
Bundan tam 7 yıl kadar önce ilk defa görmüştüm Barselona‘yı. Annem, seyahat arkadaşım Tolunay ve iki numara ufaklığım ile birlikte gitmiştik bir tura eklenmek suretiyle. Görülmesi gereken mimari mucizelerini tek tek görmüş, haklarındaki detaylı bilgileri ise tur rehberimizden bolca dinlemiştik. Seyahatname başlığı altındaki Barselona’ya ait o bilgileri paylaştığım kısa özete şuradan ulaşabilirsiniz.
O zamanlar hayatımın da, hayata bakışımın da oldukça enteresan bir şekilde değişmeye başladığı yılların henüz başları idi. Bu dünyada var olma nedenimi ve son nefesimi vereceğim o an’a dek nasıl bir yaşam düşlediğimi sorguladığım dönemler.
Çevremdeki insanları azaltmak, “Haklı olmak yerine MUTLU olmayı seçmek“, kariyer-iş-güç meselelerinde hiçbir zaman tam olarak kendimi ait hissetmediğim kartvizit ünvanlarını teker teker terk etmek, daha az eşya ile yaşamak, daha çok hayır işleri ile ilgilenmek, hayallerimi gerçekleştirmek için “emekliliği” beklememek, bana keyif veren, yüzümü güldüren her ne varsa bir bir yapmaya başlamak gibi şeyler benim değişim sürecimde edindiğim nefis tecrübeler oldular.
Devamını oku →