecimin gecirecegi operasyon icin haftaya Antalya’ya ucuyorum.. Sans dileyin, hersey guzel sonuclansin.. Annelere birseycikler olmasin..

*ps* banner konusunda kusura bakmain, hala deniyorum, ogrenmeye calisiyorum:((