Yazar arşivleri: dilayra

Karla Karışık Yeni Yıl Dilekleri!

christmas

Bugün 30 Aralık 2015. An itibariyle sağanak şeklinde ve ardından da lapa lapa kar yağmaya başladı (11.10). Yılın ilk karı!

Eskiyen yılı uğurlayıp, yeni bir yıla merhaba diyeceğimiz günlerde kar yağması yıllardır en büyük mutluluğum olmaya devam ediyor. Tertemiz, ütülenmiş, mis kokan ve pek tabi bembeyaz çarşaf ve nevresim takımına sarmalanıp uykuya dalmak nasıl ki en büyük mutluluklarımdan biri ise, yeni bir yılı karşılayacağımız gecenin sabahına da aynı bembeyaz bir halde uyanmak öyle mutlu ediyor beni. İnanıyorum ki eskiyi bembeyaz bir şekilde uğurlar, yeniye bembeyaz bir şekilde merhaba dersek her şey hep çok güzel olacak, çok güzel kokacak 🙂

Devamını oku

Bir Yaşıma Daha Girdim!

dilara-erdem-dogum-gunu

You only live once, but if you do it right, once is enough” demiş Amerikalı tiyatro ve sinema oyuncusu Mae West. Yani demiş ki “Yalnızca bir defa yaşarsın. Fakat doğru yaşarsan, o bir bile yeter“.

Journey To Blue; bazen benim günlüğüm, bazen seyahat rehberim, bazen içimi döktüğüm ya da sevinçlerimi paylaştığım terapi alanım olan bu blog tam 10 yıldır var!  10 yıl önce 31. yaşım için şu yazıyı yazmışım 🙂 Ankara’da dostlarımla birlikte kutlamışım 31. yaş günümü. Aradan geçen 10 yılda ne çok değişime sahne olmuş hayatım. Son 10 yılın bana öğrettiği en güzel ve önemli şey neydi biliyor musunuz peki? Ara ara burada sizinle de paylaşmaya çalıştığım, size de bir yerlerden ışık olsun diye çabaladığım şey:

Devamını oku

Dünyanın En Küçük Şehri: Durbuy!

dilara-indurbuy

Brüksel’de teyze ve kuzenler ile vakit geçirdiğimizden bahsetmiştim. Pazar sabahı kahvaltı sonrası, havanın da yağışsız ve ılık olmasını fırsat bilen ailemiz bizi çok sevimli ve özel bir yere götüreceklerini söylediler. Araba ile, hafif bir trafiğin de olduğunu göz önünde bulundurursak, yaklaşık 2 saat sonra kendimizi “Dünyanın en küçük şehri” ünvanını elinde bulunduran Durbuy‘de buluverdik!

Devamını oku

Annekuş İle Mini Avrupa Seyahatimiz (II)

Ile de la cité'den St. Germaine de Pres'e giderken, köprü üstü.

Ile de la cité’den St. Germaine de Pres’e giderken, köprü üstü.

İlk bölümdeki ulaşım ve konaklama hakkında verdiğim bilgiler sonrası geldik ne yaptık-ne gördük ve ne yedik-içtik kısmına. Seyahatimizin ilk durağı Amsterdam’a yaklaşık 6 ay kadar önce sevgili kocamın doğum gününü kutlamak adına gittiğimiz için notları blogda hala sıcak 🙂 İlk defa okuyacaklar için hemen ilgili linklere ulaştırayım sizi:

Yeni Başlayanlar İçin Amsterdam

* Dilara’nın Amsterdam Önerileri (Ne yenir-Ne içilir?)

* Dilara’nın Amsterdam Önerileri (Ne Yapılır- Ne görülür?)

Annem ve Tolu’cumu da hemen hemen tüm sevdiğim yerlere götürmeye gayret ettim. Zamanımız kısıtlı, hava da misler gibi güzel olduğu için müze gezme işlerini başka bir geziye bıraktık.

Devamını oku

Annekuş İle Mini Avrupa Seyahatimiz (I)

Seyahat üçlüsü Paris'te, Eiffel önünde :)

Seyahat üçlüsü Paris’te, Eiffel önünde 🙂

Ağustos ayında biri Yunanistan’a, Thassos Adası‘na, diğeri de Bozcaada‘ya olmak üzere iki kısa süreli seyahatimiz oldu. Diğer seyahatlerimizden farklı tarafı ise her iki seyahatimizi iki teker üzerinde gerçekleştirmiş olmamızdı. İlkinde iki çift iki motor, sonuncuda kocamla ikimiz tek motor şeklindeydik. Bu seyahatlerimiz için ayrı bir platform çalışması olduğu için şimdi tam da Journey To Blue‘da görmeye alışkın olduğunuz bir seyahat yazısı ile karşınızdayım uzun bir ara sonrası 🙂

Annekuşum ile çıkmış olduğumuz önceki yurt dışı seyahatlerimizi de yazmıştım hatırlarsanız. İlk seyahatimizi 2007 yılında Prag‘a (ki yazı dizisinin ilk yazısı burada), ikincisini ise arayı fazla açmadan 2009 yılında İspanya‘ya gerçekleştirmiştik (ki bu yazı dizisinin ilk yazısı da burada). “En az iki yılda bir gezelim birlikte” hayalimizin birazcık (!) fazla ötelenmiş olduğunu farkedince aradaki açığı kapatmanın en iyi yolunun bir batında üç farklı Avrupa şehri görmek olduğuna kanaat getirdik 🙂 İşte böylece aylar öncesinden planlamaya başladım 10 gün sürecek Amsterdam-Brüksel-Paris seyahatimizi (Bu üç şehir ile ilgili tecrübelerim olması açısından planlamanın tamamı benim tarafımdan yapıldı. Programı üçe ayırarak planladım: İlki ulaşım, ikincisi kalacak yer ve sonuncusu da gezilecek-görülecek/mutlaka yenecek-içilecek şeyler üzerine oldu). Seyahatimizin İspanya kısmında da bize eşlik eden, benim en iyi seyahat arkadaşım Tolu da katıldı aramıza ve üç kadın on gün süren yorucu, ama güzel anılarla iz bırakan bir Avrupa seyahati yapmış olduk.

Devamını oku