Aylık Arşiv: Mart 2007

Ruhumu Bekledim..

O kadar hizli gitmekteydim ki son zamanlarda.. Bu son aylarda, son haftalarda.. Kosusturma, heyecan, bir telas bir telas, uykusuz geceler.. Aslinda tam da hepimizin zaman zaman hayatinda basina geldigi gibi.. Hayat, akip giden bir nehir; elimizde tek kurek rafting yapar gibiyiz dalgalarla bogusarak! Iste boyleyken hersey, tam da Kizilderili reisin soyledigi gibi “Bulundugumuz yere cokup, sakin sakin oturup, arkada kalan ruhumuzun bize katilmasini beklemek gerekiyor” 🙂 Oyle yaptim: Istanbul’da ben, ruhumun bana katilmasini bekledim.

Ben sabirsiz bir kadinim, ruhumun bana katilmasini beklerken yine de biraz hareket yaptim; ama sinirlar dahilinde:) Brumendiuss‘umla bir yemek yedim mesela:) Cok memnun oldum onu tanidigima. Siz de tanisaniz ayni seyi dusunurdunuz inanin bana.. Sonra Zeynep‘cigimle dertlestim House Cafe’de; bir sise sarap ve peynir tabagi esliginde:) Sokaklarda fazla telas etmeden yuruduk, guzel fotograflar cektik beraber..

Hava da misler gibiydi Istanbul’da. Ruhum Pazar aksamustu saatlerinde kavusturdu kendisini ben’le:) Biz de beraberce bindik ucagimiza, vardik evimize. Dedi ki bana ruhum “Cok yoruyorsun kendini, benligini: bir tane hayatin ve bir tane ruhun var! Hayat, sen kostursan da nefes nefese, ayni.. O yuzden kendin icin, beni cok sik kaybetmemeye calis olur mu?”

Giderken..

Dün kar yağdı Ankara’ya lapa lapa.. Ofis penceresinden seyretmesi çok güzeldi, bir de buzz gibi soğuk olmasa! Soğuk havadan hoşlanmadığımı söylemiş miydim ben? Çok üşürüm.. Çocukluğumdan beri bu böyle. Tabi çocukluğumdan beri “kansızlık” şikayetim olması ile doğru orantılı bu his sanıyorum ki:) Ölçeriz, biçeriz her yıl benim değerler 9-10 civarında seyrederler..

Pazartesi gününden sonra bir anda fırtınadan kurtularak, sakin bir deniz üzerinde kala kalan tekneye döndüm ben. Hafta boyunca aldığım kişisel notlarımı temize geçirip arşive kaydettim. Biraz patronumla fikir teatisinde bulundum:) Bol bol makale okudum. Kaçış planları yaptım. (Coming Soon:)) Akşamları ayaklarım geri geri gitti evime giremedim; bir akşam meyhane, bir akşam meksika lokantası, bir akşam da kuaför salonundaydım:) Erken yattım, mışıl mışıl uyudum. Canımın içi aradı Houston’lardan pek bir sevindim. Güzel bir teklif aldım, 2 kat daha sevindim. (Beklediğimiz teklif değil, heyecan yapmayalım:)). Cildime yeni maskemle nefes aldırma çalışmasında başarılı oldum. Bağıra bağıra “Dragonfly” söyledim. Tam 2 şişe California şarabının dibini buldum.. Bu liste böyle uzadı şu son 3 günde..

Yarın sabah ufak kaçışlarımdan birini gerçekleştirmek üzere İstanbul’a uçuyorum; kanatsız olarak:) Planlarım arasında İstanbul Modern‘deki Magnum Fotoğraf Ajansı’nın fotoğraflarından oluşan sergiyi gezmek var. Sonra bir aksilik çıkmazsa Burumendiuss‘umla tanışacağım:)) İFSAK‘da beni bekleyen bir sergim daha var, ve İstanbul Boğaz’ım, ve allahın emri Ortaköy’üm, İsmet Baba’m var.. Zeynep‘cim var:)

Burada bir cevher var arkadaşlar. Geçenlerde tesadüfen buldum, aman kıymetini bilin:) MR.TD‘ye kıyağım olsun bu da:)) Ben yokken kendinize, şehrinize, birbirinize iyi bakın. Süperr bir hafta sonu geçirin.

