Aylık Arşiv: Mayıs 2007

Ruha İyi Gelir.. (II)

Antalya

~ Sabah kahvaltısını böyle içinden şırıl şırıl akan bir derenin geçtiği parkta yapabilme şansına sahip olmak. Bu derede yüzen kırmızı renkli balıklara bakabilmek, dere kenarındaki çiçekleri koklayabilmek..

~ Yesil kalmis alanlarda vakit gecirebilmek ve bu alanlarin azalmasi yerine artmasi icin caba gosterenler oldugunu bilebilmek.. Biraz daha umutlanmak gelecek guzel gunler adina..

~ Isil isil engin denize seyre dalabilmek; hayal kurabilmek ve tam da yanibasinizdaki sokak kuruyemiscisinden sekerli leblebi almak koca bir paket dolusu, nostalji yapabilmek. Yanina da bir sise buzz bira:)

~ Havalarin guzellesmesi ile birlikte denize acilan teknelerin bolluguna sasirip kalmak ve onlardan birinde olmak bir gun, bir aksamustu gunes batarken..

~ Sabahin kor kokunde sakiyan bir serce ailesine konuk olmak ve onlari fotograflamak.. Tabi sessizce yaklasmamissaniz anca boyle biriyle karsi karsiya kalmak:)) Kim bilir birbirlerine ne diyorlardi diye dusunmek..

~ Sevdiginiz sehrin sokaklarinda dolasmak oylesine ve bir kapi araligindan gorduklerinizi dikizlemek biraz korku ile:)

~ Gordugunuz seylerden hoslanmak ve orada olmayi hayal etmek:) Ya da orada kimlerin olacagini belki de birkac saat sonra:)

~ Gezileriniz sirasinda sizi eslik eden israrli, ufak ve sevimli yaratiklarla kacamak anlar paylasmak, size poz verdikleri zaman -el mahkum- onlari olumsuzlestirmek:)

~ Sokak aralarinda kaybolup boyle ilginc evlere denk gelmek, dami olmayan tepesinde ve kendi evinizi dusundugunuzde sukretmek tanriya..

~ Ama bardagin dolu tarafindan baktiginizda da gulumsemek bu sirinlige.. Ne ikilem ama:))

Velhasil guzel dostlarim guzel seyler de var cevremizde, guzel seyler de olup bitiyor ve guzel insanlar da var aslinda. Sadece birazcik umut, birazcik bireysel gayret ve yasama tutunmusluk, inanc bizi bu guzellikleri hep gormeye ve yarinlarimiz icin devam ettirmeye motive edecek..

Eva Cassidy dinleyin; Everytime we say goodbye.. Yazdiklarimla alakasiz, ama bana cok iyi geldi su an:) (Saat 23:15)

Hep ne diyorum ben: SUPERR  bir hafta sonu gecirin:)))

Ruha Iyi Gelir… (I)

~ Eskilerden kalan kucuk bir parkta yuruyuse cikmak ve o kucucuk parktaki kucucuk yapay havuzda kendine has ve dingin duruslariyla yuzen ordek ailesini izlemek.. Onlara bakakalmak, dalmak gitmek.. Eskiyi hatirlamak, kendi aileni ve dingin hayatini dusunmek; ozlemek belki..

~ Serin ama usutmeyen ruzgarin saclarinizi dagitmasina aldirmadan, ellerinizle saclarinizi duzeltmeden oyle darmadagan kalmasina hayatinizda ilk defa belki de hic mi hic aldirmadan gulumsemek..

~ Yaninizda olan en degerli varliklarinizdan birinin gozunun izine bakarak ona onun sizin icin ne kadar degerli oldugunu soylemek.. O’nun gozlerinin dolu dolu olmasina aldirmadan sikica sarilmak.. Biraz daha doldurmak goz pinarlarini..

~ Aksamustu sahil kenarinda elinizde bir kadeh, bulundugunuz mekanin korkuluklarina dayanmak ve gokten bulutlari yararak altindaki denize suzulmeye calisan isik demetlerine icebilmek.. Ve o anda nefes alabildiginiz icin, hayatinizda size deger veren sizin deger verdiginiz insanlar oldugu icin, hepiniz saglikli oldugunuz, bu guzel isik oyunlarini gorebileceginiz bir cift goze sahip oldugunuz icin sukredebilmek..

~ Ertesi gun uyandiginizda misler gibi kokan manolya ve portakal cicekleri ardindan, gune sahil boyunca denize paralel bir kosu yolunda baslayabilecek oldugunuzu bilmek.. Kulaginizda en sevdiginiz muzik esliginde, ve binlerce guzel dusunce ile zihninizde..

~Ellerinizle balik tuttugunuz mekana boyle yukaridan bakabilmek ve bilmek birkac saat sonra o akvaryumda olacaginizi..

~ Altinizda balik suruleri ile buzz gibi denizle ozlem gidermek, yuzmek, yuzmek, dalmak, oyunlar oynamak cevrenizdekilerle, gecen teknelere el sallamak.. Sonra vucudunuz islakken denizden ciktiginizda uzerinizden sizi yalayip gecen ve tuylerinizi diken diken eden ruzgara karsi havlunuzla savunmak kendinizi..

~ O hep denemek istediginiz, bir turlu firsat bulamadiginiz “sey”i denemek icin sonunda firsat yaratabilmek ve “keske” dememek..

~ Guzel havalara, Orhan Veli’ye ve eski sevgililerinize dair icinizde kalanlari paylasmak yuksek sesle, sadece kendinizle..

……….. Devam edecek…………