Yazar arşivleri: dilayra

Bugün Cuma:)

Yaşasın diyoruz.! Her ne kadar hafta benim için çok zor geçmese de, Cuma gününün gelmesi ile beraber hafta sonuna saatler kaldığını bilmek çok güzel.. Hafta sonu rüzgar gibi geçse bile:))

Bu hafta sonu güzel şeyler yapılacak; Mesela kızlarla hamam sefası, arkadaşlarla evde mini-parti yapılacak, kardeşimle keyifli vakit geçirilecek, ders çalışmaya çalışılacak, aldığım iki DVD ve Pazar günü Formula yarışları TV’den izlenecek…

Evdeki mini-parti yaklaşık 10 kişilik olacak. Menü kafamda oluştu gibi: Ayşegül Sultan o meşhur kısırından yapacak. Ben de meşhur böreklerimden birini, zeytinyağlı patlıcanlı mezemi, barbunya pilakimi ve bademli tavuk yemeğimi yapmayı düşünüyorum.. Olmazsa olmaz peynir tabağım ve meyve de sofrada olacak tabi. (Tekrar yemek yapmaya başladığım için çok mutluyum)

Aslında enteresan filmler de gelmiş sinemalara bugün.. Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi, Bak Kim Gelmiş, Çılgın Haftasonu, Bombon Köpek ve Son Sosyalist Mitterand. Vakit kalırsa birine gidilebilir.!

Ankara’da hafta sonu sıcak olacakmış yine.. Bu da demektir ki  zaten az ve öz olan açık havuzlarımızda şenlik olacak! (Biz genelde ODTÜ Mezunlar Derneği’nin Vişnelik Tesisleri’ne ya da Hacettepe’nin Beyaz Ev’ine gidiyoruz.) Ankara’da tek sevmediğim şey mavi, sonsuz, serin, lacivert, derin bir denizimiz olmaması.:((

İyi hafta sonları..

Ol..!

“Sevgide Güneş Gibi Ol,

In loving others be like a sun,

Cömertlik ve Yardım Etmede Akarsu Gibi..

In generosity and helping others be like a river..

Hataları Örtmede Gece Gibi Ol,

In Concealing Faults Be Like a Night,

Tevazuda Toprak Gibi..

In modesty be Like an Earth..

Öfkede Ölü Gibi Ol..

In Anger and Furry be a Like a Dead..

Hoş görülükte Deniz Gibi..

In Tolerance be Like a Sea..

Her Ne Olursan Ol,

Whatever You Are,

Ya Olduğun Gibi Görün,

Ya Göründüğün Gibi Ol.!

Either Exist As You Are Or Be As You Look.!

Hz. Mevlana

“Acilen Clark Kent’ler aranıyor!”

Başlık alıntı.. Ali Işıngör’ün web sitesi olan Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi‘nden.. Bu başlık Pazar günü yayınlanmış.. Blog Kardeşliği vasıtasıyla haberdar oldum. Hastanede çalışmaya başladığımdan beridir, sağlık işinin ne kadar yabana atılmaması ve takip edilmesi gereken bir iş olduğunu benden daha iyi gören, bilen yoktur herhalde. 1 ünite kan vermenin, bir hastanın yakınlarında olup elini tutmanın, ya da ailesine iyi dileklerde bulunmanın değerini de… Bloğumuz faydalı bir işe de hizmet etsin, gelin şu sayfaya bir göz atın. Elinizden bir şey geliyorsa da mutlaka yapın lütfen. Benim kan grubum uymuyor ve Ankara’da yaşıyorum. Ama kan grubum 0 RH (+). İhtiyacınız olursa bir gün, aklınızda olsun!

Bağbozumu Gezileri

Beni iyi tanıyanlar şarap içmeyi ve şarap hakkında konuşmayı ne kadar sevdiğimi çok iyi bilirler.. Zira yaklaşık 7-8 yıl önce başlayan bu keyifli durum giderek bir tutkuya dönüştü bende. Şarabın kırmızısını, kırmızıda yerli olarak Öküzgözü’nü ya da Öküzgözü-Boğazkere kupajı; ithallerde ise Fransız Bordeaux ve Cabarnet Sauvignon’u, az olmakla beraber mecbur kalırsam beyaz şarap olarak da Chardonnay’i tercih ediyorum.

Şaraplarıyla ünlü ülkelerin başında Fransa, İtalya, Amerika, İspanya, Portekiz  ve Almanya geliyor. Türkiye bu pazarda çok yeni ne yazık ki..Halbuki bizimde oldukça kaliteli ve ödüllü bir dolu şarabımız var. Bu ülkelerin yanısıra Güney Afrika, Bulgaristan ve Moldovya da şarap üretiminde seslerini duyurmaya başladılar yavaş yavaş.