………

I will never let you down
I will always be around / In the time we are here / We’ll see love disappear / Don’t ask how, Don’t ask why
Just fly, dragonfly
Just fly, dragonfly

I will never bring you down
I will always stick around / I will heat you when you’re cold / In the time we have left / We’ll raise eyes to the sky / Don’t ask how, Don’t ask why
Just fly, dragonfly
Just fly, dragonfly

~ by A-HA

Başardık

Uzun, upuzun bir calisma donemi..
       Kararli bir ekip…
                   Yapilan degisiklikler, yeni uygulamalar..
                              Homurtular, direncler..
Katilanlar, calisanlar, anlayanlar, anlamayanlar…
3 yil sonra..
    Zor bir hafta..
           Heyecanli bekleyis..
                    Kaybettigim 4 kilo, temizinden:)) 27 beden kota sigmanin verdigi dayanilmaz mutluluk..
           Fisiltilar, kulaktan kulagalar, sorular, sorular…
                      “Hadi ama, sonuc ne oldu?” diye sikistiranlar..
Raporumuzun onayini bekliyoruz Chicago’dan:)) Herkesin ellerine saglik:))

Gidesim Var Yine…

” ‘Bir baska ulkeye, bir baska denize giderim’ dedin / ‘Bundan daha iyi bir sehir bulunur elbet / Her cabam kaderin olumsuz yargisiyla karsi karsiya -bir ceset gibi- gomulu kalbim / Aklim daha ne kadar kalacak bu corak ulkede? / Yuzumu nereye cevirsem, nereye baksam / Kara yikintilarini goruyorum omrumun / Bunca yil bosu bosuna tukettigim bu ulkede’

Yeni bir ulke bulamazsin

Baska bir deniz bulamazsin

Bu sehir arkandan gelecektir

Gene ayni sokaklarda dolasacaksin. Ayni mahallede kosacaksin, / Ayni evlerde kir dusecek saclarina.

Donup dolasip bu sehre geleceksin sonunda

Baska bir sey umma –

Omrunu nasil tukettiysen burada, bu kosecikte / Oyle tukettin demektir butun yeryuzunde.”

Konstantin Kavafis, Ceviren Cevat Capan..

Olsun, varsin.. Yine de ben, istendiginde gidebilmekten yana oyumu kullanmak istiyorum Sayin Kavafis:)) Ihtiyactan.. Ihtiyac molasi gibi yani…

Denetim Arasi…

Yaklasik 3,5 yildir surdurdugumuz calismalarin karsiligini gormeye haziriz artik..

Inanilmaz bir ekip calismasi ile koklu sayilabilecek degisikliklere gidildi, cok calisildi, emek verildi, en onemlisi tum bunlar “daha iyiye” olan inancla yapildi. Yapilan her calismanin altinda yatan nedenler ve sonrasindaki kazanimlar tum ekiple paylasildi, egitimler verildi, degisik disiplinlerden calisanlar biraraya geldi ve ortak akil yuruterek, hep iletisim icinde kalarak icide bulunduklari komitelerle ozverili calismalara imza attilar.

Sonuc ne olursa olsun, bu projenin yurutucusu ve koordinasyonundan sorumlu kisilerden biri olarak ben kendi adima hepsine ictenlikle tesekkur ediyorum.

Hafta sonunu da iste gecirdik ve artik haziriz sanirim. Her ne kadar yorgun ve altlarinda siyah halkalar olusmus gozlere sahip de olsam heyecanimi paylasmadan ayrilmak istemedim. Tam 6 gun boyunca Joint Commission International‘dan gelen 4 denetci ile beraber mesai yapacagiz hastanede. 12 Mart gunu guzel haberler almak ve yine burada paylasmak kismet olur umuyorum ki.. Basardigimiz takdirde Uluslararasi platformdaki akredite olmus 80 kusur hastaneden akredite olan ILK UNIVERSITE HASTANESI olacagiz!

Sans dileyin:) Ne kadar cok calismis olsak da sans faktorune inanirim ben bu hayatta:) Hepinize keyifli, verimli ve bol gulumseten hikayelerle dolu bir hafta diliyorum..