
`Sevgilinin Objektifinden Me, Myself & I, Seferihisar Mayis 2009 `
Yazıyorum yazıyorum hep aynı!
ZAMAN ne kadar da hızla geçiyor. Neredeyse yılı yarıladık! Kıştan nefret ediyorum derken, bahar gelsin diye feryat ederken o da bitti yaz mevsimindeyiz artık! İnanılır gibi değil. Ben ne ara büyüdüm bu kadar, o okul nasıl bitti, nasıl iş buldum, çalıştım, didindim, nasıl ev döşedim, taşındım, nasıl 34 oldum, anlayamıyorum. Tek bildiğim, her yılın bir öncekinden daha hızlı geçiyor gibi geldiği ve daha da kıymetlendiği gözümde.
En sevdiğim mevsim bu yıl bir miktar hayal kırıklığı yarattı bende: Soğuktu, bol yağmurluydu ve seller akıyordu sokaklarda mütemadiyen. Gerçi rahmettir, bolluk-berekettir denir yağmur. Bir de geçtiğimiz yıllarda ne kadar az su yüzü gördüğümüz, ne sıkıntılar çektiğimiz, kıpkırmızı akan, pas kokan sularda yıkanmak zorunda kaldığımızı hatırlarsak, özellikle Ankaralılar için, bu yağmur iyi de geldi orası bir gerçek!
Geçtiğimiz baharların aksine bu bahar daha az sosyal aktivitede bulundum. Tabi bunda benim akşamları dersim sebebiyle eve geç gelmemin de etkisi var ama.. Hafta sonu akşam dışarıda arkadaşlarımızla beraber oluyoruz arada, ama kıyas yapmam gerekirse eskiye oranla azaldı sıklık. Hiç sinemaya gitmiyoruz mesela. Evde DVD izleme oranımızda aşağıda bayağı. Eskiden hafta içi arkadaşlarımıza giderdik, onlar bize, eve gelirlerdi falan.
Sportif aktivite konusuda sakat şu ara. Misal, spor olarak sadece hafta sonu Eymir’de 1,5 saat yürmenin, hafta içi işten eve-evden işe toplamda 40 dakika yürümenin dışında hiçbir şey yapmıyorum:( Tenis kıyafetim hazır, raketimi temizledim, çantamı ortaya çıkardım, tenis ayakkabılarımı ortalara çıkardım; velakin Sevgilinin işleri ve hafta sonu aralıksız yağan yağmur sebebiyle henüz Tenis kortlarıyla buluşamadım:( Ben de bu açığı en favori turnuvamı seyrederek kapamaya çalışıyorum.
Ama evdeki hayatımdan memnunum gayetten. Domestik tarafımı da seviyorum her ne kadar yorsa da beni zaman zaman. Sadece daha fazla kitap okuyabilmeyi diliyorum. Haziran’ın 11’i itibariyle final sınavlarını bitireceğim ve ertesi günden itibaren tek yapmak istediğim her akşam kitap okumak olacak.. Tavsiyelerle birlikte başucumda tarafımdan okunmayı bekleyen 5 kitap mevcut!
Sonra hafta içi akşam iş çıkışlarında da kortlarda olabilmeyi diliyorum. Saat 7’den 9’a kadar oynuyorduk geçtiğimiz yıl ışıklı kortlarda. İmkanımız varken değerlendirememek hoş olmaz kanaatindeyim:)
Balkon-Bahçem ile ilgilenmek istiyorum. Toprağım, saksılarım ve sardunyalarım hazır ve nazırlar iç mekanda. Onları sevgiyle harmanladığım topraklara ekmek ve balkon-bahçemi güzelleştirmek için sabırsızlanıyorum. Sonra orada kahvaltı sofraları hazırlamak istiyorum bize, akşam yemekleri ve dahi keyifli muhabbet sofraları sevdiklerimize..
Hafta sonu günübirlik ya da 1 gece kalabileceğimiz yakın yerlere geziler yapmak istiyorum. Listenin en üstünde Kapadokya, Amasra-Çakraz, İzmit, Düzce’de rafting ve Beypazarı var. Buralarda eskiye oranla daha aklı başında, daha göze hitap eden ve farklı fotoğraflar çekmek ve arşivlemek istiyorum.
Motorsiklet ehliyeti alabilmek için düzenlenen kurslardan birine katılmak istiyorum. Benim ölmeden önce yapılacaklarvari listemde yer alıyordu bu madde. Hayatıma giren adam sadece yüreklendirdi ve süreç hızlandı sanırım. Sadece ehliyetle kalmayacağı kanısında herkes, gerçi annem yeminler ettirdi bana “ölümü gör motor alırsan” diye, ama sanırım çok seversem sahip olmak da isteyebilirim:) Bilemiyorum henüz, göreceğiz:)
İşte bu halt-i ruhiye ile ben tekrar çalışmaya döneyim, bildiğiniz üzere yine gelecek ben:) Süper bir hafta sonu diliyorum. 30 Mayıs Cumartesi günü Karum’un önünde eğlenceli etkinlikler düzenlenecek. Haberiniz olsun.