Bu ülkeler pazar paylarını arttırma ve tanıtım amaçlı bir dolu etkinlik düzenlerler. Bunlardan en önemlileri ise ancak belli dönemlerde  gerçekleştirilebilen “Geleneksel Bağbozumu Gezileri”dir. Türkiye’de takip edebildiğim 2 ünlü şarap üreticimiz, birkaç yıldır bu konuya oldukça önem veriyorlar. Bunlardan biri -Ankara’lı bir üretici firma olmalarından sebep- Kavaklıdere, diğeri ise Doluca. Doluca, daha çok İstanbul’lu şarap severlerin yakından takip edebileceği bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Kavaklıdere’nin 2005 yılı Bağ Bozumu gezileri 20 Ağustos 2005 tarihinde başlıyor. Kavaklıdere Şarapları’nın Akyurt ve Kapadokya’da bulunan üretim tesislerine düzenlenecek olan bu geziler 02 Ekim tarihine kadar devam edecek. Bu etkinlik boyunca şarabın üzümden kadehe yolculuğuna tanıklık ediyor, bağcılık konusunda bizzat bağları gezerek bilgileniyor ve değişik şaraplar tadarak eğlenceli vakit geçiriyorsunuz. Günü birlik ve hafta sonu olarak gerçekleştirilecek olan etkinliklerin tarihleri ve ayrıntılı bilgiler için Kavaklıde Şarapları’nın web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bunun dışında bana hoş gelen başka bir haber daha oldu Kavaklıdere adına: (Zannetmeyin ki reklam için.. Vallahi para falan almıyorum… Şarap olarak ödeme yapıyorlar:))) “Kavaklıder Şarapları Spor ve Dinlenme Tesisleri”! 15 Ağustos’ta açılan bu tesiste açık ve kapalı yüzme havuzları, basketbol sahası, tenis ve squash kortları, buhar ve sauna, fitness merkezi, restoranlar yer almakta. Üyelik usulü ile çalışacaklarmış, bu sebeple Ankara’da olan ve ilgilenenler için telefon vereyim: 0 312 847 50 73.

Hadi Bağ Bozumu gezilerine gidelim, inanın çok keyifli oluyor!

Şeftali-Ye

Sevgili Hatice ve arkadaşlarının önderliğinde düzenlenmeye başlanan “Bloglar arası Yemek Etkinliği”nin konusu bu ay Şeftali… Her ay, değişik bir meyve ya da sebze kullanılarak bir sürü değişik tarif denenecek ve bizim gibi -özellikle çalışan ve boğazına düşkün olan- hatunların işine yarayabilecek bir dolu tarifimiz olacak:))

Ben de bu etkinliğe daha önce yeşil elma kullanarak hazırladığım ve bayıla bayıla yediğim bir salata tarifininin şeftalili versiyonu ile iştirak etmiş bulunuyorum.. Hadi bakalım… Tarifimizi yazalım…

Şeftalili Tavuk Salatası

Malzemeler (4 kişilik)

Orta boy Aysberg marulu

1 adet kırmızı soğan

1 parça tavuk göğsü

1 kase ceviz içi

1 tane olgun şeftali

1 paket knorr salata sosu (Fesleğenli olanından)

1 tatlı kaşığı susam (Susam yoktu, ben de çörek otu kullandım)

Hazırlanışı

Marulu parçalara ayırarak içi su dolu bir kasede, üzerine bir parça tuz ekleyerek bir 10 dakika bekletin. (Aysberin yıkanması zor olduğundan bu şekilde temizlemeyi uygun görüyorum.) Tavuk göğsünü tavla zarı şeklinde parçalara ayırarak çok az zeytinyağı ilavesi ile tavada çevirin. Kırmızı soğanı ortadan ikiye bölerek ince halkalar şeklinde doğrayın.. Şeftaliyi ortadan ikiye böldükten sonra ince ince dilimleyin. Salata sosunu üzerindeki tarife göre hazırladıktan sonra içine susam ya da çörek otunu karıştırın. Marulun suyunu süzdükten sonra, bir kasede ceviziçi ile salata sosunun yarısını kullanarak harmanlayın. Başka bir kasede tavukları, soğanı ve şeftali parçalarını sosun kalanı ile harmanladıktan sonra tüm malzemeyi servis tabağınıza boşaltın.. Üzerini birkaç parça şeftali ile süsleyebilirsiniz.. Bittiğinde aşağıdakine benzer bir salata oluyor. Afiyet olsun..